WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4214 E.  ,  2024/4804 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/884 E., 2024/38 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ödeme emrinin iptali davasında davanın kabulüne dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idarenin müvekkilinin yöneticisi olduğu dava dışı ... Tarım Makine ve Konstrüksiyon Ürünleri Pazarlama San. A.Ş.'nin prim borcu, işsizlik sigorta prim borcu, damga vergisi borcu olduğundan bahisle haksız ve yersiz olarak müvekkili hakkında 2019/47974-47975-47976 takip nolu ödeme emirleri düzenleyerek icra takibinde bulunduğunu, müvekkilinin yöneticisi olduğu şirketin TMSF kontrolünde olan bir şirket olup TMSF tarafından verilen ticari ve iktisadi bütünlük kararı bulunduğunu, dava dışı ... Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün diğer tarafları olan şirketlerin haksız hacizlere maruz kaldığını, bu hacizler nedeniyle işlemelere ait hammaddenin haczedilerek muhafaza altına alındığı ve üretime ket vurulduğunu, ülkedeki ekonomik küçülme nedeni ile birçok şirket gibi müvekkilinin yetkilisi bulunduğu şirketin de ekonomik sıkıntıya düştüğünü, ekonomik sıkıntının müvekkiline atfedilemeyeceği ve müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, takibe konu prim borçlarının 2019/8 ayına ait olup bu tarih öncesinde ödenmemiş herhangi bir şirket borcu bulunmadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmaması nedeniyle öncelikle Bankacılık Kanunu'nun 134 üncü maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 164/1 maddesi gereğince itirazen müvekkili aleyhine uyanacak haciz, muhafaza, satış ve una bağlı işlemlerin tedbiren teminatsız olarak durdurulmasına, varsa konulmuş olan her türlü mal varlığı, banka hesapları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde tüm hacizlerin kaldırılarak SGK tarafından düzenlenen 201947974-47975-47976 takip sayılı ödeme emirlerinin ve dayanak icra takiplerinin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve yersiz olup reddi gerektiğini, davacının teminatsız tedbir talebinin yerinde olmadığın, davanın süresinde açılmadığını, davacının yetkilisi olduğu şirketin prim, işsizlik ve damga borçlarının ödenmediği tespit edildiğinden söz konusu borçların tahsili yönünden 21.11.2019 tarih 18113202-18113819 sayılı ödeme emri ile takip başlatıldığını, 03.12.2019 tarihinde ödeme emirlerinin tebellüğ edildiğini, dava dilekçesinde şirketin TMSF'ye devredildiği belirtilmiş ise de şirketin TMSF tarafından iade edildiğini, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, açıklanan nedenlerle haksız davanın reddi ile davacının alacağının % 10'u oranında zamla ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2021 tarih, 2019/1260 E., 2021/24 K. sayılı kararıyla; "... 2019/47974-47975-47976 takip sayılı ödeme emirlerinin 2019 yılı 8 inci aya ilişkin prim borcu işsizlik sigortası, damga vergisi borcuna ilişkin olup davalı Kurumca 00019360 takip kart no ile düzenlendiği, ödeme emirlerinin borçluya 03.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 18.12.2019 tarihinde açıldığının görüldüğü yapılan tebliğ işlemi ile bu işleme karşı açılan davanın 6183 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde 30261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7061 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesiyle 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren değişikliğe göre yapılan itiraz işleminin 15 gün içinde usulüne uygun şekilde yapıldığı görülmüştür.

Dosyada mevcut TMSF 2. Tahsilat Daire Başkanlığının 18.04.2019 tarih ve 2019/239 sayılı iktisadi bütünlük kararında 5411 sayılı Bakanlık Kanunu'nun 134 üncü maddesinin 7071 sayılı Kanun ile yasalaşan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 33 üncü madde ile değişik 5 inci fıkrası gereğince fon alacaklarının tahsilini teminen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Hükümleri uyarınca fon kurulunun 18.04.2019 tarih ve 2019/239 sayılı Kararı ile dava dışı ... Endüstri Yatırımları ve Tic. A.Ş., ... Sanayi Ürünleri. Üretim.Pazarlama ve Tic. A.Ş. ile ... Tarım Makine ve Konstrüksiyon Ürünleri Pazarlama San. ve Tic. A.Ş.'nin iktisadi değeri olmayan da dahil olmak üzere tüm mal, hak ve varlıkların bir araya getirilerek "... Döküm Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" adı altında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verildiği görülmüştür.

5411 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin 7071 sayılı Kanun ile yasalaşan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması hakkında 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 33 üncü maddesi ile değişik 5 inci fıkrasında: "Fon alacaklarının tahsilini teminen, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca haczedilen aktif değerler ile lisans, ruhsat ve imtiyaz sözleşmelerinden doğan haklar ve bu varlıkların feri veya mütemmim cüzü niteliğindeki sözleşmelerden doğan, ancak başlı başına iktisadî değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm hak ve varlıkları bir araya getirerek, ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturarak alıcısına geçişini sağlayacak şekilde satışına, hacizli malların birden fazla borçluya ait olması ve/veya birden fazla alacaklının haczi olması hâlinde de satışı yaptırmaya,(...) Fon Kurulu yetkilidir. Fon Kurulu, satış kararıyla birlikte, bu satışı gerçekleştirmek üzere en az üç kişiden oluşan bir satış komisyonu oluşturur ve başkanını belirler. (...) Ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren iki yıl içerisinde ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan varlıklarla ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul ve her türlü hak ve alacaklar ile üçüncü kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez, mahcuzların malîklerinin iflasına karar verilemez, ilgili takyidatlar hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.(..) hükmü mevcuttur.

Dosyada Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun 06.03.2020 tarihli yazısından davalı şirketin "... Döküm Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" adı altında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verildiği ve kararın halen meri olduğu anlaşılmaktadır.

5510 sayılı Kanun'un 88/20 nci maddesi ile “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur” düzenlenmesi getirilmiştir. Düzenlemeye göre, prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işveren ile birlikte sorumluluk koşullarının oluşması için, işveren kamu kurum ve kuruluşu ise, kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması, tüzel kişiliğe haiz diğer işyerlerinde ise şirketlerin yönetim kurul üyeleri de dâhil üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunması gerekir. Kanun'un 88/20 nci maddesinde Kurumun sigorta primleri ve diğer alacaklarının haklı bir sebep olmadan belirtilen sürelerde ödenmemesi durumunda şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzey yöneticilerin sorumlu tutulacağı düzenlenmiş olmakla somut olay açısından bakıldığında dosyada Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun 06.03.2020 tarihli yazısından davalı şirketin "... Döküm Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" adı altında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verildiği ve kararın halen meri olduğu, sigorta prim ve diğer alacaklarının haklı bir sebep olmaksızın ödenmemesi koşulunun şirket açısından oluşmadığı kurumun bu durumda davacı asile şirket yetkilisi olarak başvuramayacağı anlaşıldığı" gerekçesiyle;

"Davanın kabulü ile
1-2019/47974, 2019/47975, 2019/47976 takip nolu dosyalarda Kurum tarafından davacı ... adına gönderilen ödeme emirlerinin iptaline, davacının mal varlığına konulan haciz bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılması gerektiği, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2022 tarih ve 2021/733 E., 2022/1709 K. sayılı kararı ile "... Öte yandan süresinde ödenmeyen prim ve diğer Kurum alacaklarının bizzat Kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği 5510 sayılı Kanunların açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Kanun'da gösterilmiştir. 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesinde tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerinin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerince tahsil edileceği belirtilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı Kurum tarafından davacıya, dava dışı ... Tarım... A.Ş.'nin Kuruma olan borçlarından dolayı ödeme emirleri gönderildiği, söz konusu ödeme emirlerinin 03.12.2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, iş bu davanın 18.12.2019 tarihinde açıldığı, ödeme emrilerine konu borçların 2019/8 inci ay prim, damga vergi ve işsizlik sigortası prim borçlarından oluştuğu, söz konusu şirketin TMSF bünyesinde olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda, dava dışı şirketin borç dönemi itibariyle TMSF bünyesinde olup borçlardan sorumluluğu bulunmamaktadır. Dolayısıyla ödeme emirlerinin iptaline yönelik Mahkeme kararı yerinde olmuştur.

Bu nedenlerle dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 04.05.2023 tarih ve 2023/5308 E., 2023/4871 K. sayılı kararında; "... Eldeki davada, dava dışı ... Tarım ... A.Ş.'nin Kuruma olan borçlarından dolayı davacıya gönderilen ödeme emirlerinin 2019/8 irci ay prim, damga vergi ve işsizlik sigortası prim borçlarından oluştuğu, Mahkemece dosyada mevcut TMSF 2. Tahsilat Daire Başkanlığının 18.04.2019 tarih ve 2019/239 sayılı iktisadi bütünlük Kararında 5411 sayılı Bakanlık Kanunu'nun 134 üncü maddesinin 7071 sayılı Kanun ile yasalaşan Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında 678 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 33 üncü madde ile değişik 5 inci fıkrası gereğince fon alacaklarının tahsilini teminen 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca fon kurulunun 18.04.2019 tarih ve 2019/239 sayılı kararı ile dava dışı ... Endüstri Yatırımları ve Tic. A.Ş., ... Sanayi Ürünleri. Üretim.Pazarlama ve Tic. A.Ş. ile ... Tarım Makine ve Konstrüksiyon Ürünleri Pazarlama San. ve Tic. A.Ş.'nin iktisadi değeri olmayan da dahil olmak üzere tüm mal, hak ve varlıkların bir araya getirilerek "... Döküm Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" adı altında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verildiği, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun 06.03.2020 tarihli yazısından davalı şirketin "... Döküm Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" adı altında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına karar verildiği ve kararın halen meri olduğu, sigorta prim ve diğer alacaklarının haklı bir sebep olmaksızın ödenmemesi koşulunun şirket açısından oluşmadığı Kurumun bu durumda davacı asile şirket yetkilisi olarak başvuramayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının mal varlığına konulan haciz bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de söz konusu kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Dairemizin geri çevirme kararından sonra, TMSF'nin 24.03.2023 tarihli yazısında; ... A.Ş.'nin 18.12.2008 tarihinden itibaren fon tarafından devralındığı ve şirketlerin yönetim ve denetim kurulu üyeliklerine atamalar yapıldığını, 27.07.2018 tarihinde imzalanan protokolle fon tarafından devralınmadan önce görev yapan Yönetim Kurulu üyelerine 27.07.2018 tarihinde iade edildiğini, bahse konu şirketin Zeytinoğlu grubunun yönetiminde olduğu ve faaliyetlerine Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre devam etmekte olup halihazırda ticari ve iktisadi bütünlük kapsamında olmadığının belirtildiği, ödeme emirlerine konu borcun ise 2019/8 dönemine ait olduğu anlaşılmakla; şirketin TMSF yönetiminden çıkıp çıkmadığı hususu açıklığa kavuşturularak ve gelen belgeler arasındaki çelişkiler giderildikten sonra borç konusu dönemde davacının dava dışı Anonim şirkette hangi konumda olduğu tespit edilerek borçtan sorumlu olup olmadığı konusunda bir karar verilmelidir."gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda TMSF'ye müzekkere yazılarak dava dışı ... Tarım A.Ş.'nin özellikle 2019 7 nci aydan günümüze kadar TMSF yönetiminden çıkıp çıkmadığı, ticari ve iktisadi bütünlük kararının halen meri olup olmadığının sorulmuş ve 15.12.2023 tarihli müzekkere yanıtı dosya içerisine alınmıştır.

Müzekkere yanıtında ticari ve iktisadi bütünlük  kararlarının  süresi  iki  yıl  olup Fon Kurulunun 18.04.2019  tarih  ve 2019/239  sayılı  Kararına  konu  ...  Endüstri Yatırımları ve Tic. A.Ş, ... Sanayi Ürünleri Paz. San. Tic. A.Ş. ve ... Tarım Makine ve Kontrüksiyon Ürünleri Paz. San. ve Tic. A.Ş.'nin tüm  mal, hak  ve  varlıklarının  bir  araya  getirilmesiyle  oluşturulan “... Döküm Ticari ve İktisadi Bütünlüğü kararı, söz konusu kararın süresinin dolacak olması nedeniyle Fon Kurulunun 08.04.2021 tarih ve 2021/153 sayılı Kararı ile ... Endüstri Yatırımları ve Tic. A.Ş. ve ... Sanayi Ürünleri Paz. San. ve Tic. A.Ş.'lerini kapsayacak şekilde yenilendiğini bildirilmiştir.

Dava, dava dışı ... Tarım ... A.Ş.'nin Kuruma olan borçlarından dolayı davacıya gönderilen ödeme emirlerinin 2019/8 inci ay prim, damga vergi ve işsizlik sigortası prim borçlarından oluştuğundan ve gelen yazı cevabı ile ilgili dönemde ... Endüstri Yatırımları ve Tic. A.Ş., ... Sanayi Ürünleri Paz. San. Tic. A.Ş. ve ... Tarım Makine ve Kontrüksiyon Ürünleri Paz. San. ve Tic. A.Ş.'nin tüm mal, hak ve varlıklarının bir araya getirilmesiyle oluşturulan ... Döküm Ticari ve İktisadi Bütünlüğü Kararı söz konusu olup sigorta prim ve diğer alacaklarının haklı bir sebep olmaksızın ödenmemesi koşulunun şirket açısından oluşmadığı, Kurumun bu durumda davacı asile şirket yetkilisi olarak başvuramayacağı" gerekçesiyle;

"Davanın kabulü ile,
1-2019/47974, 2019/47975, 2019/47976 takip nolu dosyalarda Kurum tarafından davacı ... adına gönderilen ödeme emirlerinin iptaline, davacının mal varlığına konulan haciz bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, delillerin hatalı değerlendirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptaline ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ve 6183 sayılı Kanun'un 35 inci mükerrer 35, mülga 506 sayılı Kanun'un 80 inci ve 5510 sayılı Kanun'un 88/20 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.