WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4200 E.  ,  2024/4836 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2792 E., 2024/157 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/215 E., 2021/355 K.

Taraflar arasındaki davalının hizmet akdine tabi çalışmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı SGK'da 1561722.035 işveren nosu ile kayıtlı olduğu, davalılardan ...'ın davacının halasının kızı olduğu, 16.03.2017 - 18.09.2017 tarihleri arasında yanında çalıştığı, yapılan işin yetenek gerektirdiği, altı ay kadar denedikten sonra işe gelmediği, telefonda sorulduğunda ise yeteneğinin olmaması nedeni ile bu işi yapamadığını bu nedenle işe gelmediğini beyan ettiği, 18.09.2017 tarihinde işten çıkış bildirgesi verildiği, SGK çalışanları tarafından 09.10.2017 tarihinde iş yerine gelerek tutanak tuttukları ve eski çalışan ...'ı ismen sorduklarında işyerinde tek başına bulunan diğer çalışan ...'ın heyecan yaparak bilgisi olmamasına rağmen izinli olduğunu söylediği, bunun üzerine davalı Kurum tarafından sigortalı ...'ın 19.09.2017 tarihli işe giriş belgesinde 2017/9 ve 2017/10 aylara ait aylık prim hizmet belgelerinin verilmemesi ve 09.10.2017 tarihli işten ayrılış belgesinin verilmemesi nedeni ile 10.842.00 TL idari para cezası uygulandığına dair davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından 30.01.2018 tarih ve 1.428.059 sayılı dilekçesi ile para cezasının kaldırılması ve idari işlemin iptali istemine ilişkin talepte bulunduğu, davalı Kurumca verilen yanıtta yapılan itirazın yersiz olduğu nedeniyle itirazın reddine karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafından İzmir 5. İdare Mahkemesinin 2018/405 sayılı dosyası ile dava açtığı, davanın devam ettiği, SGK tarafından davacı aleyhine icra takibi yapıldığı, SGK'ya gittiğinde ise 2018/025421, 2018/025422 ve 2018/025423 sayılı icra dosyalarının olduğu, yapılan takiplerde kaçak işçi çalıştırdığı ve prim v.s muafiyetlerini kaybettiği gerekçesiyle muafiyet nedeniyle ödemediklerinin tahsiline ilişkin taleplerde bulunulduğu, bunun üzerine İzmir 9. İş Mahkemesinin 2018/214 sayılı dosyasıyla borçlu olmadığına yönelik menfi tespit ve ödeme emrinin iptali davası açtıkları, davacının kaçak işçi çalıştırmadığı, diğer çalışan ...'ın beyanının doğru olmadığı iddiasıyla davalı ...'ın 18.09.2017 tarihinden sonra davacı yanında çalışmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının incelenmesi sonucu davacıya ait işyerinin Gazi ... Paşa Bulvarı ... ... İşhanı Konak/ İzmir olduğu, 15.09.2015 tarihinde 1561722.035 işyeri numarası ile kanun kapsamına alındığı, işyerinde triko el işi toptan ticareti işi yapıldığı, halen faal görüldüğü, diğer davalının kayıtlarının incelenmesinde davalının 20.09.2006 tarihinde ilk defa sigorta kaydının olduğu, davacıya ait işyerinden 16.03.2017 - 18.09.2017 tarihleri arasında bildirilmiş çalışmalarının olduğunun görüldüğü, davacıya ait işyerinde 09.10.2017 tarihli Denetim raporu ile davalının çalışmalarının tespit edildiği, aksinin aynı değerde yazılı delil ile ispatının mümkün olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... aşamalarda; davacının dayısının kızı olduğu, davacı nezdinde 6 ay çalıştığı, çanta işi yaptıkları, işten ayrılmak istediği, Eylül ayında işten ayrıldığı, ayrıldığı tarihin 18 Eylül olduğu, çünkü doğum günü 29 Eylül olduğu için 18 Eylülde işten ayrıldığını hatırladığı, sigorta memurları geldiğinde işyerinde çalışmadığı beyanında bulunmuştur.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller, tanık anlatımları, İzmir 5.İdare Mahkemesinin 2018/405 Esas 24.02.2020 tarih 2020/206 K. sayılı ilamı, davalının anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'ın davacıya ait işyerinde 18.09.2017 tarihinden sonra çalışmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'ın davacıya ait işyerinde 18.09.2017 tarihinden sonra çalışmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait iş yerinde 09.10.2017 tarihinde denetim raporu ile diğer davalının çalışmalarının tespit edildiği, aksinin aynı değerde yazılı deliller ile ispatının gerektiği, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum denetmeni tarafından tutulan tutanağın işveren ... tarafından imzalanmamış olması ve Kurum denetmeni tarafından yapılan tespitin belgeye dayalı olmaması nedeniyle aksi eş değer belge ile ispatlanması gereken belgelerden olmadığı, denetmenin iş yerinde çalışan ...'ın beyanını esas alarak tespit yaptığı, ... mahkemedeki beyanında ise davalı ...'ın bir süredir işe gelmediğini, izinde olduğunu düşündüğü için bu şekilde beyanda bulunduğunu belirttiği, diğer bordrolu tanık ...'ın da beyanı davacı iddiasını destekler nitelikte olduğu, davalı ...'un da duruşmadaki beyanında davacı iddiasını doğruladığı ve Kurum denetmeninin yapmış olduğu tespitin aksini savunduğu, İdare Mahkemesi kararı içeriği de dikkate alındığında Kurum işleminin aksine olarak davalı ...'ın 18.09.2017 tarihinden sonra davalıya ait iş yerinde çalışmadığının sübuta erdiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının 18.09.2017 tarihinde davacıya ait iş yerinde hizmet akdine tabi olarak çalışmadığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.