10. Hukuk Dairesi 2024/414 E. , 2024/2483 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/129 E., 2023/277 K.
KARAR : Ret
Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 11.04.2014 tarihinde davalının .... İlçesi .... Köyündeki bahçesine odun taşıyarak odunları kesmek üzere anlaştığı, odunları pat pat adı verilen bir araçla davalının bahçesine taşıyan davacının burada balta benzeri bir alet ile odunları kırmaya başladığı, bu sırada odunları kırarken odunlardan sıçrayan bir dal parçasının davacının sol gözüne gelerek yaralamış olduğu, davacının gözünün kör olmasına neden olan olayın iş kazası olduğu, bu kazanın gerçekleşmemesi için davalının herhangi bir önlem almadığı, ekipman sağlanmadığı, asli kusurun davalıda olduğu, davacının fonksiyon kaybına uğradığı, bu nedenle maddi zararın tahsili amacıyla dava açtığı, bu davada kazanın iş kazası olduğunun tespiti amacıyla kendisine bir ay süre verildiği iddiasıyla 11.04.2014 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 2014 yılı Nisan ayında sonbaharda yaptğı budama işi sonrası bahçede kalan odunları belli bir meblağ karşılığı evine taşıması için davacı ile anlaştığı, ancak bu anlaşma yalnızca davacıya ait olan pat pat diye tabir edilen araçla odunların bahçeden alınarak davalının eşliğinde evinin yanındaki ahırın önüne taşınmasıyla sınırlı olduğu, olayın özüne bakıldığında davalı ile davacı arasında bir iş sözleşmesi değil salt odunların bir yerden başka bir yere taşınmasına ilişkin bir anlaşma olduğu, davalının odunları araçtan kendisinin boşalttıktan sonra davacıya anlaştıkları ücreti verdiği ve taşıma ilişkin anlaşmanın sona erdiği, davalının davacıdan herhangi bir odun kesme işlemi talep etmediği, ancak davacının elinde satırla küçük bir odun parçasına vurduğu ve odundan sıçrayan kıymık parçasının gözüne giderek yaralandığı, bu hususta davalının hiçbir ihmali davranışı söz konusu olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 04.02.2021 tarihli ve 2020/163 Esas, 2021/6 Karar sayılı Niğde İli, .... ilçesi, ..... Köyünde 11.04.2014 tarihinde davacı ...'in kendisine ait patpat denilen araçla ...'nin bahçesine taşınan odunları satır denilen el aleti ile kestiği esnada odun parçasının gözüne sıçraması sonucu yaralandığı, davacı tarafın bu olayın iş kazasını sayılmasını talep ettiği, olayın meydana geldiği tarih olan 11.04.2014 tarihinde davacıya ait herhangi bir iş yerinde sigorta kaydının bulunmadığı, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere davacının odun taşıma işini bitirdikten sonra dinlenme sırasında kendi kararıyla orada bulunan satırı alarak dalları kesmek istediğinin anlaşıldığı, davalı ile aralarında herhangi bir iş sözleşmesinin bulunmadığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'un 4 üncü maddesi a bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların sigortalı sayılacağı belirtilmiş olup hizmet akdinin zorunlu olduğunun anlaşılacağı, yine 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde yer alan iş kazası tanımı gereğince ilgili olayımızda bu bilgiler ışığında işveren ile işçi arasında iş sözleşmesinin kurulabilmesi için, iş görme, ücret ve bağımlılık unsurlarının bir arada bulunmasının gerektiği, meydana gelen kaza olayı incelendiğinde ...'nin kazazede ...'e sadece odunları patpat tabir edilne araçla bahçeden eve taşınması hususunda anlaştığı ve ücret ödediği, kazanın olduğu anda yapılan iş dikkate alındığında ise odun kesmesi için ...'e ... tarafından herhangi bir emir ve talimat verilmediği, ...'in kendi işi bittikten sonra dinlenme sırasında kendi kararıyla satırı alarak dalları kesmek istediği gerekçesiyle davanın reddi ile 11.04.2014 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 21.09.2022 tarihli ve 2021/1005 Esas, 2022/1651 Karar sayılı kararı ile tanık anlatımlarından davalının bahçesinde kalan odunların belli bir meblağ karşılığı eve taşınması hususunda anlaşma yaptıkları davacının bu odunları pat pat adı verilen araçla eve taşıdığı ve ücretini aldığı, odun kesme hususunda tarafların anlaşmadığı, iş sözleşmesini diğer sözleşmelerden ayıran en temel ayırt edici unsur "bağımlılık" olup işçinin talimatlara uyma yükümlülüğü ve işverenin yönetim hakkı olarak anlaşılması gerektiği, hukuki bağımlılığın işçinin edim sonucuna yönelen teknik talimatlara uyma yükümlülüğü olarak anlaşılması gerektiği, işçinin işin yürütümüne ve işyerindeki davranışlarına dair talimatlara uyması gerektiği, iş sözleşmesinin kişisel ilişki kuran, karşılıklı borç doğuran ve sürekli borç ilişkisi yaratan bir özellik taşıdığı, hizmet akdinin unsurlarından olan bağımlılık unsurunun bulunmadığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli ve 2021/1005 Esas, 2022/1651 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce 06.12.2022 tarihli ve 2022/13010 Esas, 2022/15481 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
"...11.04.2014 tarihinde meydana geldiği anlaşılan davaya konu olay bakımından, mahkemece, davacı ile davalı arasında bağımlılık unsurunun bulunmaması nedeniyle iş ilişkisinin oluşmadığı kabul edilerek 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin 1-a bendi kapsamında iş kazasına ilişkin koşulların oluşmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, sosyal güvenlik hakkının vazgeçilmez ve devredilmez yapısı ile iş kazası olduğunun tespitine dair eldeki davanın kamu düzeninden olması nedenleri ile meydana gelen bu olayın aynı yasanın 13 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının b bendindeki “b) (Değişik bend:17.04.2008-5754 s.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, …meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olay”ların da iş kazası olarak belirlenmiş olduğu hususunun dikkate alınarak, davacının kendi nam ve hesabına çalışıp çalışmadığı ve bu anlamda 5510 sayılı Yasanın 4. maddesinin 1-b bendi kapsamında sigortalı olup olmadığı hususları ile meydana gelen olayın anılan bent hükümleri gereği iş kazası sayılıp sayılamayacağı ve şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu üzerinde durulmaksızın, davalılardan Kurum yönünden davanın reddine dair yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..."
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tanıklarının davalı ile davacının ne iş yapması konusunda anlaştıkları hususunda bilgilerinin olmadığı, tüm tanık beyanlarından davacının pat pat denilen araçla taşıma işi yaptığının sabit olduğu, davalı ile davacı arasında odun kırma konusunda bir anlaşma yapıldığının mevcut delillerle ispat edilemediği, davacının somut olayda kendi nam ve hesabına çalıştığı kısmın odun taşıma işi olduğunun sabit olduğu, bu hususta odun kırma işi için bir anlaşmanın varlığının ispat edilemediği, iş kazası olduğu iddia edilen eylemin odun kırma esnasında olduğunun sabit olduğu, odun kırma işinin odun taşıma işinin içerisinde olmadığının değerlendirildiği, gelen vergi dairesi müzekkeresinde davacının herhangi bir mükellefiyet kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, tüm bu oluşlar göz önüne alındığında davacının 5510 sayılı Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1-b bendi kapsamında sigortalı olmadığı ve ayrıca somut olayda kendi nam ve hesabına yapmış olduğu eylemin odun taşıma işi olduğunun değerlendirildiği, meydana gelen olayın anılan bent hükümleri gereği iş kazası sayılamayacağı kanaatinin oluştuğu, en nihayetinde meydana gelen kaza olayı incelendiğinde; davalının davacıya sadece odunları patpat tabir edilen araçla bahçeden eve taşınması hususunda anlaştığı ve ücret ödediği, kazanın olduğu anda yapılan iş dikkate alındığında ise odun kesmesi için ...'e ... tarafından herhangi bir emir ve talimat verilmediği, ...'in kendi işi bittikten sonra dinlenme sırasında kendi kararıyla satırı alarak dalları kesmek istediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddi ile 11.04.2014 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının cevap dilekçesinden iş akdinin bulunduğunun anlaşıldığı, taşınan odunların kesilmesinin hizmet sözleşmesinin devamı niteliğinde olduğu, davacının yevmiyeci vasıfsız işçi olduğu, zaman zaman bu tür bahçe işleri alarak para kazanmaya başladığı, doğal olarak yeniden iş almak için davalını talimatlarına uymak zorunda olduğu, davalının olayın oluşunda kusurlu olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 11.04.2014 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13 üncü maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili tarafından temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!