10. Hukuk Dairesi 2024/4130 E. , 2024/5145 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1518 E., 2022/1185 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/122 E., 2020/27 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 20.06.2004 ile 16.09.2016 tarihleri arasında davalı ... nezdinde diğer davalı ...’ın temizlik, yemek, alışveriş işlerini ücretli ve sürekli olarak üstlendiğini, 5510 sayılı Kanun gereği sigortalı sayıldığı halde, davalılar tarafından müvekkilinin çalışması ve çalışma süresinin SGK'ya bildirilmediğini, müvekkilinin sigortasız olarak çalıştırıldığını, müvekkilinin davalı nezdinde hafta içi beş gün boyunca 09.00 ile 16.00 saatleri arasında sürekli olarak çalıştığını, cumartesi ve pazar günleri çalışma yapmadığını, resmi bayramlarda çalıştığını, dini bayramlarda ise çalışmadığını, yıllık izinlerini kullanmadığını, davacının asgari ücret ile çalıştığını, maaşlarının elden ödendiğini belirterek, 20.06.2004-16.09.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, bu süreler içerisinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, husumet itirazında bulunarak davanın reddini talep etmiştir. Davacının, müvekkilinin annesinin bulunduğu ana yapıda apartman görevlisi olduğunu, müvekkilinin annesinin bakıcısı olmadığını, apartman görevlisinin yapması gereken ortak yerlerin temizliği, çöplerin alınması, belli saatlerde bütün daire sahiplerine yapmış olduğu kapsamda ihtiyaç temini işlerini yaptığını, davacının ana taşınmazda kendine apartman sakinlerince tahsis edilen dairede bedelsiz olarak oturduğunu, davacının diğer apartman sakinlerine ve bazı dükkanlara temizlik hizmetine gittiğini, davacının müvekkilinin annesinin evinde sabah 9 akşam 16 saatleri arasında çalıştığını iddia ettiğini, ancak bunun fizikken mümkün olmadığını, hem apartmanın işlerini yapmak, hem 3 küçük çocuğa bakmak, ayrıca diğer bazı apartman sakinleri ve B Blok altındaki dükkanlara temizliğe gittiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek üzere bir an müvekkilinin annesinin çalışanı olduğu kabul edilse dahi çalışma süresi tam gün ve tam bir yıl olmadığını, diğer davalının, müvekkilinin annesi olduğundan yılın 3-4 ayı müvekkilinin yanında veya Eskişehir'de kaldığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili ibraz etmiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmaları bakımından müvekkili Kurum kayıtlarının esas olduğunu huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddiaları müvekkili kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğini, davacının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, işyerine asılan dönem bordrolarında çalışan işçiler ve çalıştıkları süreler tam olarak gösterilmesine rağmen davacı bu bordroları inceleyip eksiklikler hususunda Kuruma şikayette bulunmadığını, ayrıca çalışmaya başladığı tarihten itibaren 30 gün içerisinde Kuruma başvurarak çalışmaya başladığını bildirmediğini, davacının diğer davalıya ait işyerinde çalıştığını iddia ettiğini, bu nedenle hizmet akdiyle çalıştığı iddia edilen döneme ait belgelerin Kuruma verilip verilmediği ya da çalışmaların Kurumca tespit edilip edilmediği araştırılması gerektiğini, Kurumun fer'i müdahil olarak katıldığından davanın kabulü halinde aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Davacının, 20.06.2004 - 16.09.2016 tarihleri arasında davalılar bünyesinde hizmet dökümünde çalışmaları gözükmemektedir.
Davacının, dava konusu dönem aralığında sadece 1 gün süre ile 09.10.2013 tarihinde başka bir işveren nezdinde çalışması gözükmekte olup, bu 1 günlük süre miktarı bakımından dava konusu dönemdeki çalışmalar yönünden herhangi bir kesinti yaratacak nitelikte bir çalışma mahiyetinde değildir.
Davacının, davalı bünyesinde sigortasız çalıştığı iddiasına yönelik olarak;
- Davalı iş yerinin herhangi bir tescil kaydı olmadığı görülmüştür.
- Davacının 20.06.2004 - 16.09.2016 dönem yönünden sigortasız çalışma iddiası açısından; bu dönem aralığında davacının davalı ...' in bakımı ile ilgilendiği, davalı ...'in yaşlılığı sebebiyle yardım ve bakıma muhtaç konumda olduğu, davacı dışında davalı ...'e bakan başka bir kişinin olduğuna yönelik dosya içerisinde herhangi bir delil olmadığı, davacının davalı ... ile aynı apartmanda oturduğu, komşu iş yeri niteliğindeki tanıkların davacı çalışmalarının başlangıcı - bitişi, süresi ve varlığı yönünden açıklayıcı beyanlarının olduğu görülerek, bu beyanlara ve tespitlere itibar edilmiş; hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle geçmediği görülerek, tüm günlük çalışmanın davalı ...'in bakım ve ihtiyaçlarına hasredildiği, tam zamanlı çalışma şeklinde hizmet gördüğü tanık beyanlarından ve dosya kapsamından anlaşıldığından, bilirkişi kök raporu dikkate alınarak asgari ücret üzerinden davacının hizmetlerin tespitine karar verilmiştir.
Hizmet ilişkisinin davalı ...' in kızı diğer davalı ... ile kurulduğu ve ücretin bu davalıdan alındığı dosya içerisindeki tanık beyanlarından anlaşıldığından, her iki davalının da sorumluluğuna gidildiği" gerekçesiyle;
"1-Davacının davasının kabulü ile
Davacının davalılar bünyesinde 20.06.2004 - 16.09.2016 tarihleri arasında asgari ücret üzerinden hizmet akdine dayalı olarak sigortasız çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, resmi kayıt ve belgeler irdelenmediği, sürekli çalışma olgusuna ve aradaki ilişkinin hizmet akdi niteliğinde olup olmadığına bakılmadığını, davacının giriş bildirgesine imza attığı dikkate alınması gerektiğini, davacının iddia ettiği tarihleri arasında çalıştığına dair hiçbir bilgi olmadığını, davanın sırf tanık beyanlarına dayandırıldığını, dinlenen tanıklar da işyerinde bordrolu çalışanlardan şef, ustabaşı, müdür gibi vasıflı personelden olmadığını, alınan beyanların işçi, işveren ve yapılan iş ile ilgili resmi kayıt ve belgelerle karşılaştırmalı olarak incelenmediğini, işyerinin kapsam ve kapasite durumu, yapılan işin nevi, hizmet akdi niteliği taşıyıp taşımadığı irdelenmediğini, davada toplanan delillerden yapılan işin sürekli olmadığı açık olduğunu, ücret olgusu resmi belge ve deliller ile ispatlanamadığı, davacının her giriş bildirgesine imza attığı göz önünde tutulması gerektiğini, davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtları esas olup, aksinin aynı değerde yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili; müvekkili bakımından husumet itirazı dikkate alınmadığını, davacı ile müvekkili arasında hizmet ilişkisini kanıtlar ne bir sözleşme ne bir ödeme kaydı olmadığını, davacı dilekçesinde müvekkilini davalı olarak gösterdiğini, dava konusu incelendiğinde davacının hizmet veren ve diğer davalının ise hizmet alan olarak öne sürüldüğü anlaşıldığını, müvekkilinin kayıtları incelendiğinde diğer davalı ile aynı adreste oturmadığı ve ikametgahının farklı olduğu anlaşılacağını, (müvekkilinin ikametgahı:... Sk. No:25, Emirgan, Sarıyer, İstanbul olduğunu,) müvekkilinin ne davadan önce ne de dava sırasında diğer davalı ile birlikte kalmadığını, iddia edilen hizmet ilişkisinde ne işveren ne de hizmetten yararlanan kişi olarak dahili bulunmadığını, davacı arasında herhangi bir iş sözleşmesi olmadığı gibi ücret ödemesine dair dosyada bir delil de mevcut olmadığını, sadece tanık beyanı ile müvekkilinin dosyada işveren olarak gösterildiğini, bu iddia başka tutarlı hiçbir kayıtla desteklenemediğini, davacının başka yerlerde de çalıştığı iddiası-sigorta girişi kaydı tespit edilmesine rağmen- geçiştirildiğini, davacının birden fazla yerde gündelik temizlik işlerine giden birisi olduğu belirtilerek bağımsız çalışan birisi olduğu cevap dilekçesinde ifade edildiği, davacının 09.10.2013 tarihinde isteğe bağlı sigorta girişi yaptırdığı da tespit edildiği, davacının isteğe bağlı sigorta girişinin olması da bağımsız bir çalışan olduğunu ispat ettiği, bağımsız çalışma iddiası ve bu sigorta kaydı arasındaki tutarlılık göz ardı edildiği ve hatta kararda arada sigorta girişinin olmasının hizmeti kesintiye uğratacak nitelikte olmadığı bile ifade edildiği, davacının diğer apartman sakinlerine ve dükkanlara temizlik hizmeti verdiği, davacının sabah 9 akşam 16 saatleri arasında sürekli olarak diğer davalının hizmetini gördüğünü iddia ettiği, oysa davacı -tespit edilen süreler içinde- diğer davalının oturduğu apartmanda kapıcı dairesinde oturduğu ve kapıcı görevini ifa eden eşiyle beraber komşuların temizlik vs diğer ihtiyaçlarına yardımcı olduğu, Kapıcı dairesinde tüm sakinlerin işlerini görürken emekli olabilmek için diğer davalının ve bu hizmet ilişkisiyle hiçbir bağı olmayan müvekkilinin kurban olarak seçildiğini, diğer davalının yaz aylarında yazlıkta veya memleketinde geçirdiği süreler de hizmet süresinden düşülmediğini, diğer davalı, yaz aylarında İstanbul'dan uzakta memleketine veya çocuklarının yanına giderek yaz aylarını davacının kapıcılık yaptığı binadan uzakta geçirdiğini, hal böyleyken bu sürelerin de hizmet süresinden düşülmemesinin başka bir hatalı değerlendirme olduğunu, Mahkeme gerekçeli kararında diğer davalının yaşlılığı sebebiyle bakım ve yardıma muhtaç olduğunu kabul ettiği buna rağmen yokluğunda yargılamaya devam ettiği, gerekçeli kararda yaptığı değerlendirmede diğer davalının ev içindeki işlerini dahi yapamayacak halde olduğunu, bakım ve yardıma ihtiyaç duyduğunu belirttiği, hal böyleyken Mahkemenin yaptığı bu değerlendirmeyi doğru sayarsa diğer davalıya sadece tebligat yaparak yokluğunda bir davayı devam ettirmenin haksız olduğu, Mahkeme diğer davalının bakıma muhtaç olduğu kanaatine vardıysa ortada bir vasi tayinin olup olmadığını araştırması gerektiği, ya da bir vasi yoksa diğer davalının hak kaybına uğramaması için vasi tayini için işlemleri başlatması gerektiğini, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosyadaki kayıt ve belgelerden;
Davacının doğum tarihinin 30.06.1973 olduğu,
Davacının sigorta hizmet cetvelinde; davalılar veya davadışı iş yerlerinden Kuruma bildirilmiş çalışmalarının bulunmadığı,
Davacının sigorta hizmet cetvelinde; talep edilen tarihlerde sigortalı çalışmasının bulunmadığı, 09.10.2013 tarihinde 1 gün isteğe bağlı sigortalı bildirimi bulunduğu,
Davalılar adına işyeri kaydı bulunmadığı,
Talep edilen döneme ilişkin bordronun verilmediği,
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının Bahçelievler Uygulama Grup Müdürlüğü tarafından davalının adresine gidilip yoklama yapıldığı, gidilen adresin, ...'a ait olduğu .... ... A No: 13 iç kapı no: 11 Güngören/İstanbul.” Yoklama memurunun aldığı notlarda, “ödevlinin adresine gidildi ve yapılan yoklamada ilgili adresin ikametgâh adresi olduğu, yapılan yoklamada kapı zilinin müteakip defalarca çalınmasına rağmen kapıyı açan olmadığı, yapılan araştırma sonucu ...'in de önceden aynı binada ikamet ettiği ve yaklaşık 11 yıldır ...'ın annesi olan ...'a bakıcılık yaptığı, halihazırda ...'a başka birinin bakıcılık yaptığı beyan edilmiş olup imzadan imtina edilmiştir. Ayrıca ilgili adresin ikametgâh adresi olması nedeniyle ilgili binadaki komşuların kişisel bilgilerini vermekten imtina ettiği ve çevredeki iş yerleri tarafından yoklamaya konu hususlarla ilgili olarak bilgi sahibi olunmadığı beyan edilmiştir.” belirtildiği,
Ocak Sitesi Yönetiminden gelen 12.07.2018 havale tarihli müzekkere cevabında, davacı ...'in 20.06.2004-16.09.2016 tarihleri arasında sitelerinde apartman görevlisi olarak çalışmadığının bildirildiği, Güngören Belediye Başkanlığı'ndan 17.05.2018 havale tarihli müzekkere cevabında, “... ... A No: 13 iç kapı no: l1 Güngören/İstanbul.” Belirtilen adresin ... tarafından ikametgâh olarak kullanıldığının belirtildiği, Esenler Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 27.08.2018 havale tarihli müzekkere cevabında; “... ... Cd.Ocak Sit. No: 13/11 Güngören İst. adresinde ... ... ünvanına ait 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 11 inci maddesine tabi tescil edilmiş işyeri dosyasına rastlanılmamıştır.” bildirildiği
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünde 12.06.2018 havale tarihli müzekkere cevabında davalı ...'in “... Sok. No:25. İç Kapı No: 1 Sarıyer/İstanbul “adresinde ikamet ettiğinin bildirildiği,
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünde 14.11.2018 havale tarihli müzekkere cevabında davacı ...'in “... ... Sitesi A Blok No: 13 iç kapı no: 1 Güngören/İstanbul “adresinde 17.07.2012 tarihine kadar ikamet ettiğinin bildirildiği
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünde 14.11.2018 havale tarihli müzekkere cevabında davacı tanığı ... “ın “... ... Sitesi A Blok No: 13 iç kapı No: 2 Güngören/İstanbul “adresinde ikamet ettiğinin bildirildiği,
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünde 14.11.2018 havale tarihli müzekkere cevabında davacı tanığı ...'nın “... ... Sitesi A Blok No: 13 iç kapı No: 9Güngören/İstanbul “adresinde ikamet ettiğinin bildirildiği,
İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünde 27.09.2019 havale tarihli müzekkere cevabında davacı tanığı ...”ın “... ... Sitesi A Blok No: 13 iç kapı No: 6 Güngören/İstanbul “adresinde 19.08.2013 taşınma tarihine kadar ikamet ettiğinin bildirildiği,
Tanıkların dinlendiği
...
İstinaf eden davalının husumet itirazında ve diğer davalı annesi hakkında vasi atanması hususunun değerlendirilmediğine dair itirazda bulunduğu, davalı ...'in karar verildikten sonra 27.06.2020 tarihinde ölmüş olduğu nüfus kayıtlarından anlaşıldığı, tanıkların beyanlarında davalı ...'in yaşlı ve bakıma muhtaç olduğu ve davalı kızı ...'ın ücreti elden ödediği ve çalışmanın sürekli olduğunu beyan ettikleri, tanıkların ikamet kayıtları dosyada bulunduğu, zabıta araştırmasında bordrolu tanık tespit edilemediği, adres kayıtlarında aynı ikametgah adresinde oturduklarının tespit edildiği, aynı aynı apartmanda ve yakın adreste oturan komşu tanıkların davacının çalışmasını doğruladıkları ile fiili çalışmanın ispat edildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla davanın reddini ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla davanın reddini ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde MK 27/1 inci maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir.
3. Değerlendirme
Eldeki davada, davalı ...'ın yargılama aşamasında 27.06.2020 tarihinde vefat ettiği; Mahkemece, yargılamanın bu şekilde tamamlandığı anlaşılmakla; murisin tüm mirasçılarına karşı davanın yöneltilmesi ve HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince davaya dahil edilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmiş olması isabetsizdir.
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, Mahkemece, mirasçıların tespiti ile HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince davaya dâhil edilmeleri için süre verilmeli, davaya dâhil edilen mirasçıların gösterdiği deliller toplanmalı ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!