10. Hukuk Dairesi 2024/4107 E. , 2024/4556 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1820 E., 2023/3443 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/164 E., 2022/336 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin Türkmenistan'da asıl işvereni Bouygues Batiment International olduğu şantiyede 06.01.2011 - 23.06.2014 tarihleri arasında proje müdürü olarak çalıştığı, davalı şirket tarafından primlerinin yatırılmadığı, ücretlerinin de tam olarak ödenmediği, işçilik alacaklarının ödenmesi ile ilgili zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu ancak davalı işverenliğin kötü niyetli olarak davacının bünyesinde çalışmamış olduğunu beyan etmiş olduğu, bu sebeple de davacının davalı şirket uhdesinde 06.01.2011 - 23.06.2014 tarihleri arasındaki hizmetinin tespit edilen aylık kazanç üzerinden çalışmış olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun davada taraf olmadığı, iş yeri kayıtlarının incelenmesi, yazılı delillerle iddianın ispat edilmesi re'sen araştırma yapılması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı, davacının dava dışı "... ..." şirketi bünyesinde çalışmış olduğu, dava dışı "... ..." ile davalı şirket arasında bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin de mevcut olmadığı, dolayısıyla husumetin hizmet akdinin tarafı olan bağımsız işveren ... ... Şirketi'ne yönlendirilmesi gerekirken, eksik ve yanılgılı değerlendirme ile davalı şirkete yöneltilmesi hukuka aykırı olup, davalının huzurdaki dava bakımından taraf sıfatı bulunmadığı, arabuluculuk başvurusunda ... ... şirketini taraf olarak göstermiş olduğu ancak huzurdaki davada, kendi işvereni olan ... ... şirketini taraf göstermeyip. kötü niyetli ve haksız talepleri ile davalı şirketi karalar nitelikte haksız beyanlarda bulunduğu, davacının davalı şirket işçisi olmayıp, taraflar arasında imzalanmış bir iş sözleşmesinin de bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Yurt Dışı İlişkiler ve Yurtdışı İşçi Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün İkili Sosyal Güvenlik Sözleşmesi imzalanan ülke isimleri, sözleşme ve yürürlük tarihlerini yayınladığı elektronik ortamda davalı işverene ait işyerinin bulunduğu Türkmenistan ülkesine ilişkin bir kayıt sunulmadığı, davacının Türkiye'de işe alınıp geçici olarak yurtdışına götürüldüğüne dair iddia ve bu yönde sunulmuş bir kanıt bulunmadığı, davacının yurtdışındaki çalışmalarında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olma yönündeki iradesine ilişkin de bir kayıt mevcut olmadığından davacının Türkmenistan'daki çalışmalarına yönelik sigortalılık talebinin kabulü mümkün görülmediği, tüm bu olgular karşısında davacının talep edilmesi mümkün çalışmaları açısından tespiti mümkün sigortalı hizmeti olmadığının kabulü gerektiği, yapılan yargılama, toplanılan deliller, dinlenilen tanıklar, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; davacının 06.01.2011-23.06.2014 tarihleri arasında davalıya ait yurt dışında bulunan işyerinde geçen çalışmalarının 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı çalışma olarak tespitinin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin personel işleri sorumlusu olan ...'ın gönderdiği mailden davacının Türkiye'de işe alındıktan sonra yurt dışı işlemleri için gerekli belgeleri temin etmesinin istendiği, maillerden davacının Türkiye'de işe alındığı ve geçici görev ile yurtdışına gönderildiğinin anlaşıldığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yurt dışındaki çalışmanın kanıtlanması noktasında yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olduğu, fiili çalışmanın ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yasal dayanağın 5510 sayılı Kanun'un 5/g maddesi yerine 10 uncu maddesi olduğu, davalı şirketin Kuruma topluluk sigortası kapsamında bildirim yapmadığı, geçici olarak davacının görevlendirildiği, davacının Türkiye'de işe alındığı, davacının eldeki davada hukuki yararının bulunduğu, sunulan delillerin nazara alınmadığı, davacının hesabına davalı şirket yöneticisi tarafından ödemeler yapıldığı, davacının çalışmasının elektronik posta mesajları ve tanık beyanları ile ... olduğu, benzer davalardaki Yargıtay ilamlarının nazara alınmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 06.01.2011 - 23.06.2014 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'un 5, 10 ve 86 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!