WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/409 E.  ,  2024/217 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/500 E., 2023/442 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihinin 02.04.1999 olarak tespiti ve buna göre malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının 1479 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesine göre 02.04.1999 tarihinde ev kadını isteğe bağlı sigortalı olmak için Bağ-Kur'a başvurduğunu, Bağ-Kur numarasının 0683603030 olduğunu, müvekkilinin 31.05.1999 tarihinde o zamanki para değerine göre On Milyon Türk Lirasını fiili hizmet primi olarak yatırdığını, müvekkilinin eşi tarafından sağlık sigortasına dahil olduğu için Bağ-Kur'un kendisinden ek olarak ödemesi gereken miktarı bildirmesini talep ettiğini, 17.10.2014 tarihinde yeniden isteğe bağlı sigortalılık başvurusunda bulunduğunu, 18.10.2019 tarihine kadar primlerini düzenli olarak ödediğini, ödediği prim sayısının toplam 1803 gün olduğunu, müvekkilinin SGK'ya 21.10.2019 tarihinde müracaat ederek malulen emeklilik talebinde bulunduğunu, SGK Sağlık Kurulunun kararına göre müvekkilinin çalışma

gücünün en az %60'nı kaybettiğini, bu oranın malulen emeklilik için yeterli olduğunu, SGK tarafından müvekkiline verilen cevapta çalışma gücünün %60'ını kaybettiğinin, ancak emekli olabilmesi için sigortanın başlangıç tarihinin en az 10 yıl olmasının gerektiğinin, bu süreyi doldurmadığının belirtilerek talebinin reddedildiğini, müvekkilinin sigortalılık başlama tarihinin 02.04.1999 olduğunu, bu durumda sigorta başlangıç tarihinin 20 yıla yakın olduğunu, müvekkilinin ilk ödediği prim tarihinin kayıtlarda olduğu halde sigortalılık başlangıç tarihi olarak esas almadığını, bu görüşün yanlış olduğunu belirterek müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin kuruma ilk prim yatırdığı 02.04.1999 olarak tespitine, maluliyet oranı ve 1.800 günlük asgari sigorta primi yatırıldığından müvekkilinin emeklilik hakkını elde ettiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeni ile reddi gerektiğini, 5754 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi gereğince çalışma gücünün en az %60’ını kaybeden sigortalıların malul sayıldığını, davacının maluliyetinin çalışırken mi yoksa sonradan mı oluştuğunun tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2020 tarihli ve 2019/660 Esas 2020/387 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüyle davacının sigorta başlangıç tarihinin 02.04.1999 olduğunun, maluliyet oranının %60 ve 1.800 günlük asgari sigorta primi yatırıldığından davacının emeklilik hakkını elde ettiğinin tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 25.05.2022 tarihli ve 2022/4829 E. 2022/7880 K. sayılı bozma ilamında, davacının ihtilafsız 1803 gün 4/b kapsamında sigortalılığı olduğu, 31.05.1999 tarihinde yapılan prim ödemesinin en azından 1 günlük sigortayı karşılayacağı, buna göre 02.04.1999 tarihinde başlatılarak aynı gün sona erdirilen bu (1) günlük süreyi karşılayan prim ödemesi nedeniyle davacının toplamda 1804 prim günü olduğu hususu da değerlendirilmek suretiyle tahsisin bu kapsamda irdelenmesi gerektiği belirtilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile sigorta başlangıç tarihi 02.04.1999 olduğu, maluliyet oranının %60 ve 1804 günlük asgari sigorta primi yatırıldığı, davacının emeklilik hakkını elde ettiğinin tespitine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Sigortalılığın aidiyeti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 5510 sayılı Kanunun 25 inci ve 26 ıncı maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.