10. Hukuk Dairesi 2024/4085 E. , 2024/4381 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/201 E., 2023/1269 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/151 E., 2021/426 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1969 yılında ... ile evlendiğini, 27.02.1990 tarihinde Sincan Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile eşinden boşandığını, daha sonra çocukların araya girmesi ile eski eşi ile tekrar evlendiğini, bu evliliğininde 2 yıl kadar sürdüğünü, eşlerin anlaşamaması nedeni ile Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/383 Karar sayılı kararı ile 08.07.1996 tarihinde yeniden boşandıklarını, boşanmanın gerçek olduğu ve yetim aylığı almak amacı ile muvazaalı boşanmadığını, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşamadığını belirterek Kurum işleminin iptaline, borçlu olmadığının tespitine, birikmiş aylıkların ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının 08.07.1996 tarihinde eşinden boşandığı, 22.03.2007 tarihine kadar adreslerinin aynı olduğu, medula kayıtlarına göre davacı ile ayrıldığı eşinin bir çok kez aynı gün aynı hastaneye ve aynı eczaneye gittikleri, davacının oturduğu eve ilişkin aidat ödemeleri ve makbuzlarında eski eşi ...'ın isim ve imzasının bulunduğu, davacının ikamet ettiği dairenin dış kapısında ayrıldığı eşinin isminin yer aldığı, bu durumda medüla kayıtları, nufüs kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı ve eski eşinin birlikte yaşadıklarının kabulünün yerinde olacağı, davacı vekili tanık dinletme isteminde bulunmuş ise de kamu tanığı dışında ki tanık beyanlarına bu tür davalarda itibar edilemeyeceği, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksinin yazılı olarak kanıtlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamına göre; Sosyal Güvenlik Kontrol Memurunun düzenlediği araştırma-inceleme raporu ve rapor ekindeki bilgi-belgelerden, denetmene ifade verenlerin beyanlarından, adres hareketlerinden, medula kayıtlarından, davacının boşandıktan sonra eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiği ... olup 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşi ile fillen birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilerek borç çıkartılmasına yönelik Kurum işleminin iptali ile Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!