10. Hukuk Dairesi 2024/4074 E. , 2024/4438 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/233 E., 2024/5 K.
KARAR : Ret
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine Mahkemece direnme kararı verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından kararın bozulması üzerine yeniden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalıların çiftliği olan ... Çiftliği isimli işletmede 01.05.1983 tarihinde niteliksiz işçi olarak çalışmaya başladığını, çiftlik işleri ile uğraşırken ... ve ... plakalı traktörlerinde şoförlük ve bakım işlerini yürüttüğünü, 05.12.1987 tarihine kadar bu işi yaptığını, bu tarihte askere gittiğini, 1987 yılı Haziran ayında askerden döndüğünü, tekrar aynı işi yapmaya devam ettiğini, 01.01.2013 tarihine kadar işine devam ettiğini, çalışmalarının sigortasız olduğunu beyanla müvekkilinin davalı işyerinde çalışma süresinin ve çalışmaya ilişkin ücretlerinin tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili savunmasında özetle; davalılardan ..., ... ve ... ...’ün bu davada hasım olamayacağını, davacının bahsettiği çiftlikle herhangi bir ilişkilerinin bulunmadığın, bahsedilen çiftliğin işleri aile fertleri tarafından yerine getirildiğini, çiftliğin aile çiftliği olduğunu, davacının gündelikçi olarak ihtiyaç duyulduğu zamanlarda çağrıldığını, davacı ile müvekkili arasında yapılan bir iş sözleşmesi bulunmadığını, davacının sigorta dosyasının tetkikinde 02.04.2011, 14.09.2001-01.04.2008 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının görüleceğini, beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Kurum vekili savunmasında ise Kurum kayıtlarına göre davacının davalılara ait işyerinde herhangi bir girişinin ve çalışmasının bulunmadığını, Kurum kayıtlarının resmi belge olması sebebiyle itibar edilmesinin gerektiğini, kurum kayıtlarına aykırı hususları kabül etmediklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.03.2015 tarih, 2013/51 E. - 2015/80 K. sayılı kararıyla; " ... Davacıya ait sigorta dosyası, alının cevabi yazılar, dinlenen tanık beyanları, davacının gelir sahibi olması, mahallinde yapılan keşif esnasında mahkememizce edilen izlenim ve tüm dosya muhteviyatından davacının davalılara ait işyerinde çalıştığı yolunda mahkememizde bir kanaat hasıl olmadığından subut bulmayan işbu davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 06.10.2015 tarih ve 2015/11035 E. - 2015/17737 K. sayılı kararında; "... Yapılacak iş; tapudan ve mahallinde keşif yapılarak davacının çalıştığını iddia ettiği davalı işverenlere ait arazilerinin büyüklüğünün, niteliğinin ve yapılan tarımın çeşidinin araştırılması, buna göre bu işlerin kaç kişi ile hangi zamanlarda yapılacağı konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması, davalı işyerinde yapılması gereken bu işlerin kim ya da kimler tarafından yapıldığı, davalı işverenler ile davacı arasında ortakçılık sözleşmesi olup olmadığı, varsa davacının sadece bu arazilerle mi yoksa işverenlere ait tüm arazilerle mi ilgilendiği, davacıya ekip biçmesi için arazi verildiğinin anlaşılması halinde dahi bunun davalılara ait çiftlikteki çalışmalarının karşılığı olarak mı yoksa başka bir amaç ile mi verildiğinin araştırılması, davacının davadışı şirketlerde zaman zaman çalışmaları bildirilmiş olsa da ilgili şirketlerden davacının bu çalışmaların ne şekilde olduğu, mesaisinin ne kadarının bu işlere ayırdığının sorulması, ondan sonra bu işlerin davalı işyerindeki çalışmalarına engel olup olmadığının tartışılması, bu kapsamda; davacının gerek davalı işverene ait işyerinde, gerekse de davadışı işyerlerindeki çalışmalarının ne şekilde olduğu hususunun - davacının çalışmalarını bilebilecek nitelikte olacak şekilde ve kolluk ve muhtarlık marifetiyle tespit edilecek- tanıklara sorulması, buna göre davacının davalı işverenlere ait çiftlikteki çalışmalarının sürekli mi yoksa mevsimlik mi ve bu işler için tam zamanlı mı yoksa kısmi zamanlı bir çalışmanın gerektiği hususunun tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 18.02.2016 tarih ve 2015/342 E. - 2016/57 K. sayılı kararı ile "Davacı 28 yıl gibi uzun sürede kendisi ve ailesi ile birlikte davalılara ait olmayan ve çiftlik sınırları içerisinde bulunmayan bir evde ikamet etmekte olup gerek iddialarda gerekse dosyaya sunulan tüm kayıt ve belgelerden de anlaşılacağı üzere tarafların çalışma şekli veya anlaşma şekline yönelik olarak aralarında bir uyuşmazlık olmadığı taraf tanıklarının da beyan ettiği şekilde çalışma düzenine ... göstererek aralarındaki anlaşma bozulana kadar aynı şekilde devam ettiği ve ayrılınca dava açtığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının iddialarında samimi olmadığı ve çalışmanın hizmet aktine dayalı olmadığı kanaatiyle önceki kararda direnildiği" gerekçesiyle;
"Davanın reddine dair verilen önceki kararda direnilmesine" karar verilmiştir.
C. 2'nci Bozma Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.03.2019 tarih ve 2017/21 E. - 2660 K.2019/273 sayılı kararında; "...Somut olaya gelince; mahkemece aslolan kısa kararda ve gerekçeli kararda yukarıda açıklanan mevzuata uygun hüküm fıkrası oluşturulmamış sadece "...Davanın reddine dair verilen önceki kararda direnilmesine…" denilmekle yetinilmiş, ilk verilen karara atıf yapılarak hüküm kurulmuş, dosya kapsamı dikkate alınarak açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar kurulmamıştır.
Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmadığı gibi, direnme kararlarını denetleyen Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda bir direnme hükmü de bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda mahkemece yapılacak iş; dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmasıdır.
Bu itibarla, yerel mahkemece usulüne uygun direnme hükmü kurulması için işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmeksizin kararın usulden bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 15.03.2018 tarih ve 2017/166 E. - 2018/98 K. sayılı kararı ile "Somut olayda, davacının talebinin, davalılara ait işyerinde, 01.05.1983-01.01.2013 tarihleri arasında askerlik süresi dışında kuruma bildirilen günler haricinde hizmet akdine dayalı ve kesintisiz olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine ilişkin olup, Davacının dava konusu olan dönemde bir kısım çalışmalarının kurum kayıtlarına başka bir işyerinden intikal ettiği, davacının 08.10.2003-23.10.2003 tarihleri arasında çalışmasının geçtiği ... Tem. .... Ltd. Şti.nin hangi alanda faaliyet gösterdiğine ilişkin bir bilgi olmamakla, işe giriş bildirgesinde işyeri adresinin B. ... köyü ilköğretim okulu olarak görüldüğü, dinlenen tanık beyanları ile davacının davalılara ait çiftlik işyerinde dava konusu olan dönemde çalışma şekli, çalışmanın niteliği, kesintisiz çalışması olup olmadığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde aydınlığa kavuşturulamadığı, taraflar arasındaki ilişkinin a tipik bir sözleşme (yasada yer almayan) olup uzun yıllardır aynı şekilde karşılıklı olarak işlerini yürüten tarafların rızai olarak bu sistemde çalıştıkları ve davacının kendine gelir sağlamak amacı ile dönem dönem değişik işlerde çalışması ve ayrıca söz konusu çiftlikteki çalışmalarının yevmiyecilik esasına göre olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde bu çalışma şeklinde zaman ve bağımlılık unsurlarının tam olarak gerçekleşmediği ve hizmet akdine dayalı bir çalışma şekli olarak değil Anadolu'da yaygın bir şekilde uygulanan ortakçılık şeklinde bir anlaşma olduğu, kısaca taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayalı bir çalışma kapsamında olmadığı kabul etmek gerekmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.03.2019 tarihli, 2017/21-2660 E. - 2019/273 K. sayılı ilamı ile usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmaması ve direnme kararlarını denetleyen Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda bir direnme hükmü de bulunmaması nedeniyle dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar ve usulüne uygun direnme hükmü kurulması için usulden bozma kararı verilmekle mahkememizce oluşturulan 17.03.2015 tarih 2013/51 E. 2015/80 K. sayılı kararda direnilmesi gerektiği" gerekçesiyle;
"1-Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 06.10.2015 tarih ve 2015/11035 E. - 2015/17737 K. sayılı bozma ilamına uyulmayarak, Mahkememize ait 17.03.2015 tarih ve 2013/51 E. - 2015/80 K. sayılı kararında direnilmesine,
2-Davanın reddine" karar verilmiştir.
E. 3'üncü Bozma Kararı
Dairenin 15.05.2023 tarih ve E.2023/1541, K.2023/5338 sayılı kararında; "...Somut olayda; dosya kapsamında, yapılan keşif, bilirkişi raporları ve dinlenen kamu tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde, Gaziantep İli, Oğuzeli ilçesi, Çatalsuköyü sınırları içerisinde bulunan ... Çiftliği adlı işyerinin 1.342.930,42m2 büyüklükte olması, işyerinde modern tarım ekipmanlarının kullanılması, yapılan tarımsal ürün çeşitliliği, depolarda hasat edilmiş depo dolusu buğday, arpa, mercimek vs ürünlerin bulunması, söz konusu tarımsal faaliyetlerin devamlılığı için en az 4 adet sürekli çalışacak işçi ihtiyacının bulunması, bu iş yerinden hiç bildirimli çalışanın bulunmaması, dinlenen kamu tanıklarının beyanlarından davacının çiftlikte traktör kullandığı, kahyalığını, bekçiliğini yaptığı, aynı zamanda kendisine ait araç ile ilköğretim öğrencilerine servisçilik yaptığı ve bu çalışmanın yaklaşık günlük 1 saat zaman aldığı ve çiftlikteki çalışmalarını kesintiye uğratmadığı, çiftlik sahibine ait olduğu belirtilen çiftliğinde yanında bulunan yıkık evde ikamet ettiği, çiftlikteki faaliyetin yıllın tamamında devam ettiği ve davacı ile davalılar arasında ortakçılık ilişkisi olmadığı yönündeki tanık beyanları, bilirkişi saptamaları ve gelen cevabı yazılar gözetiğinde davacının davalı işyerinde çalıştığı anlaşılmakta olup askerlik ve bildirim yapılan dava dışı işyeri çalışmaları dışlanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 09.01.2024 tarih ve 2023/233 E. - 2024/5 K. sayılı kararı ile "Somut olayda, davacının talebinin, davalılara ait işyerinde, 01.05.1983-01.01.2013 tarihleri arasında askerlik süresi dışında kuruma bildirilen günler haricinde hizmet akdine dayalı ve kesintisiz olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine ilişkin olup, davacının dava konusu olan dönemde bir kısım çalışmalarının kurum kayıtlarına başkaca bir işyerinden intikal ettiği, yapılan keşif, bilirkişi raporları ve dinlenen kamu tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde, Gaziantep İli, Oğuzeli ilçesi, Çatalsuköyü sınırları içerisinde bulunan ... Çiftliği adlı işyerinin 1.342.930,42m2 büyüklükte olması, işyerinde modern tarım ekipmanlarının kullanılması, yapılan tarımsal ürün çeşitliliği, depolarda hasat edilmiş depo dolusu buğday, arpa, mercimek vs ürünlerin bulunması, söz konusu tarımsal faaliyetlerin devamlılığı için en az 4 adet sürekli çalışacak işçi ihtiyacının bulunması, bu iş yerinden hiç bildirimli çalışanın bulunmaması, dinlenen kamu tanıklarının beyanlarından davacının çiftlikte traktör kullandığı, kahyalığını, bekçiliğini yaptığı, aynı zamanda kendisine ait araç ile ilköğretim öğrencilerine servisçilik yaptığı ve bu çalışmanın yaklaşık günlük 1 saat zaman aldığı ve çiftlikteki çalışmalarını kesintiye uğratmadığı, çiftlik sahibine ait olduğu belirtilen çiftliğinde yanında bulunan yıkık evde ikamet ettiği, çiftlikteki faaliyetin yıllın tamamında devam ettiği ve davacı ile davalılar arasında ortakçılık ilişkisi olmadığı yönündeki tanık beyanları, bilirkişi saptamaları ve gelen cevabı yazılar gözetiğinde; fiili çalışma olgusunun yeminle dinlenen davacı, kamu ve bordro tanıklarının beyanları ile aydınlığa kavuştuğu ve bunun da sosyal güvenlik ... için yeterli olduğu, yeminle dinlenen tanıkların, yargıtay içtihatları uyarınca aranan kriterlere uygun nitelikte kamu tanığı vasıfları bulunan davacı/bordro tanıklarının davacının iddialarını teyit eder nitelikte beyanda bulunmaları ve beyanlarının birbiri ile örtüşmesi hususları göz önüne alınarak, çalışanların sosyal güvenliklerinin, iş verenlerin tek taraflı irade bildirimlerine terk edildiği, sigortalılığın zorunlu, kişiye bağlı ve devredilemez Anayasal bir hak olduğu, bundan vazgeçmenin mümkün olamayacağı, davacının, askerlik ve bildirim yapılan dava dışı işyeri çalışmaları dışlanmak suretiyle, davacı ...'ın, davalılara ait ... Çiftliği isimli iş yerinde; 01.05.1983-24.11.1985 tarihleri arasında 924 gün, 01.07.1987-13.09.2001 tarihleri arasında 5113 gün, 14.09.2001-15.06.2002 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler haricinde 202 gün, 16.06.2002-19.09.2002 tarihleri arasında 94 gün, 20.09.2002-15.06.2003 tarihleri arasında kuruma bildirilen süreler haricinde 203 gün, 16.06.2003-15.09.2003 tarihleri arasında 90 gün, 16.09.2003-15.06.2004 tarihleri arasında Kuruma bildirilen günler haricinde 188 gün, 16.06.2004-14.09.2004 tarihleri arasında 89 gün, 15.09.2004-01.01.2007 tarihleri arasında kuruma bildirilen süreler haricinde 78 gün, 02.01.2007-07.05.2007 tarihleri arasında 126 gün, 02.04.2008-01.01.2013 tarihleri arasında 1710 gün olmak üzere toplam 8817 gün daha hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından kesintisiz ve aralıksız şekilde çalıştığının kabulü gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, SGK kayıtları, Yargıtay bozma ilamları, 20.12.2023 tarihli denetime elverişli bilirkişi ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı ...'ın, davalılara ait ... Çiftliği isimli iş yerinde; 01.05.1983-24.11.1985 tarihleri arasında 924 gün, 01.07.1987-13.09.2001 tarihleri arasında 5113 gün, 14.09.2001-15.06.2002 tarihleri arasında kuruma bildirilen süreler haricinde 202 gün, 16.06.2002-19.09.2002 tarihleri arasında 94 gün, 20.09.2002-15.06.2003 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler haricinde 203 gün, 16.06.2003-15.09.2003 tarihleri arasında 90 gün, 16.09.2003-15.06.2004 tarihleri arasında Kuruma bildirilen günler haricinde 188 gün, 16.06.2004-14.09.2004 tarihleri arasında 89 gün, 15.09.2004-01.01.2007 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler haricinde 78 gün, 02.01.2007-07.05.2007 tarihleri arasında 126 gün, 02.04.2008-01.01.2013 tarihleri arasında 1710 gün olmak üzere toplam 8817 gün daha hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından kesintisiz ve aralıksız şekilde çalıştığı anlaşıldığı" gerekçesiyle;
"Davanın kabulü ile
1-Davacı ...'ın, davalılara ait ... Çiftliği isimli işyerinde;
01.05.1983-24.11.1985 tarihleri arasında 924 gün,
01.07.1987-13.09.2001 tarihleri arasında 5113 gün,
14.09.2001-15.06.2002 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler haricinde 202 gün,
16.06.2002-19.09.2002 tarihleri arasında 94 gün,
20.09.2002-15.06.2003 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler haricinde 203 gün,
16.06.2003-15.09.2003 tarihleri arasında 90 gün,
16.09.2003-15.06.2004 tarihleri arasında Kuruma bildirilen günler haricinde 188 gün,
16.06.2004-14.09.2004 tarihleri arasında 89 gün,
15.09.2004-01.01.2007 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler haricinde 78 gün,
02.01.2007-07.05.2007 tarihleri arasında 126 gün,
02.04.2008-01.01.2013 tarihleri arasında 1710 gün olmak üzere toplam 8817 gün daha hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından kesintisiz ve aralıksız şekilde çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vd. vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini beyanla verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin temyiz dilekçeleri kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!