WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4070 E.  ,  2024/4070 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/188 E., 2024/156 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/317 E., 2023/474 K.

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalılardan Alarko San. Tic. San. Tes. Tic. A.Ş.'nin doğalgaz işini yaptığını, kendisini ... ...'ın işe aldığını, yaptığı iş karşılığında işverenin kendisinin sigortasını yaptığını ve Kurumca 150962 kayıt numarası verildiğini ayrıca 18895637 sigorta sicil numarası verildiğini, Kurumun 01.02.1989 tarihini işe giriş tarihi olarak kabul etmediğini, ilk sigortalılık başlangıç tarihinin 01.02.1989 tarihi olduğunu belirterek, işe giriş tarihinin 01.02.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... Alarko vekili cevap dilekçesinde, Öncelikle davanın husumet nedeni ile reddi gerektiğini, diğer yandan davacının tespitini talep ettiği tarihin 1989 yılına ait olduğunu, yerleşmiş yargıtay içtihatlarına göre hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açılması gerektiğinden davanın hak düşürücü süre yönünden de reddi gerektiğini, yargıtay kararlarında da açıkça düzenlendiği üzere sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, Kuruma verilen işe giriş bildirgesinin fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından yeterli kabul edilemeyeceğini, davanın açılmasında müvekkili şirketin herhangi bir ihbar ve kusuru bulunmadığını, bu nedenle haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.

2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, tespiti istenilen işyerindeki hizmetlerinin son bulduğu yıldan itibaren beş yıl içinde hizmet tespiti talep edilmemesi halinde hakkın düşeceğini, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, davacının, 01.02.1989 tarihinde 1 gün sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1989 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili özetle, şirket dosyalarının incelenmesinde davacının ismine rastlanmadığını, ... ...-... İnşaat'a ilişkin herhangi bir evrakta bulunmadığını, davacının kendisini işe alanın ... ... olduğunu beyan ettiğini, davacının şirkette çalıştığını ispatlayamadığını, işe alan ... ... ile şirketin bağlantısının ispatlanmadığını bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini hak düşürücü sürenin geçtiğini, eylemli çalışmasının da ispatlanmadığını, kaldı ki tanık ... ...'ın da şirketle çalıştığını bilmediğini beyan ettiğini, ispatlanmayan davanın reddi gerektiğini, eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili özetle, hak düşürücü sürenin geçtiğini, fiili çalışmanın ispatlanmadığını, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, iş yerinin tespit edilmediğini beyanla eksik inceleme araştırma nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 01.02.1989 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 inci, 6 ıncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.

Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.

3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, dava dışı ... Alarko San. Tic. A.Ş. Doğalgaz Müessesi taşeronu ... ... ünvanlı işverenin 569566 sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.02.1989 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyeri tescil bilgilerine göre 569566 sicil sayılı iş yerinin ... Alarko San. Tic. A.Ş. adına kayıtlı olup doğalgaz dağıtım şebeke işi mahiyetli olduğu,bu iş yerinin 1989/1-1992/1 arası dosyaya gelen dönem bordrolarında ... Alarko ünvalı işverenin birden fazla taşeronu adına verilen bu dönem bordrolarının dosyaya gönderildiği ancak davacının işe giriş bildirgesinde belirtilen ... Alarko taşeronu olarak belitrilen ... ... tarafından da taşeron olarak dava konusu dönemde bordro verip vermediğinin araştırılmadığı, tanık olarak dinlenen ... ... ise beyanında ... Alarko'nun taşeronu olarak bu şirket için prefabrik yapı inşa ettiğini yani ... Alarko'nun şantiye binalarını bu şekilde kurduğunu beyan etmiş, dinlenen davacı tanıklarının işyerinden bildirimleri olmadığı, bordro tanığı sıfatıyla ise diğer taşeron firma çalışanlarının dinlendiği ve davacıyı tanımadıkları yönünde beyanda bulundukları böylelikle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

Buna göre Mahkemece, öncelikle Kurumdan ... Alarko A.Ş.'nin ... ... taşeronuna ait dava konusu 1989 yılına ilişkin dönem bordroları Kurumdan celbedilerek bordroda gösterilen çalışanların tanık sıfatıyla beyanları alınmalı, davacının da beyanı alınarak dava konusu dönemde hangi işte,nerede çalıştığı, ne iş yaptığı ve kimlerle çalıştığı hususlarında ayrıntılı beyanı alınmalı, birlikte çaluştığını belirttiği kişilerin de çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, bordrolu çalışan tespit edilemesi halinde dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanlarının SGK,vergi dairesi,belediye ve emniyet nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, ayrıca dava konusu dönemde ... Alarko ile ... ... arasında akdedilmiş bir sözleşmenin olup olmadığı araştırılarak sözleşmeye ilişkin bilgi ve kayıtlar celbedilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.