WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/4048 E.  ,  2024/8416 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2043 E., 2024/364 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/315 E., 2022/133 K.

Taraflar arasındaki Esnaf Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının 06.02.1992 tarihinden tescilinin yapıldığı 04.10.2000 tarihine kadar olan sürelerde tescili mümkün sürelerin tespiti ile tesciline, Kurum işleminin iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre Bağ-Kur giriş bildirgesinin Kuruma 10.04.2002 tarihinde intikal ettiği, bu tespite göre davacının zorunlu sigortalılık tescili için başvurusu 02.08.2003 tarihinden önce gerçekleştiğinden, 04.10.2000 tarihinden önce vergi kaydı ve yine 1479 sayılı Kanun'un 24 ve 25 inci maddeleri gereği vergi kaydı olmasa dahi oda veya sicil kayıtlarının olduğu dönemlerde zorunlu sigortalı olacak olup buna göre davacı vergi kaydı bulunan ve bu kayıtları dosyaya gelen vergi dairesi yazıları ile ortaya konulan 06.02.1992-30.03.2010 arasında da 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olabileceği, davacının Kurumca kabul edilen süreler dışında 06.02.1992- 04.10.2000 tarihleri arasında da 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olması gerektiği anlaşılmakla; davanın kabulüne davacının 06.02.1992 tarihinden tescilinin yapıldığı 04.10.2000 tarihine kadar olan sürelerde 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olduğunun tespitine, aksine tesis edilen Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının 06.02.1992 tarihinden itibaren limited şirket ortaklığının bulunduğu, Kurum kayıtlarına 10.04.2002 tarihinde intikal eden giriş bildirgesine göre Kurum tarafından 04.10.2000 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalılık tescilinin yapıldığı, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18 inci madde dikkate alındığında davanın kabulüne dair Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının 06.02.1992-04.10.2000 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

1479 sayılı Kanunu'nun 14.03.1985 tarihinde 3165 sayılı Kanun ile değişik 24 ve 25 inci maddeleri ve 1479 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18 inci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.