10. Hukuk Dairesi 2024/4043 E. , 2024/6003 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1775 E., 2024/125 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/135 E., 2023/153 K.
Taraflar arasındaki asıl dava prime esas ücretin tespiti, birleşen karşı dava Kurum işleminin iptali istemine ilişkin olup, yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının tüm taraf vekillerince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar tüm taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının davalıya ait iş yerinde 01.01.1993 yılından 12.04.2013 tarihine kadar kalifiye eleman olarak çalıştığını, davacının hiç bir zaman asgari ücret almadığını, asgari ücretin çok üzerinde ücret ile çalıştığını ancak sigortasının asgari ücret üzerinden ödendiğini, en son almış olduğu ücretin net 3.000,00 TL, brüt 4.196,39 TL olduğunu, bu ücretin işçilik alacaklarına ilişkin Zonguldak 2. İş Mahkemesinin 2013/265 Esas 2015/541 Karar sayılı dosyasında sabit olduğunu, dosyanın Yargıtay incelemesi aşamasında olduğunu belirterek davacının sigorta primlerinin gerçek ücreti üzerinden ödenmesi gerektiğinin, davacıya gerçek ücret üzerinden ödenecek primleri göre emekli maaşı bağlanması gerektiğinin tespiti ile eksik ödenen primlerin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesi ile Kurumun resen prim tahakkukuna ilişkin işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davacının 01.01.1993 yılında işe başlamadığını, davacının 01.11.1994-30.06.1995 tarihleri arasında başka bir iş yerinde çalışmalarının olduğunu, davacının 01.01.1996 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının çalışmış olduğu dönemde vasıflı eleman olmadığını ve asgari ücretin üzerinde ücret almadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının asıl dava yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ...'ın son aya ilişkin (2013/4 üncü aya ilişkin) prim ve esas kazancına 2.152,92 TL eklenmesinin gerektiğinin tespitine, davacının dava konusu ettiği diğer dönemler yönünden taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden davacının davasının kabulü ile dava konusu davalı Kurumun 25.04.2022 tarihli E-80567278-202.01.01-4400943 sayılı işlemin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
1.Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece konusu kalmayan dava konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek davanın karara bağlanması gerekirken, davalı Kuruma yaptıkları başvuru reddedilmiş gibi davaya devam edilerek davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmesinin ve davalı ... lehine ilam vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, birleşen karşı davanın tarafı olmadığından, açtıkları dava ile birleştirilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itibar edilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığını, bu yönden davanın reddi gerektiğini, davacının iddiasının yerinde olmadığını, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin açık olmadığını, dava dilekçesinden davacının tüm hizmet süresince aynı ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı ve imkansız olduğunu, asgari ücretten hazırlanmış ücret bordrolarının imzalı olduğunu, dinlenen tanık ifadelerinin yanlı olduğunu, davacının yakın akrabası olan ve iş yeri ile ilgisi olmayan ve müvekkili ile arasında husumet olan kişilerin beyanlarına itibar edilerek hüküm tesisinin mümkün olmadığını, yine yetersiz ve gerekçesiz rapora itibarla verilen kararın yerinde olmadığını, davacının herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın kıdem tazminatı ve ihbar tazminatını aldığını, bu meblağı alıp kabul ettikten sonra dava açmasının kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, Mahkemece verilen karar ile orantılı olmayacak şekilde yargılama giderine hükmedildiğini ileri sürmüştür.
3.Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın yasaya, usule aykırı olduğunu, eksik inceleme ve araştırma sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna itibarla karar verildiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yasal süresinde davanın açılmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurumun fer'i müdahil olması gerektiğininden Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, asıl ve birleşen davaların tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini beyanla, aleyhe vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri istinaf dilekçelerinde yer alan beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlıkta, asıl dava prime esas kazanç tespiti; birleşen dava ise işverenin Kurumun resen prim tahakkuk işlemine karşı açtığı Kurum işleminin iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddeleri hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!