10. Hukuk Dairesi 2024/4033 E. , 2024/4828 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2037 E., 2023/2103 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/171 E., 2021/97 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurum bünyesinde Marmara Transport işyerinde çalışmakta iken 06.11.1989 tarihinde iş kazası geçirmiş olduğunu, iş kazası nedeni ile müvekkilinin önce % 25 maluliyeti olduğunun belirlendiğini, daha sonra ise maluliyetinin %100 olduğuna karar verilip kendisine Kurum tarafından maaş bağlanarak malulen emekli edildiğini, davacının kaza geçirdiği tarihten yaklaşık 14 yıl sonra 2003 yılında işveren tarafından Kurum ve davacı aleyhine iş göremezlik oranının tespiti davası açıldığını, uzun yıllar süren dava neticesinde sürekli iş göremezlik oranının %39 olduğunun belirlendiğini, daha sonra ise ATK tarafından %21 olarak belirlendiğini, kaza sonrasındaki maluliyet işlemlerinin davalı Kurum tarafından yapıldığını, davacının %100 malul gösterilmesi nedeniyle kaza sonrasında herhangi bir işte çalışamadığını, ayrıca iş kazası ile birlikte sakat olarak süreyi tamamladığından cüzi yaşlılık aylılığı bağlandığını, 22.07.2020 tarihinde davalı Kuruma başvurduğunu ancak herhangi bir hata bulunmaması nedeni ile talebinin reddedildiğini beyanla, tüm maddi zararların aktüer hesaplama yöntemi ile belirlenerek mahrum kalınan kıdem tazminatı, maaş farkı, munzam zarar emeklilik maaşı farkı ve manevi tazminat talebine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maluliyet oranlarının mahkeme kararı ve Kurum sağlık raporları ile belirlendiği, bu sebeple Kurumun davacıya malulen emekli maaşı bağlanması hususunda yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, maluliyet oranının her zaman Kuruma başvuru veya dava açılmak üzere yeniden değerlendirileceği, ancak belirlenen maluliyet sonucunda davacının malul sayılmasınından dolayı iş akdinin sonlanması nedeni ile davacının mahrum kalınan maaş farkı, munzam zarar, çalışmış olsaydı emekli olacağı tarihe göre alması gereken yüksek emekli maaşı farkı ve manevi tazminat talebinin oluşmasını gerektirecek Kurumun maluliyete ilişkin işlemininde her hangi bir hata olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, kazanın meydana geldiği tarihten yaklaşık 14 sene sonra işverenin, işgöremezlik oranının tespiti davası açtığını, açılan dava sonucunda müvekkilinin maluliyetinin %21,2 oranında olduğuna karar verildiğini ve işbu kararın kesinleştiğini, tespit edilen bu oranın, iyileşme, düzelme gibi bir değişimden kaynaklı bir tespit olmayıp, direk baştan itibaren maluliyetin % 21,2 olduğuna dair bir belirleme ve karar olduğunu, davalı Kurumca aylığın %21,2 oranına göre yeniden belirlediğini ve geçen süre zarfında oluşan farkı da yaptığı takip ile davacıdan geri istediğini, bu talebe de taraflarınca itiraz edildiğini, iş kazası sonrası maluliyete ilişkin tüm işlemlerin davalı Kurum tarafından yapıldığını ve Kurumun hatalı işleminden dolayı mağdur olduğunu, müvekkilinin geçirmiş olduğu iş kazası sonrası koşulları oluşmadığı halde hatalı bir şekilde malulen emekli edildiğini, işine ve sosyal yaşamına devam edemediğini, davalı Kurum hatalı işlemiyle 34 gibi erken bir yaşta müvekkilinin malulen emekli olmasına ve bir daha çalışma hayatına dönememesine neden olduğunu, işveren tarafından açılan iş göremezlik oranının tespiti davası sonucunda müvekkilinin maluliyetinin %21,2 olarak belirlenmesi her ne kadar hukuka uygun olsa da davalı Kurumun bu tespit üzerine geçen dönemde oluşan farkı kendi hatasına rağmen müvekkilinden talep etmesinin hakkaniyeti zedelediğini ve davacının mağduriyetine sebep olduğunu, hatasını düzeltmek yerine hatasında ısrarcı olarak müvekkilini mağdur etmeye devam ettiğini, müvekkilinin, en azından 60 yaşına kadar aktif çalışma hayatının içinde kalarak ödeyeceği yüksek primlerle, yüksek bir yaşlılık aylığına hak kazanamadığını, Kurumun bu hatalı işlemleri nedeniyle yine çalışmakta olduğu işyerinde uzun bir süre çalışarak (aktif çalışma süresi olan 60 yaşına kadar) kıdem tazminatı alma hakkını kaybettiğini, davacının en azından 60 yaşına kadar aktif çalışma hayatının içinde kalarak, durumuna uygun bir maaş ile gelir elde edebilecekken, bu maaşından mahrum kaldığını, davacının munzam zararı oluştuğunu, genç yaşında, hayata ve geleceğe ilişkin çalışması ile maddi olarak ilerleme ve yükselme imkanını da kaybettiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının sürekli iş göremezlik oranının kesinleşen mahkeme kararı ile baştan itibaren daha düşük olarak belirlenmesi sonucu davacının mağduriyeti sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!