WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/399 E.  ,  2024/2495 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1265 E., 2023/677 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 21. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/298 E., 2022/190 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 04.05.1971 tarihinde işe başladığı ve 30.12.1988 yılına kadar çalıştığı, daha sonra Almanya'da çalışmak üzere Almanya Konsolosluğuna müracaat ettiğinde Almanya Konsolosluğunun davacıdan 7 yıllık sigortası olması sebebiyle Almanya vizesine hak kazanacağını bildirdiği, bunun üzerine davacı ... Kurumuna giderek sigorta günlerini tarafına bildirilmesini istediği, SGK'dan gelen evrakta 1971 yılından 1988 yılına kadar 2850 gün çalışmış prim gününün olduğu, 10.11.1989 yılında Almanya Konsolosluğu sigorta günlerini araştırdıktan sonra vizeye hak kazanıp Almanya'ya gittiği, 21.07.1989 yılında SGK evrakında 2850 gün içindeki prim günlerinin bir kısmının eksik olduğu ve bu konuyla alakalı SGK'ya başvurduğunda mahkemeye başvurması gerektiğinin belirtildiği, 1988 yılından 2018 yılına kadar 1650 gününün olduğu iddiasıyla 1971 - 1988 yılları arasındaki eksik sigorta günlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiği, Kurum kayıtlarının incelenmesi gerektiği, re'sen araştırma yapılarak fiili çalışmanın ispat edilmesi gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 04.05.1971 - 30.12.1988 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını iddia ettiği, oysaki davalılar murisi ... ile ortağı ...'un anılan işyerini işletmekle birlikte, anılan işyerinin 1978 yılında kapanmış olduğu, kapanışı mal müdürlüğü, vergi dairesi ve ilgili kuruluşlarda yapıldığı, bu itibarla davacının 1978 yılında kapanmış bir iş yerinde 1988 yılına kadar çalışmasının mümkün olmadığı, yasal düzenleme itibariyle gerek işyerinin kapandığı 1978 yılı gerekse salt davacının iddiası çerçevesinde 1988 yılı baz alındığında her iki halde de 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; somut olayda davacı 1971 - 1988 yılları arasında arasında çalıştığı ve Kuruma bildirimi eksik yapılan sürelerin sigortalılık kapsamında olduğunun tespitini talep ettiği, re'sen yapılan araştırmalar neticesinde davacının davalı nezdinde çalışmasına dair işveren tarafından Kuruma işe giriş bildirgesi, bordro vb. işveren tarafından Kuruma verilmesi gereken belgelerden hiçbirinin verilmemiş olduğu, bu bağlamda dava açılış tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya somut bir belge sunulduğu ve Kuruma işveren tarafından bildirge verildiğini gösterdiği, davalı işverenliğin adındaki maddi hatanın düzeltilmesinden sonra davalı işverenlik hakkında doğru kimlik bilgisi ile Kurumdan işverenlik dosyasının yeniden celbedilmesi gerektiği, Kurum yazısı içeriğinini iddialarını doğruladığı, talebin hak düşürücü süreye uğramadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının tespit talep edilen dönemde 02.05.1976 - 31.01.1977 tarihleri arası 201619 sicil numaralı, 15.09.1980 - 30.09.1980 arası 310385 sicil numaralı, 15.04.1982 ile 30.05.1982 tarihleri arasında da 348651 sicil numaralı iş yerlerinden bildirimlerinin yapıldığı, bildirimi yapılan iş yerlerinin davalı iş yeri ile ilgisinin bulunmadığı, davanın açıldığı 14.10.2020 tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalıların murisi nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 04.05.1971-30.12.1988 tarihleri arasında çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.