WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3986 E.  ,  2024/4713 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/443 E., 2023/2084 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/1 E., 2021/130 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıların kat maliki olduğu 2 Bloktan oluşan toplam 28 daire bulunan ... Apartmanın'da 01.01.2004-01.11.2013 tarihleri arasında kapıcı olarak çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... Apartmanı Yönetim Kurulunun 21.08.2008 tarihinde kurulduğunu ve bu tarihten sonra tüzel kişiliğe kavuştuğunu, davacının çalışmış olduğunu iddia etmiş olduğu dönemde tüzel kişiliğe sahip, dava ehliyetine ve taraf olma şartlarına sahip apartman yönetimi söz konusu olmadığını, açılmış olan bu davanın reddine karar verilmesini, dava şartlarının kabul anlamına gelmemekle ancak 21.08.1998 tarihinden sonra oluşabileceğini ayrıca karar defterinin 17 nci sayfasında 04.04.2010 tarihinde 15.04.2010 tarihinden sonra kapıcı olarak ... isimli kişinin kapıcı olarak çalıştırılmasına karar verildiğini, açılmış iş bu davanın kapıcı olarak çalıştırılmasına karar verilenin ... değil ...'nün olduğu, iş sözleşmesine taraf olmayan davacının bu davada talep hakkının olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla her ne kadar konutların kapıcılık hizmetleri genelde kapıcının tüm aile fertlerinin katkıları ile yürütülmekte ise de; kapıcılık sözleşmesinin tarafı olanın ... olduğunu, davacı ...'nün kabul anlamına gelmemekle iddia ettiği hizmetlerin yardım niteliğinde olduğu davacı ile davalı apartman yönetimi arasında işveren kapıcı ilişkisi olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, açıklanan usule ait noksanlıkların bir an için olmadığının varsayılması halinde dahi; davacının eşi ...'nün de haklı nedenle işten çıkarıldığını, yalnızca 15.04.2010 tarihinden 22.09.2010 tarihine kadar çalıştığı, çalıştığını dava dilekçesinde iddia olduğu gibi 9 yıllık bir çalışmanın olmadığını, belirtilen bu nedenler ve karar defterinin 17,25 ve 33 üncü sayfalarında alınan kararların incelenmesi ile açılan bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacının sigortalılık kaydının olmadığını 506 sayılı Kanun'un 79/8 inci maddesi hükmünce yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde, Mahkemeye başvurarak hizmetini tespit ettirmesi gerektiğini, bu nedenle davanın yerleşik Yargıtay kararları karşısında hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, ayrıca hizmet tespitine yönelik açılmış bulunan davaların kamu düzeninin ilgilendirdiğini, dolayısıyla da özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilebilmesi için çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin mevcut olup olmadığının, hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda işyerinin gerçekte var olup olmadığının, işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamında ve kapsamına alınacak nitelikte bulunup bulunmadığının, çalışma konusu işin niteliğinin devamlılık gösterip göstermediğinin, tanık ifadelerinin inandırıcılığı ve tanık beyanlarının işyeri kapsam ve niteliğinin dikkate alınarak değerlendirilmesini hizmet tespiti davasının koşulları arasında hukuki yarar bulunması gerektiği, belirtilen sebeplerden dolayı yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.2004-14.04.2010 ve 12.08.2010-30.10.2013 tarihleri arasında davalı adına kayıtlı apartmanda kapıcı olarak çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının 01.01.2004-14.04.2010 ve 12.08.2010-30.10.2013 tarihleri arasında davacının çalıştığının ilk derece mahkemesi tarafından kabul edildiğini, 14.04.2010-12.08.2010 tarihleri arasında davacının neden çalışmadığının açıklanmadığını, gerekçe ile verilen hüküm kendi içerisinde çelişki oluşturduğunu, bir kişinin çalıştığı iş yerinde ne zamana kadar çalıştığını bilmemesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının hiçbir zaman davalı apartmanda çalışmasının bulunmadığını belirterek, davanın ortadan kaldırılmasını karar verilmesini talep etmiştir.

2.Feri müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde; hizmet tespitine yönelik davalar kamu düzenini ilgilendirdiğini için, bahsi geçen sürelerde hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğinin, işverenin gerçekten var olup olmadığının, işin niteliği devamlılık gösterip gösterilmediğinin, tanık beyanlarının işyeri kapsam, kapasite ve niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, Mahkemece yeteri kadar araştırma yapılmadığını, delillerin hatalı değerlendirildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2.Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.

3. Değerlendirme
Davacının davalı yönetime ait apartmanda kapıcı olarak 01.01.2004-01.11.2013 tarihleri arasında kapıcı olarak çalışmalarının tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece davacının eşi adına davalı iş yerinden yapılan sigortalılık bildirimleri dışında, davacının davalı iş yerinde çalışmaları kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, verilen hükmün eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; davacının talebine konu dönemde davalı iş yerinden herhangi bir sigortalılık bildirimin mevcut olmadığı, davalı iş yerinin 15.04.2010- 21.08.2010 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, davacının eşi ... adına 15.04.2010- 11.08.2010 tarihli arasında davalı apartman yönetiminden sigortalılık bildirimlerinin yapıldığı hususları dikkate alındığında, davacının eşinin sigortalı bildirimlerinin yapıldığı süre boyunca kapıcılık hizmetlerinin davacının eşi tarafından yerine getirildiğinin anlaşılması karşısında, Mahkemece re'sen araştırma ilkesi doğrultusunda davacının yaptığı işlerin eşe yardım niteliğinde olup olmadığı, Mahkemenin kabulüne konu dönemde kapıcılık faaliyetinin esasen kim tarafından yerine getirildiği belirlenmeli, bu kapsamda yeteri kadar civar kapıcılar ve kat maliki olmayan kiracılar re'sen belirlenip, ayrıntılı bir şekilde dinlenilmelidir. Davacının çalışmasının kabulü halinde, çalışmanın kısmi zamanlı olup olmadığı irdelenmeli; kapıcılık faaliyetinin periyodik olarak hangi sıklıkta (saat/gün/ay) yapıldığı ve bunun için ne kadar zaman harcandığı araştırılmalı, günde kaç saat hizmet verildiği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında yukarıda değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.

Öte yandan dosyadaki kayıtlarda davacının ikametinin 03.03.2007-31.10.2013 tarihleri arasında davalı apartmana ait adreste olmasına karşın, talebe konu dönemin tamamını kapsayacak şekilde davacının ikamet bilgileri de tespit edilmek suretiyle, toplanan deliller ışığında varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

30.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.