10. Hukuk Dairesi 2024/3977 E. , 2024/5000 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1329 E., 2023/1126 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/157 E., 2019/102 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.10.2001 tarihine kadar sigortalı olarak çalıştığını, geçirdiği bypass ameliyatı sonrası malulen emekliye ayrıldığını, bu tarihten sonra herhangi bir işte çalışmadığını,müvekkilinin hizmet dökümü incelendiğinde 2007 yılında 15, 2011 yılında 7 gün sigortalılığının göründüğünü, davalı Kurum tarafından 23.11.2007 tarihinden itibaren malullük aylığının kesildiğini ve 100.403,02 TL borç aslı 35.852,31 TL faiz olmak toplam 136.255,33 TL borç çıkarıldığını, müvekkilinin çalışmasının gerçek olmadığını, bu çalışmalardan gelir elde etmediğini, sigortalı çalışmasını Kuruma bildirmemesinin mevzuatı iyi bilmemesinden kaynaklandığını, kötü niyetli kabul edilemeyeceğini, müvekkilin malullük maaşının kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptalini, yersiz ödendiği iddiasıyla ödenmesi istenen 136.255.33 TL yönünden borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 04.01.2002 tarihli tahsis talebine ve Malatya Bölge Hastanesinin 03.01.2002 tarihli ve 20 sayılı Sağlık Kurulu Raporuna istinaden 506 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesine göre malullük aylığı bağlandığını, aynı Kanun'un 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesinin (A) bendi gereğince malullük aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların malullük aylıklarının, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesileceğinin hüküm altına alındığını, davacının 04.01.2002 tarihli ve 945 sayılı tahsis talep ve beyan taahhüt belgesinde gelir ve aylık bağlandıktan sonra beyanlarında herhangi bir değişiklik olması halinde durumu derhal yazılı olarak Kuruma bildireceğini taahhüt etmesine rağmen 21.11.2007 tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olarak sigortalı çalışmaya başladığını Kuruma bildirmediğinin tespit edildiğini, bu nedenle yukarıda belirtilen hüküm gereği davacının aylığının 23.11.2017 tarihinde iptal edildiğini, yersiz ödemelerin geri alınması hususunun hüküm altına alındığı 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin (a) bendi gereğince dava konusu işlemin tesis edildiğini, davacı hakkında yapılan işlemlerin yasalara uygun olması nedeniyle hukuka aykırılığın bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2007 yılında 15 gün ve 2011 yılında 7 gün olarak görünen çalışmalarının fiili olduğu, bu çalışmaların tanık beyanlarına göre de hayatın olağan akışına da uygun olduğu, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde 506 sayılı Kanun'un 4958 sayılı Kanun'la değişmeden önceki 58 inci maddesinin uygulanması doğrultusunda davacının maluliyet aylığının ödenmeye devam edilmesinde kusurlu bulunmadığı, maluliyet aylığı almakta iken çalıştığı olgusu davacı adına dava dışı işverenler tarafından davalı Kuruma bildirilmesine rağmen, davalı tarafından aradan çok uzun süre geçtikten sonra kesilmesinde davacının kusurunun olmadığı, sağlık raporunda maluliyet halinin kontrol muayenesi gerektirmeyecek nitelikte olduğu davacının yanlızca maluliyet aylığı aldıktan sonraki çalışma dönemleri ile sınırlı olmak üzere almış olduğu, ve bilirkişi raporunda hesaplanan aylık toplamı olan 2.113,90 TL'ye yasal faiz uygulanmaksızın geri ödemesi gerektiğini, buna göre de davacının borçlu olmadığını, miktarın davacıdan yersiz ödendiği iddiasıyla istenilen 136.255,33 - 2.113,90 = 134.141,43 TL olduğunu kabul ile bu miktar bakımından davacının borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum Başkanlığı istinaf dilekçesinde; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının çalışmalarının fiili olmadığı yönündeki iddiaları ispat edilmediği, dinlenen tanık beyanlarının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, istinaf incelemesinde verilen kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığını, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediğini belirterek, HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile aynı gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler özellikle Kurum kayıtlarına ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!