WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/396 E.  ,  2024/1465 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/348 E., 2023/57 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzin 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/188 E., 2020/156 K.

Taraflar arasındaki sigortalılık süresinin ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kendi nam ve hesabına devam eden tarımsal faaliyetine istinaden 12.08.2008 tarihli bildirgeyi Kuruma verdiği, 1995 - 2000 yıllarında TMO hububat teslim ettiği ve prim tevkifatı yapıldığı, Kurum tarafından 01.12.1996 tarihinden itibaren tescilinin yapıldığı, 5763 sayılı Kanun kapsamında prim ödemeleri bulunduğu, 24.08.2015 tarihli tescil belgesine göre 15 yıl 2 ay 9 gün hizmeti bulunduğu, 16.03.2018 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, sigortalılığının iptal edildiği, tarımsal faaliyetinin kesintisiz devam ettiği ve Kurum işlemlerinin yerinde olmadığı iddiasıyla 01.12.1996 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, sigortalı olarak ödediği prim gün sayısının geçerli olmadığına dair Kurum işleminin iptaline, 16.03.2018 tarihini takip eden 16.04.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddeleri nedeniyle yerinde olmadığı, davacının 04.10.2000 tarihine kadar vergi kaydına istinaden tescil başvurusunda ve sonrasında borçlanma isteminde bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 27 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a 24 üncü maddenin eklendiği, 5763 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde ''2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre sigortalı olanların 31.03.2008 tarihine kadar olan prim ve sosyal güvenlik destek prim borçları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden iki ay içinde yazılı olarak başvurulması kaydıyla, bu maddede belirtilen şartlarla peşin veya yirmidört aya kadar eşit taksitler halinde ödenir.'' yer aldığı, anılan madde uyarınca davacının borçlandığı, sigorta primleri genel müdürlüğünün sigortalılık işlemleri ile ilgili yayınlanan 2013/11 sayılı genelgenin 3. Kısım 5. Bölümünde yer alan tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması başlıklı 2.1 madde hükmü uyarınca 01.01.1997 - 31.12.1997, 01.01.1998 - 30.06.1998 ve 01.01.2000 - 11.08.2008 tarihleri arasındaki davacının borçlandığı sigortalılık sürelerinin 'Ziraat Odası kaydı bulunmaması, tevkifata esas ürüne ilişkin kamu Kurum ve kuruluş kooperatif veya birlik kaydının bulunmaması ve sattığı ürünü(mısır) elde ettiği alan ile ibraz ettiği tapu niteliğinin(zeytinlik) uyuşmaması sebebiyle iptal edildiği, yeniden yapılandırma hakkını kaybettiren şartların 5763 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında sayıldığı, anılan maddede ''Borçlular, borç türü bazında taksitlendirilmiş borçlarıyla ilgili ödeme yükümlülüklerini bir takvim yılında üç defadan fazla yerine getirmemeleri veya eksik yerine getirmeleri ya da bir takvim yılında üç defaya kadar ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarını en geç son taksiti izleyen ayın sonuna kadar gecikilen her ay için Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası (YTL) cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faiz oranına 1 puan eklenmek suretiyle bulunacak faiz oranının bileşik bazda uygulanması sonucunda hesaplanacak faiz miktarı ile birlikte ödememeleri halinde, bu maddeye göre taksitlendirme haklarını kaybederler ve taksitlendirme öncesi duruma dönülerek ödedikleri taksit tutarları sosyal güvenlik mevzuatının ilgili hükümlerine göre borçlarına mahsup edilir.'' yer aldığı, Kanunda yer almayıp 2013/11 sayılı genelgede yer alan şartlar uyarınca borçlanılan sürenin iptal edildiği, yapılan işlemin normlar hiyerarşisine uygun olmadığı ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 01.01.1997 - 31.12.1997, 01.01.1998 - 30.06.1998 ve 01.01.2000 - 11.08.2008 tarihleri arasındaki davacının 5763 sayılı Kanun uyarınca borçlandığı sigortalılık sürelerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, aylık bağlanması talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davacı vekili istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebinin 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddeleri nedeniyle yerinde olmadığı, davacının 04.10.2000 tarihine kadar vergi kaydına istinaden tescil başvurusunda ve sonrasında borçlanma isteminde bulunmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalılık tespitine bir diyeceklerinin olmadığı, TMO tarafından ilgili tevkifat ve bunların Kuruma intikaline ilişkin belgelerin ibraz edilmemesinin kusurlu işlem olduğu, davacının tahsis koşullarını taşıdığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Kuruma 14.08.2008 tarihinde dilekçe sunarak 5763 sayılı Kanunda yararlanmak sureti ile 1996 yılından itibaren tescilinin yapılmasını talep ettiği, 01.12.1996 - 09.02.2012 tarihleri arasında 15 yıl 2 ay 9 gün(5469 gün) Tarım Bağ-Kur sigortasının bulunduğu, 1996-2000 yılları arasında tevkifat yaptığı, 14.08.2008 - 09.02.2012 tarihleri arasında Erzin Ziraat odası kaydı bulunduğu, 11.09.1996 - 30.07.2013 tarihleri arasında da traktörü bulunduğu, gelen tapu kaydı dökümünde davacı adına taşınmazların bulunduğu, dinlenen tanık beyanları ile de davacının çiftçilikle geçindiği, geçimini bu şekilde sağladığını beyan ettiği, davacının 01.01.1997 - 31.12.1997, 01.01.1998 - 30.06.1998 ve 01.01.2000 - 11.08.2000 tarihleri arasındaki davacının 5763 sayılı Kanun uyarınca borçlandığı sigortalılık sürelerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, aylık bağlanması talebinin şartları oluşmadığından reddine dair kabulü yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının devam eden tarımsal faaliyetine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
1.01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanun'un yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, sigortalılık açısından davanın yasal dayanağı 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 2, 5, 7, 9, 10, 36 nci maddeleridir.

2. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir:
"Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar."

3. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 5 inci maddesinin 1 ve 2 inci fıkraları şöyledir:
"2 nci madde kapsamına girenler, onsekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak, 7 nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar.
Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz."

4. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 7 nci maddesi şöyledir:
"Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar.
5. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 9 uncu maddesi şöyledir:
"Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri, Kurumca resen yapılır.
6. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 10 uncu maddesi şöyledir:
"Sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 21.10.1935 tarih ve 2834 sayılı Kanuna göre kurulan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, 18.04.1972 tarih ve 1581 sayılı Kanuna göre kurulan tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, 24.04.1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınır.(Ek cümle:24.07.2003-4956/52 md.) Belirtilen bu merci, kurum, kuruluş, kooperatifler ve birlikleri ile şirket ve bankalar, Kurumun isteği üzerine her türlü bilgiyi ve belgeyi vermekle yükümlüdürler.

7. 2926 sayılı Kanun'un ilgili mülga 36 ncı maddesinin ilgili 1 inci fıkrası şöyledir:
"Sigortalı, 31 inci maddede belirtilen prim borcunu ait olduğu yıl içinde Bakanlar Kurulunca tespit edilen dönemlerde ödemek zorundadır. Kurumun prim alacakları; Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir."

3. Değerlendirme
1. 2926 sayılı Kanun yönünden sigortalılık hak ve yükümlülüğü tescille başlar. Anılan Kanun'un 5 inci maddesi 2 nci madde kapsamına girenlerin, on sekiz yaşını doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacaklarını, ancak 7 nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağını düzenlemiştir.

2. 2926 sayılı Kanun'un re’sen tescil ile ilgili 9 uncu maddesinin bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan, sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca re’sen yapılacağı, bir başka deyişle 2 nci maddeye göre Kanun kapsamında sayılan sigortalıların Kurumca re’sen tescil edilmeleri zorunluluğu bulunduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki 5 inci madde uyarınca Tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu olup sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz.

3. 2926 sayılı Kanuna tabi kişilerce 36 ncı maddede sayılan kurum, şirket, işletme veya gerçek kişilere satılan ürün bedellerinden prim borcuna mahsuben %1 oranında kesinti yapılması ve bu kesintilerin anılan gerçek ve tüzel kişilerce ertesi ayın 20 nci günü akşamına kadar Bağ-Kur’a intikal ettirilmesi gerekir. İşte bu bağlamda sigorta primlerinin, ürün bedellerinden Bağ-Kur adına tevkif suretiyle, tahsili halinde kişinin yukarda izah edilen 5 inci maddede yer alan anlamda tescil işleminin bu tevkifat tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Tescil sonrasında sigortalı sayılma koşulu ise 3 üncü maddede belirtilen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülmesine bağlı kılınmıştır.

4. Davacının 14.08.2008 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına intikal eden bildirge ile Kasım 1996 tarihli Toprak Mahsulleri Ofisine teslim ettiği tarımsal ürün bedelinden yapılan prim tevkifatına istinaden 01.12.1996 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılık kayıt ve tescili yapılmış, Kurum kayıtlarındaki tevkifat listesi ve Ziraat Odası kaydı esas alınarak davalı Kurum tarafından 01.12.1996 - 31.12.1996, 01.07.1998 - 31.12.1999 ve 12.08.2008 - 09.02.2012 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalısı kabul edilmiştir. Davacı, eldeki dava ile 01.12.1996 tarihinden itibaren kesintisiz Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının 01.12.1996 - 12.08.2008 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulü ile yaşlılık aylığı tahsis koşullarını taşımadığı sabit olduğundan yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddine karar verilmiştir.

5. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının tarımsal faaliyetinin bulunduğu tevkifatlarla sabit olan 01.12.1996 - 31.12.2000 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın kabulü ile davacının tahsis koşullarını taşımadığından yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkin istemin reddi kararı yerindedir. Ne var ki; davacının Ziraat Odası kaydı 14.08.2008 tarihinden başlamakta olup tarımsal faaliyete ilişkin dosyaya yansıyan başkaca kaydı bulunmamaktadır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunda, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmediğinden davacının başlayan Tarım Bağ-Kur sigortalılığının devamı ancak tarımsal faaliyeti ispat eden tarımsal ürün teslimi, bu ürün bedellerinden yapılan prim tevkifatı, prim ödemesi gibi kayıtların varlığına bağlıdır. Dolayısıyla anılan kapsamda tarımsal faaliyetin araştırılmasıyla söz konusu delil ve kayıtların bulunmaması halinde 01.01.2001 - 11.08.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.