10. Hukuk Dairesi 2024/3951 E. , 2024/4269 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3066 E., 2022/1510 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/433 E., 2021/299 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılardan ... Sigorta A.Ş., Eyüp Sultan Belediye Başkanlığı ile ... Tem. Mad. San. Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... ve ... Şirketi'nin istinaf istemlerinin esastan reddine, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, davalılar ... Sigorta A.Ş., Eyüp Sultan Belediye Başkanlığı ile ... Tem. Mad. San. Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve de davalı ... Tem. Mad. San. Tic. A.Ş. vekili tarafından duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek temyiz istemlerinin süresinde olduğu, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.10.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... Tem. Mad. San. Tic. A.Ş. adına Av. ... ile davalı ...Ş. adına Av..... geldiler. Davacılar ve diğer davalılar adına gelen olmadı. Gelen avukatların yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek, yapılan ilk inceleme kapsamında tespit edilen noksanların ikmali için dosya mahalline geri çevrildikten, dosyadaki noksanlar ikmal edilerek dairemize gelmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dosyasında özetle; davalı işverenin işyerinde 05.11.2013 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazasında kusurun tamamının davalı sürücü ... ve işverenlere ait olduğunu, davacı işçinin yapmış olduğu hizmetin davalı ve asıl işveren olan Belediyenin asli görevi olduğunu, iş kazasının işin görülmesi esnasında ve kanunen işyeri sayılan yerde meydana geldiğini, işverenlerin meydana gelen kazadan sorumlu olduklarını beyanla manevi tazminata yönelik talep hakkı saklı kalmak kaydıyla meslekte kazanma gücü kaybı nedeniyle 1.950,00 TL maddi tazminat ile 50,00 TL bakım parasının kaza tarihinden itibaren en yüksek banka faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında bu dava kapsamında maddi tazminat istemlerini mirasçılarından temin edilen vekaletlere istinaden geçici iş göremezlikten kaynaklı 1.528,65 TL'ye, bakıcı giderinden kaynaklı 32.645,30 TL'ye artırmıştır.
2.Davacılar vekili birleşen dava dosyasında özetle; asıl dosyada davacı ...'ın 05.11.2013 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazasına bağlı olarak 26.02.2016 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle sigortalının eşi Muhlise lehine 1.000 TL maddi ve 40.000 TL manevi, annesi Hanım ve babası ... lehlerine 500,00 TL'şer maddi ve 20.000 TL'şer manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren en yüksek banka faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında bu dava kapsamında maddi tazminat istemlerini eş için 168.500 TL'ye, baba için 54.003,71 TL'ye, anne için 32.574,80 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Olayda ... Temizlik Maden Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketini ile Eyüp Belediye Başkanlığı'nın kusurlu olduğunu, müvekkil aleyhine açılmış olan İstanbul 84. Asliye Ceza Mahkemesindeki davanın sürdüğünü, müvekkiline ait 34 LR 283 plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMSS Poliçesi ile sigortalı olduğunu, tedavi giderlerinin ise SGK'dan karşılandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... Temizlik Maden Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın husumet olarak ... ile ... Sigorta A.Ş.'ne yönetilmesi gerektiğini, davacıya müvekkilinin gerekli eğitimleri verdiğini, sorumluluğun tamamen ...'e ait olduğunu, işçilik haklarıyla ilgili olarak vasisi olan eşine ödemede bulunulduğunu, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin asıl işveren olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, ihale sözleşmesine göre işçilerin temini ve sorumluluğunun tamamen yükleniciye ait olduğunu, dayanışmalı sorumluluğun söz konusu olamayacağını, haklarındaki davanın husumetten reddini gerektiğini, her türlü maddi ve manevi tazminattan yüklenicinin sorumlu olduğunu, davalı müvekkilinin sorumluluğu olmamakla birlikte kazayla müvekkili arasında uygun illiyet bağlantısının bulunmadığını, üçüncü kişinin eyleminden dolayı sorumlu tutulamayacağını, olayda 3.şahsın tamamen kusurlu ise müvekkili açısından illiyet bağının kesildiğini, husumet ve görev açısından müvekkili aleyhindeki davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... ...'ın dosya kapsamındaki sözleşme ve bilgilere göre davalı asıl işveren Eyüp Belediye Başkanlığı'nın alt işvereni olan davalı ... Temizlik A.Ş.'de temizlik işçisi olarak çalıştığı, 15.11.2013 günü Osmangazi caddesi üzerinde temizlik işi yaptığı sırada davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ve davalı ...Ş. tarafından sigortalı olan .....plakalı araçla seyir halinde iken otomobilin direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçmesi, akabinde karşı şeritte yol kenarında çalışan müteveffaya çarpması ile meydana gelen iş kazasında ağır şekilde yaralandığı anlaşılmıştır. SGK müfettişleri tarafından hazırlanan raporda davaya konu iş kazası nedeniyle davalı sürücü ...'in %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davaya konu kazaya ilişkin ceza dosyasında alınan raporda da davalı ...'in asli kusurlu, müteveffanın ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Dosyamız kapsamında tarafların kusur oranının tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş hazırlanan raporda davalı asıl işveren Eyüp Belediyesi ile davalı alt işveren ... Temizlik A.Ş.'nin birlikte olmak üzere %20 kusurlu, davalı sürücü ...'in %80 kusurlu, müteveffanın ise kusursuz olduğu tespit edilmiş alınan iş bu kusur raporu dosya kapsamına uyumlu olduğundan hükmü esas alınmıştır. Asıl davadaki iyileşme dönemi zararı ile bakıcı gideri zararına dair talepleri bakımından; müteveffanın kaza sonrasında %100 malul kaldığı, bakıma muhtaç olduğu dosya kapsamı ile sabit olduğundan bilirkişi raporunda tespit edilen raporlar hüküm altına alınmış, müteveffanın eşi ile anne ve babası olduğu anlaşılan davacıların meydana gelen iş kazası nedeniyle müteveffanın desteğinden yoksun kaldığı kaza nedeniyle maddi zarara uğradıkları anlaşılmış olup bilirkişi raporundaki miktarlar kadar davacıların destekten yoksunluk tazminat istemleri kabul edilmiş, davacıların davaya konu kaza nedeniyle eşini ve çocuğunu kaybetmiş olmaları nedeniyle duydukları acıya karşılık olayın oluş şekli, müteveffanın kusurunun bulunmayışı, davacıların duyduğu elem ve ızdırabın derecesi, müteveffanın ve davacıların yaşı, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının içeriği ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimi ile hak ve nesafet kuralları, bunun yanında olayın işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yeterince alınmamasından kaynaklanmasına nazaran gelişen hukuktaki yaklaşıma uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık fonksiyonu da dikkate alındığında manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı ... şirketinin sorumluluğu sigorta sözleşmesine dayanmakla bu sorumluluğun sınırı poliçe limiti dahilinde kalmak kaydıyla davalı sürücünün sorumluluğu kadardır. Poliçede manevi tazminata yönelik herhangi bir güvence bulunmadığından davalı ... manevi tazminattan sorumlu tutulmamış, temerrüt tarihi dikkate alınarak davalı ... şirketinin maddi zararlardan sorumlu olduğu" gerekçeleriyle "Asıl davanın kısmen kabulü ile 1.528,65 TL net iyileşme dönemi zararı ile 32.645,30 TL net bakıcı gideri zararının davalılar ..., Eyüpsultan Belediyesi ve ... Temizlik Maden San. ve Dış Tic. A.Ş. için haksız fiil tarihi olan 05.11.2013 tarihinden, davalı ...Ş. için ise 30.05.2014 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile; davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı eş ... için 168.500,00 TL anne ... için 32.574,80 TL ve baba ... için 54.003,71 TL maddi tazminatın davalılar ..., Eyüpsultan Belediyesi ve ... Temizlik Maden San. ve Dış Tic. A.Ş. için haksız fiil tarihi olan 05.11.2013 tarihinden, davalı ...Ş. için ise 30.05.2014 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı eş ... için 40.000,00 TL, anne Hanım ve baba ... için 20.000,00 TL'şer manevi tazminatın davalılar ..., Eyüpsultan Belediyesi ve ... Temizlik Maden San. ve Dış Tic. A.Ş. için haksız fiil tarihi olan 05.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir."
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... Sigorta A.Ş., Eyüp Sultan Belediye Başkanlığı ile ... Tem. Mad. San. Tic. A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalının ölümü ile iş kazası arasında illiyet bağının olmadığı, SGK'lı bir çalışan olarak gelir belirlenirken SGK hizmet dökümü yerine dosyada bilirkişinin tespit ettiği tarafların imzası bulunmayan ve geçersiz olan maaş bordrolarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsü kusurunu kabul anlamına gelmemek kaydı ile işverenlere atfedilen kusur oranından müvekkili sorumlu olmadığı halde bu durumu aşar şekilde tüm kusur oranından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda cevap dilekçesinde yer alan unsurların hiçbirine değinilmediğini, Belediyenin belediye sınırları içerisindeki tüm temizlik işlerini diğer davalı yüklenici ... ... Şirketine devrettiği için müvekkilinin asıl işveren sıfatı bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber ceza dava dosyasında sürücü ...'in tam kusurlu olduğu kabul edildiği, bu sebeple belediyenin bir kusurundan ya da kazanın meydana gelmesinden sorumlu olduğunun iddia edilemeyeceğini, belediyenin kusursuz sorumlu olduğu iddia edilmesi durumunda da 3. kişinin tam kusurlu olması nedeniyle sebep ve sonuç arasındaki illiyet bağının ortadan kalkacağı ve belediyenin ne kusurlu ne de kusursuz sorumlu tutulamayacağını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı ... Tem. Mad. San. Tic. A.Ş. istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, meydana gelen zarar ile müvekkil şirket arasında illiyet bağının olmadığını, müvekkil şirketin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, tüm iş güvenliği ve sağlığı önlemlerini aldığını, olayda da tek kusurlu olan tarafın davalı sürücü ... olduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkil şirketin kusurunun olduğu düşünülse dahi ibraname sebebiyle işbu davanın müvekkil şirkete yöneltilemeyeceğini, hükmolunan faiz miktarının hatalı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının yanlış hesaplandığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kaza nedeniyle komaya girdiği ve % 100 malul olduğu, SGK ve YSK kararları ile sabit olduğundan ve ölüm belgesinde bunun dışında bir ölüm sebebi belirtilmediğinden iş kazası ile ölüm arasında illiyet bağının kurulamayacağına dair davalıların istinaf sebeplerinin reddi gerektiği, gelirin faiziyle tenzili noktasında, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta şirketine işbu davada müşterek müteselsil sorumluluk yüklemek isabetli olmakla beraber rücu davasında kusur oranında sorumluluk hesaplanacak olduğundan istinaf başvurusuna itibar edilemeyeceği, Belediye Kanunu'nun 67 nci maddesine göre belediyelerin bazı hizmetlerini, ihale yoluyla yapılan hizmet alımı sözleşmeleriyle üçüncü kişilere verebilmesinın mümkün olduğu, bu durumda davalılar arasında geçerli bir asıl -alt işveren ilişkisinin kurulması nedeniyle davalı ... istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, iş mahkemesindeki kusur oranı ile ceza mahkemesi kusur oranındaki farklılığın çelişki olarak kabul edilemeyeceğini, eldeki dosyada mahkemece, davalı işverenin davalı ...Ş. ile birlikte tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmiş, ancak sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu belirtilmemiştir. Ne var ki, bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerektiği belirtilerek; davalılar ... ve ... Temizlik Maden San. ve Dış Tic. A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında; "Asıl davanın kısmen kabulü ile 1.528,65 TL net iyileşme dönemi zararı ile 32.645,30 TL net bakıcı gideri zararının davalılar ..., Eyüpsultan Belediyesi ve ... Temizlik Maden San. ve Dış Tic. A.Ş. için haksız fiil tarihi olan 05.11.2013 tarihinden, davalı ...Ş. için ise 30.05.2014 dava tarihinden işleyecek yasal faiz ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile; davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı eş ... için 168.500,00 TL anne ... için 32.574,80 TL ve baba ... için 54.003,71 TL maddi tazminatın davalılar ..., Eyüpsultan Belediyesi ve ... Temizlik Maden San. ve Dış Tic. A.Ş. için haksız fiil tarihi olan 05.11.2013 tarihinden, davalı ...Ş. için ise 30.05.2014 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı eş ... için 40.000,00 TL, anne Hanım ve baba ... için 20.000,00 TL'şer manevi tazminatın davalılar ..., Eyüpsultan Belediyesi ve ...için haksız fiil tarihi olan 05.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...Ş. için ise 30.05.2014 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir."
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... Sigorta A.Ş., Eyüp Sultan Belediye Başkanlığı ile ... Tem. Mad. San. Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Eyüp Sultan Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanmadığını, asıl işveren sıfatı olmadığını işin ihale ile diğer davalı ... şirketine devredildiğini, Belediyenin asıl işi olan temizlik işinin Belediyeler Kanunu'nun 67 inci maddesi gereğince uzmanlık gerektiren bir iş olduğu ihale ile başkasına gördürülebileceği bu kapsamda asıl işveren sıfatı doğmayacağından husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, 3 üncü kişi ...'in tam kusurlu olduğunu bu nedenle illiyet bağı kesildiğinden davanın reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... Tem. Mad. San. Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...'in %100 kusurlu ve öngörülmesi fiilen mümkün olmayan eylemi ile zarar ile müvekkil şirket arasında illiyet bağının kesildiğini, ceza dava dosyasında sigortalı ile müvekkiline kusur verilmediğini, tüm kusurun sürücü ...'e verildiği bu durumun SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'nın 03.02.2015 tarihli raporunda da tespit edildiği halde iş bu dava dosyasında alınan kusur raporunda müvekkiline kusur verilmesinin hatalı olduğunu, sürücü ...'in karşı şeritten geldiği, yani bir an için olayı engelleyecek şeyin ışıklı levha olduğu düşünülse ve o sırada orada ışıklı levha bulunsa dahi olayın gerçekleşmesine engel olmayacağı zira ışıklı levha müteveffanın bulunduğu şeride, sürücünün sürdüğü yönün tersine olacak şekilde konulacağından sürücü her halükarda karşı şeritten hızla geldiğinden ve önüne aniden köpek çıkmasıyla direksiyonu diğer yöne kırarak kazaya sebebiyet verdiğinden yine levhaya dikkat etmeyeceği ve kazanın gerçekleşeceğini bu nedenle kusur raporunda belirtilen tedbirlerin kazanın gerçekleşmesine bir etkisinin olmadığı, ibraname kapsamında müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, hesap raporuna itirazın karşılanmadığını eşin evlenme ihtimali oranının az tespit edildiğini, birleşen davada faizin kaza tarihi değil ölüm tarihi olarak esas alınması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kaza ile ölüm arasında illiyet bağını tespit eden rapor alınmadan destekten yoksunluk tazminatından sorumlu kılınmasının hatalı olduğunu, SGK'dan hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin bağlandığı tarihten itibaren işleyecek faiziyle beraber hesaptan tenzili gerektiğini, SGK'nın yapmış olduğu sürekli iş göremezlik ödeneği fazla bulunmakla toplam tazminattan tenzil edilmemiş ve rapor kısmında 6.848,68 TL olarak gösterildiğini, ancak söz konusu tutarın kurum tarafından taraflara rücu edileceğini, davacı SGK'lı bir çalışan olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerle ortada olduğu halde müteveffanın geliri belirlenirken SGK hizmet dökümü yerine bilirkişinin tespit ettiği tarafların imzası bulunmayan ve geçersiz olan maaş bordrolarına itibar edildiğini, bilirkişi raporlarının usul ve yasaya aykırı olup hüküm vermeye elverişli olmadığını, kusur oranının %80 ile sorumlu tutulması gerekirken %100’den sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu rücu davasında değerlendirilebileceğine dair gerekçenin yerinde olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin birleşen davadaki maneviden sorumlu tutmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" açısından 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420, 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısından olayın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine göre 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleridir. "İşleten ve Sigorta şirketinin sorumluluğu" açısından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 ila 92 nci maddelerinde yer alan düzenlemeler ile sigorta genel şartlarıdır.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ...Ş., Eyüp Sultan Belediye Başkanlığı ile ... Tem. Mad. San. Tic. A.Ş. vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
a) Kusur oran ve aidiyetlerinin tespiti yönünden;
1.Geniş anlamıyla sorumluluk kavramı, bir kişinin başka bir kişiye verdiği zararları giderme yükümlülüğü olarak açıklanmıştır. Hukuki anlamda sorumluluk ise, taraflar arasındaki borç ilişkisinin zedelenmesi sonucu doğan zararların giderilmesi (tazmin edilmesi) yükümlülüğünü içerir.
2.İşçi ve işverenin hizmet sözleşmesinden kaynaklanan sıkı iş ilişkisi, işçi yönünden işverene içten bağlılık (sadakat borcu), işveren yönünden işçiyi korumak ve gözetmek borcu şeklinde ortaya çıkar. Gerçekten işçi, işverenin işi ve iş yeri ile ilgili çıkarlarını korumak, çıkarlarına zarar verebilecek davranışlardan kaçınmak, buna karşı işveren de, işçinin kişiliğine saygı göstermek, işçiyi korumak, iş yeri tehlikelerinden zarar görmemesi için iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almak, işçinin özlük hakları ve diğer maddi çıkarlarının gerektirdiği uygun bildirimlerde ve davranışlarda bulunmak, işçinin çıkarına aykırı davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür.
3.Sanayi ve teknolojideki gelişmeler, yeni işletmelerin açılması, fabrikaların kurulması iş yerlerindeki makinalaşmanın artmasına yol açmış, bu durum iş kazaları ile meslek hastalıklarında artışlara neden olmuştur. Bu gelişme, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin daha etkili şekilde alınması gereğini ortaya çıkarmıştır.
4.İşveren, gözetme borcu gereği, çalıştırdığı işçileri, iş yerinde meydana gelen tehlikelerden korumak, onların yaşam, bedensel ve ruhsal sağlık bütünlüklerini korumak için iş yerinde teknik ve tıbbi önlemler dahil olmak üzere bilimsel ve teknolojik gelişmelerin gerekli kıldığı tüm önlemleri almak zorundadır.
5.Anayasanın 17 nci maddesinde; "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz." hükmü getirilerek yaşama hakkı güvence altına alınmış, bu yasal güvencenin yaşama geçirilmesinde İş ve Sosyal Güvenlik Mevzuatında da işçilerin korunması, işin düzenlenmesi, iş güvenliği, sosyal düzen ve adaletin sağlanması düşüncesi ile koruyucu bir takım hükümler getirilmiştir.
6.Mülga 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 332 nci maddesinde; "İş sahibi, aktin özel halleri ve işin mahiyeti noktasından hakkaniyet dairesinde kendisinden istenilebileceği derecede çalışmak dolayısıyla maruz kaldığı tehlikelere karşı icap eden tedbirleri ittihaza ve münasip ve sıhhi çalışma mahalleri ile işçi birlikte ikamet etmekte ise sıhhi yatacak bir yer tedarikine mecburdur. İş sahibinin yukarıdaki fıkra hükmüne aykırı hareketi neticesinde işçinin ölmesi halinde onun yardımından mahrum kalanların bu yüzden uğradıkları zararlara karşı isteyebilecekleri tazminat dahi akde aykırı hareketten doğan tazminat davaları hakkındaki hükümlere tabi olur." hükmü düzenlenmiştir.
7.Yasa koyucu 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 332 nci maddesinin karşılığını 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren yeni 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesinin 2 nci fıkrasında düzenlemiştir.
8.Anılan fıkrada "İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli olan her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür." hükmü yer almaktadır. Bu fıkraya göre, işverenin, işçinin yaşam, sağlık ve bedensel bütünlüğünü korumak için gerekli önlemleri alma yükümlülüğü öngörülmektedir. Burada işverenin özellikle iş kazalarına karşı gerekli önlemleri alma yükümlülüğü söz konusudur. Buna göre işveren, hizmet ilişkisinin ve yapılan işin niteliği göz önünde tutulduğunda, hakkaniyet gereği kendisinden beklenen; deneyimlerin zorunlu kıldığı, teknik açıdan uygulanabilir ve iş yerinin özelliklerine uygun olan önlemleri almakla yükümlüdür.
9.Aynı maddelere paralel olarak, 4857 sayılı İş Kanunu'nun "İşverenlerin ve İşçilerin Yükümlülükleri" kenar başlıklı 77 nci maddesinin 1 inci fıkrasında da benzer bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu fıkraya göre "İşverenler iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler."
10.Bundan başka işveren, mevzuatta öngörülmemiş olsa dahi bilimsel ve teknolojik gelişmelerin gerekli kıldığı iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almak zorundadır. Bilim, teknik ve örgütlenme düşüncesi yönünden alınabilme olanağı bulunan, yapılacak gider ve emek ne olursa olsun bilimin, tekniğin ve örgütlenme düşüncesinin en yeni verileri göz önünde tutulduğunda işçi sakatlanmayacak, hastalanmayacak ve ölmeyecek ya da bu kötü sonuçlar daha da azalacaksa her önlem işverenin koruma önlemi alma borcu içine girer.
11.Bu önlemler konusunda işveren iş yerini yeni açması nedeniyle tecrübesizliğini, bilimsel ve teknik gelişmeler yönünden bilgisizliğini, ekonomik durumunun zayıflığını, benzer iş yerlerinde bu iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını savunarak sorumluluktan kurtulamaz. Gerçekten, çalışma hayatında süregelen kötü alışkanlık ve geleneklerin varlığı işverenin önlem alma borcunu etkilemez. İşverenlerce, iş güvenliği açısından yaşamsal önem taşıyan araç ve gereçlerin işçiler tarafından kullanılması sağlandığında, kaza olasılığının tamamen ortadan kalkabileceği de tartışmasız bir gerçektir.
12.Nitekim, günümüzde gelişen sanayi ve teknoloji karşısında yukarıda açıklanan hükümler yeterli görülmemiş, insan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin, iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğu iken, İş Kanunu'nun 77 ve devamı bir kısım maddeler 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37 nci maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümlülüğünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.
13. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddesinde "İşverenin Genel Yükümlülüğü" Aynı Kanun'un 5 inci maddesinde "Risklerden Korunma İlkeleri" 10 uncu maddesinde "Risk Değerlendirmesi; Kontrol, Ölçüm ve Araştırma" 19 uncu maddesinde "Çalışanların Yükümlülükleri" düzenlenmiştir.
14. Yukarıda yapılan bu açıklamalardan sonra 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 332 nci maddesinin karşılığı olarak çağdaş yaklaşımla düzenlenen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesinin 2 nci fıkrasında; "İşveren, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçilerde iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlü" olacağı belirtilerek, İş Kanunu'nun 77/1 inci maddesiyle bütünlük sağlandığı gibi 3 üncü fıkrasında; "İşverenin yukarıdaki hükümler dahil kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabi" olduğu hükme bağlanmak suretiyle, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğun hukuki niteliği konusunda tartışmalar sona erdirilmiş, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan ölüme ve vücut bütünlüğünün zedelenmesine veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmininde sözleşmeden doğan sorumluluk hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.
15. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci ve devamı maddelerini yürürlükten kaldıran 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 4 ve 5 inci maddelerde işverenin yükümlülüklerini, 19 uncu maddede de çalışanların yükümlülüklerinin çağdaş anlaşıyla daha ayrıntılı ve somut olarak ortaya koymuş ve kusur sorumluluğunun sınırlarını kusursuz sorumluluğun sınırlarına yaklaştırmıştır.
16.6331 sayılı Kanun'un 4 ve 5 inci maddeleri ile buna uygun olarak çıkarılan iş sağlığı ve güvenliği yönetmelikleri hükümleri işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.
17. Öte yandan objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştüremez. Çünkü, bazı istisnalar dışında işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Ancak Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2 nci maddesi, Anayasa ve 6331 sayılı Kanun hükümleri objektifleştirilmiş kusur sorumluluğu ilkesi gereğince işverenin sorumluluğunu oldukça genişletmiştir.
18.Öte yandan işvereni, zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluktan kurtaracak olan durum, eylem ile meydana gelen zarar arasındaki uygun illiyet rabıtasının kesilmesidir. Kusursuz sorumlulukta olduğu gibi kusur sorumluluğunda da illiyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin ve üçüncü kişinin ağır kusuru nedenleriyle kesilebilir. Uygun illiyet bağının kesildiğinin ispatı halinde, işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir. (HGK, 20/03/2013 tarih, 2012/21-1121 Esas, 2013/386 Karar)
19. Somut olayda; asıl dosyada davacı sigortalı ...'ın davalı Belediyenin taşeronu olan ... Temizlik ... Şirketinde temizlik işçisi olarak çalıştığı ve 15.11.2013 tarihinde kaldırım temizliği yaptığı sırada, davacının bulunduğu istikametin karşısındaki istikametten gelen davalı ...'in sevk ve idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırıma çıkıp davacıya çarpması sonucu davacının iş kazasına uğradığı ve yargılamanın devamında 26/02/2016 tarihinde vefat ettiği, ceza dava dosyasında davalı ...'in asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, SGK müfettişi tarafından düzenlenen raporda da davalı Erken Çimen %100 kusurlu kabul edilmişken, işverenlerin kusurlarının bulunmadığının belirtildiği, iş bu dava dosyası kapsamında alınan 23.05.2016 tarihli kusur raporunda ise "sigortalının çalıştığı alanda araçların gelişigüzel şekilde hızlanmalarını önleyecek şekilde ışıklı uyarı, uyarı levhası veya duba vb. aparatların temin edilmemiş olması, işaretçi elemanla trafiğin yönlendirilmemiş olması gibi" gerekçelerle davalı asıl işveren Eyüp Belediye Başkanlığının %5 oranında, davalı alt işveren ... Temizlik Şirketine %15 oranında, "aracını trafik güvenliği ve kurallarına uygun hızda sevk ve idare etmemesi nedeniyle" 3 üncü kişi sıfatıyla davalı ...'e %80 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin mütalaa edildiği mahkemece bu rapora itibarla karar verilmiş ise de varılan sonuç hatalı olmuştur.
20. Bu açıklamalar doğrultusunda; davalı ...'in davacının temizlik işini yaptığı kaldırımın bulunduğu yol sathından değil, karşı şeritte seyri esnasında iddiaya göre önüne aniden çıkan köpeğe çarpmamak için direksiyonu kırması ile şerit ihlali yapıp kaldırıma çıkarak sigortalıya çarpması ile kazanın gerçekleştiğinin anlaşılmış olması karşısında; işverenler tarafından alınacak önlemlerin iş kazasının gerçekleşmesine engel olmayacağı, bu kapsamda davalı ...'in (%100) tam kusurlu eylemi ile olayın gerçekleştiği kabul edilerek, davalı asıl işveren Belediye ve alt işveren ... Temizlik şirketi yönünden davanın reddi, gerekirken hatalı değerlendirme yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
b) Sigorta şirketinin sorumluluğu yönünden;
21.Somut olayda davalı ...'in sevk ve idaresindeki aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş.'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve sigorta poliçesinin genel şartları kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, anılan Kanun'un 92 nci maddesinin f bendinde manevi tazminat taleplerinin teminat dışında bırakıldığının açık olması karşısında davalı ... şirketinin manevi tazminatlar nedeniyle sorumlu olmadığına karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde manevi tazminatlardan sorumlu tutulması da usul ve yasaya aykırı olmuştur.
22. O halde, temyiz eden davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek, davalı ... şirketinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında kara veren Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar ... Sigorta A.Ş., Eyüp Sultan Belediye Başkanlığı ile ... Tem. Mad. San. Tic. A.Ş vekillerince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
3. Dairemizde icra edilen duruşmada davalılardan ... Sigorta A.Ş. ve ... Tem. Mad. San. Tic. A.Ş. kendilerini vekille temsil ettirmiş olmaları nedeniyle 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davalılara verilmesine,
4. Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!