WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3950 E.  ,  2024/4448 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/229 E., 2023/291 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde prime esas kazanç tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işyerinde 1999 yılının 4. ayında çalışmaya başlayıp haklı nedenle işten ayrıldığı 02.07.2012 tarihine kadar aralıksız çalıştığı, aylık ücretinin 900.00 TL net olduğunu, işyerinde yemek verildiği ve servis hizmetinin olduğunu, bayramlarda toplam yarım maaş ikramiye ve işyerinde ... ayında da 50.00 TL erzak yardımı aldığını, maaşının bir kısmı bankadan bir kısmının ise elden veriliğini, Bakırköy 2. İş mahkemesinin 2012-725 Esas sayılı dosyası ile tazminat ve fazla mesai ücretine yönelik dava görülmüş ve 2014-81 Karar sayılı ilam ile davanın sonuçlandığını, beyanla işyerinde almış olduğu gerçek ücretlerinin, fazla mesai ücretleri, değer sosyal haklarının tespiti ile sigorta kayıtlarında gerçek ücret üzerinden gösterilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının davalı şirkette 01.08.1999 ile 30.06.2012 tarihleri arasında çalıştığını, davacının davalı şirkette asgari ücretle kaplama ustası olarak çalıştığını, sunulan iş başvuru formunda davacının imzalamış olduğu ibranamede ve bordrolarda davacının maaşının brüt 886.50 TL olduğunun görüldüğünü, bu nedenle davacının maaşının dava dilekçesinde belirtilen miktarda olmasının mümkün olmadığını, davacının hiçbir gerekçe göstermeden kıdem tazminatı almak suretiyle 30.06.2012 tarihinde istifa ederek işyerinden ayrıldığını, davacıya kıdem tazminatı 11.372.60 TL'nin davacının banka hesabına yattığını, Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 2012/275 Esas nolu dosyası ile görülmekte olan davada Mahkemece davacının davasının iş bu davada dikkate alınmasının mümkün olmadığını, hizmet tespiti davası ile işçi alacak davası niteliklerinin delillerinin tespiti ve değerlendirilmesi gibi usuli işlemler bakımından birbirinden farklı ve müstakil dava olduğunu belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde davacının diğer davalı işyerinde asgari ücretten daha yüksek ücretle çalıştığını, prime esas kazancının bordrolarda görünenden daha yüksek olduğunu iddia ettiğini, öncelikle bordrolar ve özellikle ücret bordrolarının celpedilmesini bordrolardaki imzaların davacıya ait ise davanın red olunmasını, çünkü davacı gerçekte belirtmiş olduğu ücretle çalışmış olsa bile bu durumda kanuna karşı hile niteliğinde işlemin tarafı olacağından davacı daha sonra bu işleme dayanarak aksi yönde hak talebinde bulunmaması gerektiğini, HUMK.nun 288 inci maddesinde yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarının yazılı delil aranması iddialarının da aranması gerektiğini, hizmet tespiti talebi ise mahkemece dava konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediğe dikkate alınarak ücret konusunda titizlikle araştırılmasını, kurum resmi kayıtlarının incelenmesinin, tanık beyanları değerlendirilirken işyerinde yürütülen işin'niteliği, tanıkların iş ve işyeri hakkındaki bilgileri tanıklık edilen dönemin üzerinden geçen sürenin uzunluğu, tanık beyanlarının hayatın olağan akışı ile çelişkili olması dikkate alınması gerektiğini belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2020 tarih, 2017/201 E. - 2020/143 K. sayılı kararıyla; "... Dava konusu olayda davacının son dönem ücretinin 900,00 TL olduğunu iddia etmiş ise de önceki dönem ücretlerine ilişkin bir miktar belirtmemiştir. Dosyada mübrez dönem bordrolarında davacıya yapılan bordrolarda gösterilen miktarın SGK’ya bildirildiği görülmüştür.

Ayrıca dinlenen davacı tanığı ... ... davacının o tarihteki ücretinin net 800-900 TL olduğunu beyan etmiştir.

Dosyaya gönderilen emsal ücret araştırmasına ilişkin ... Sendikası tarafından bildirilen yazıdaki miktar da davacının iddia ettiği ücreti konusunu doğrulamaktadır.

Dosyaya celp edilen Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 2012/725 Esas nolu işçilik alacakları ile ilgili açtığı davada verilen karar ile davacının kıdem tazminatı fazla mesai ücreti hakkında tahsiline karar verilmiş ve dosyadan tanzim olunan raporda davacının son ücretinin 900.00 TL net, brüt ücretinin ise 1.256.10.TL dikkate alınarak hesap yapıldığı tespit edilmiştir.
Bu tespitler ve yukarıda özetlenen Yargıtay ilke kararları nazara alındığında davacının imzalı bordrolarının gerçeği aksettirmediği ve son ücretinin 900.00 TL net 1.256.10 TL brüt ücret dikkate alınarak 6100 sayılı Kanun'un 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği tarihten sonraki limit 2.500 TL olarak belirlendiğinden bu tarih itibariyle tespit edilen 900.00 TL net 1.256.10.TL brüt ücretin günün geçerli yasal asgari ücret brütü 886.50.TL.nin kıyaslanması sonucu (1.256.10/886.50=1.41 katı) olduğundan davacının 01.10.2011 tarihinden itibaren 30.06.2012 tarihleri arasında asgari brüt ücretin 1.41 katı dikkate alınarak yapılan hesaplama yönünde bilirkişi raporunun usulüne uygun olduğu" gerekçesiyle;
"Davanın kısmen kabulü ile
1-Davacının davalı işyerinde 900 TL net, 1256,10 TL brüt ücretle çalışmasına dair kuruma intikal etmesi gereken sigorta primine esas fark kazançlarının;
01.10.2011-31.10.2011 tarihleri arasında 343,17 TL
01.11.2011-30.11.2011 tarihleri arasında (kuruma bildirilen ücret)
01.12.2011-31.12.2011 tarihleri arasında 343,17 TL
01.01.2012-31.01.2012 tarihleri arasında 192,30 TL
01.02.2012-28.02.2012 tarihleri arasında 369,60 TL
01.03.2012-31.03.2012 tarihleri arasında 369,60 TL
01.04.2012-30.04.2012 tarihleri arasında 192,30 TL
01.05.2012-31.05.2012 tarihleri arasında 369,60 TL
01.06.2012-30.06.2012 tarihleri arasında 133,20 TL ücret fark kazançlarının tespitine,
2-Fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf talebinde özetle; davacının sadece 01.10.2011 tarihinden sonra ücret tespitine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının tüm hizmet süresine ilişkin ücretinin Bakırköy 2.İş Mahkemesinin 2012/725 E. sayılı dosyası ile tespit edildiğini, buradaki tespit değerlendirilmeden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı şirket vekili özetle, hükme esas alınan bilirkişi raporunda onca tanıktan sadece 1 tanesinin beyanı dikkate alınarak raporun hazırlandığını emsal ücretlerin talep edilen ücrete uyarlanmaya çalışıldığını imzalı bordroların gerçeği yansıttığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili özetle, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurum kayıtlarının esas olduğunu, tanık beyanlarına dayalı kararın yerinde olmadığını, Kurumun fer'i müdahil olduğundan bahisle aleyhine vekalet ücretine, yargılama giderine karar verilmemesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2023 tarih ve 2021/282 E. - 2023/392 K. sayılı kararı ile "... , Bakırköy 2. İş Mahkemesinin 2012/725 Esas sayılı işçilik alacakları dosyasında alınan bilirkişi raporunda son ücretinin 900 TL net olarak tespit edildiği, DİSK genel iş, Darıteks sendikalarına yazılan müzekkere cevaplarında bildirilen ücret miktarları, tanık beyanları, 01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanun'un 200 ve 201 inci maddesi ile öncesi dönem itibariyle senetle ispat sınırları dikkate alındığında verilen karar ve gerekçesinin yerinde olduğu istinaf taleplerinin reddine" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 22.05.2023 tarih ve 2023/5558 E.- 2023/5648 K. sayılı kararında; "... Eldeki davada; davacının davalı işyerinden 01.08.1999 - 30.06.2012 tarihleri arasında bildirimlerinin bulunduğu, davalı aleyhine açılan işçilik alacaklarına dair davada son ücreti net 900 TL olarak hesplama yapıldığı, ... adlı tanığın davacının 800-900 TL net ücret aldığına dair beyanı bulunduğu, mahkemece emsal ücret araştırması yapılarak dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin işçilik alacakları dosyası, ... Sendikası yazı cevabı ve tanık beyanına göre hesaplama yaptığı ve bu hesap üzerinden davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

4. Dosyaya sunulan davacıya ait ücret bordrolarının imzalı olması, Kuruma yapılan resmi bildirimler karşısında, yazılı belgenin aksinin ancak aynı kuvvetteki yazılı belgeyle ispatlanabilir, yazılı belge karşısında tanık deliline itibar edilmez. İşçilik alacakları davası ile prime esas kazancın tespitine dair davaların, tarafları ve ispat usulleri bakımından birbirinden farklı davalar olduğu, işçilik alacakları davasında taraflarca getirilme ilkesinin uygulanmasına rağmen prime esas kazancın tespiti davasının kamusal yönü dikkate alındığında, alacak davasında verilen karar güçlü delil ve bağlayıcı olmayıp yazılı delil başlangıcı olarak da kabul edilemez.

5. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir."
gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacı vekili 21.11.2023 tarihli beyan dilekçesinde işçilik alacakları dosyasında hükmedilen alacaklar için 22.05.2014 tarihine ödeme yapıldığını beyan etmiştir.

Davalı vekili 17.11.2023 tarihli beyan dilekçesinde işçilik alacakları dosyasında hükmedilen alacakların 22.05.2014 tarihinde ödendiğini beyan etmiş, ödemeye dair dekont çıktısını sunmuştur.

İncelenen dosya kapsamı, toplanan deliller, Yargıtay Bozma ilamı içeriği hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı,1999/4-02.07.2012 tarihleri arasında davalı şirkette en son net 900 TL ücretle çalışmasına rağmen, prime esas kazançlarının kuruma esksik bildirildiğini belirterek prime esas gerçek kazancının tespitini talep etmiş olup; Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve yukarıda açıklanan maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Davacının tespitini talep ettiği dönemlerdeki ücretinin senetle ispat sınırının üzerinde olduğu ayrıca davacının kazancının bildirimi yapılan ücretin üzerinde olduğuna ilişkin dosya içerisinde yazılı delil bulunmadığı, öte yandan işçilik alacaklarına ilişkin Bakırköy 2.İş Mahkemesi'nin 2012/275 E. sayılı dosyasında Mahkemece hükmedilen alacakların iş akdinin feshinden sonra işverence ödenmiş olması karşısında, kararda belirtilen ücretin yukarıda belirtilen kanun maddesi doğrultusunda sadece son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerektiği, davacının davalı işveren nezdinde 01.08.1999-30.06.2012 tarihleri arasında bildirimlerinin bulunduğu bu haliyle ödenen alacak miktarının 2012 yılı haziran ayı sigorta prim tavanı olan 5.762,40 TL nin üzerinde olması nedeniyle sigorta prim tavanı gözetilerek ve işverence haziran ayı için bildirilen 1.122,90 TL mahsup edildiği" gerekçesiyle;
"1-Davanın kısmen kabulü ile
Davacının davalı ... Ayakabbı Deri San. ve Tic. A.Ş. nezdinde geçen 2012 yılı haziran ayı prime esas fark kazanç miktarının brüt 4.639,50 TL olduğunun tespitine, fazlaya yönelik istemin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, delillerin hatalı değerlendirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı vekili, hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, delillerin hatalı değerlendirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.