WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3941 E.  ,  2024/4396 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/148 E., 2023/826 K.
KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti ve aidiyeti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararının feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 2002 yılının Ocak ayının son gününde eczacı kalfası olarak çalıştığı işyerinden ayrıldığını, aradan 20 gün bir süre geçmeden davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığını, ancak davalının işyerine girişinin aylar sonra 11.05.2002 tarihinde bildirildiğini, emeklilik işlemleri yaptırmak istediği sırada öğrendiğini, bu işyerinde 25.04.2005 tarihine dek kesintisiz çalışmasına rağmen 1 ay prim yatırıp 3 ay yatırılmaması sebebiyle 610 gün kadar primin yatırılmadığının ortaya çıktığını beyanla, eksik yatan primlerin davalı işverence tamamlattırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde, 23.03.2002 tarihinde vergi levhası çıkartarak işe başladığını, davacının 15.05.2002 tarihinde işe giriş yapılarak çalışmaya başladığını, 21.04.2005 tarihinde iş akdinin sona erdiğini, müvekkilinin, davacının çalıştığı süre boyunca primlerinin eksiksiz olarak kuruma bildirdiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve davanın reddinin gerektiğini, davacının sicil numarasının kaydedilirken bazı dönemlerde 0701199917513 sicil nosunun, bazı dönemlerde 0000099917513 sicil nosunun girildiğini, davanın hizmet tespiti değil aidiyet davası olması gerektiğini beyan etmiştir.

2.Fer'i müdahil SGK vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2019 tarihli ve E.2017/372 K.2019/901 sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile davacının 2002/ 9. ayında 30 gün, 10. ayında 30 gün, 11. ayında 30 gün, 12. ayında 30 gün, 2003/5. ayında 30 gün, 6. ayında 30 gün, 7. ayında 30 gün, 8. ayında 30 gün, 9. ayında 30 gün, 10. ayında 30 gün, 11. ayında 30 gün, 12. ayında 30 gün, 2004/1. ayında 30 gün, 2. ayında 30 gün, 3.ayında 30 gün, 4. ayında 30 gün, 6. ayında 30 gün, 7. ayında 30 gün olmak üzere toplam 540 gün süre ile davalıya ait 1067157.07 sicil sayılı eczane işi iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespiti ile bu sürelerin davacı adına mal edilmesine (aidiyetine), davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 10.11.2021 tarihli ve2021/3428 E., 2021/13822 K. sayılı bozma ilamında,"... Mahkemece, davacının 00000099917513 sicil no.sundan bildirimlerinin davacıya aidiyeti usulüne uygun bir şeklide araştırılmalı, bu hususta kuruma verilmiş dönem bordrolarında kayden çalışması görünen bordro tanıkları dinlenmeli, davacının çalışma iddiasına konu sürelerde adına bildirim yapılan kişilerin adresleri tespit edilerek bu kişilerin konuya ilişkin ayrıntılı beyanları alınmalı ve bu işyerinde çalışıp çalışmadıkları hususu açıklattırılmalı, böylece, çalışmaların gerçekte kime ait olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı, öte yandan işyerinin dava dönemi içinde faaliyet gösterdiği adresler kesin şekilde belirlenerek buna göre komşu işyeri olduğu usulüne uygun belirlenen komşu işyeri sahipleri ve bordrolu çalışanları da dinlenmek suretiyle, çalışmaların gerçekte kime ait olduğu ve filli olup olmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı, toplanan tüm kanıtları birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir ..." gerekçesiyle bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Bozma ilamı doğrultusunda davacının 00000099917513 sicil no.sundan bildirimlerinin davacıya ait olup olmadığını Kuruma sorulmuş, 05.12.2023 tarihli kurum cevabında bu sicil numarasında kayıtlı sigortalı bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durumda bozma öncesinde bu sicil numarasında gözüken çalışmaların davacıya aidiyetine ilişkin kararın yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.

Davacı taraf 2002 yılının Ocak ayının son gününde eczacı kalfası olarak çalıştığı işyerinden ayrıldığını aradan 20 gün geçmeden davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığını ileri sürmekte olup her ne kadar davalıya ait 1067157.07 sicil sayılı eczane işi işyeri 11.05.2002 tarihinde Yasa kapsamına alınmış olup davalı taraf vergi kaydının 23.03.2002 tarihinde başladığını ileri sürmekte ise de, davalıya ait eczane ruhsatnamesinden Haziran/1996 tarih ve 4822 numaralı eczacı diplomasına haiz olan Ecz. ...’a ... isminde eczane açmasına 27.02.2002 tarihinde müsaade edildiği anlaşılmaktadır.

20.02.2002 tarihinden davacının işe girişinin yapıldığı 11.05.2002 tarihine kadar olan dönem yönünden davacının davalıya ait eczanede çalıştığına dair dava dosyası içerisinde bilgi ve belge bulunmadığı gibi yargılama sırasında dinlenilen tanıklar da davacının davalıya ait eczanede çalıştığını beyan etmelerine karşılık bu çalışmasının başlangıç tarihi konusunda acık ve net bir beyanda bulunmadıklarından 20.02.2002-11.05.2002 tarihleri arasındaki dönem yönünden davacının talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

11.05.2002-25.04.2005 tarihleri arasında kalan dönem yönünden ise; davalı tarafından Kuruma verilen dönem bordroları ile APHB’lerinden davacının 11.05.2002-25.04.2005 tarihleri arasındaki sigortalı çalışmalarının tam olarak bildirilmesine rağmen 2 farklı sigorta sicil no.su ile bildirildiğinden davacının hizmet döküm cetvelinde 2002/9-10-11-12, 2003/5-6-7-8-9-10-11-12, 2004/1-2-3-4-6-7. Aylarına ait sigortalı çalışmalarının görünmediği, farklı sicil numarası ile bildirildiğinden bu çalışmalarının bir kısmının Kurum tarafından davacıya mal edilmediğinin anlaşıldığı, oysa ki Kurum tarafından dava dosyasına gönderilen ve davalı tarafından Kuruma verilen 2002/3., 2003/2-3, 2004/1. Dönem bordroları ile 2004/6-7 APHB’lerinde davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma bildirildiği açıkça görülmekte olup, yargılama sırasında dinlenilen tanıklar da davacının davalıya ait eczanede çalıştığını beyan ettiklerinden davacının 2002/ 9. Ayında 30 gün, 10. Ayında 30 gün, 11. Ayında 30 gün, 12. Ayında 30 gün, 2003/5. Ayında 30 gün, 6. Ayında 30 gün, 7. Ayında 30 gün, 8. Ayında 30 gün, 9. Ayında 30 gün, 10. Ayında 30 gün, 11. Ayında 30 gün, 12. Ayında 30 gün, 2004/1. Ayında 30 gün, 2. Ayında 30 gün, 3.Ayında 30 gün, 4. Ayında 30 gün, 6. Ayında 30 gün, 7. Ayında 30 gün olmak üzere toplam 540 gün süre ile davalıya ait 1067157.07 sicil sayılı eczane işi iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespiti ile bu sürelerin davacı adına mal edilmesine ( aidiyetine )...." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının 2002/ 9. Ayında 30 gün, 10. Ayında 30 gün, 11. Ayında 30 gün, 12. Ayında 30 gün, 2003/5. Ayında 30 gün, 6. Ayında 30 gün, 7. Ayında 30 gün, 8. Ayında 30 gün, 9. Ayında 30 gün, 10. Ayında 30 gün, 11. Ayında 30 gün, 12. Ayında 30 gün, 2004/1. Ayında 30 gün, 2. Ayında 30 gün, 3.Ayında 30 gün, 4. Ayında 30 gün, 6. Ayında 30 gün, 7. Ayında 30 gün olmak üzere toplam 540 gün süre ile davalıya ait 1067157.07 sicil sayılı eczane işi iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespiti ile bu sürelerin davacı adına mal edilmesine ( aidiyetine ), davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil SGK vekili, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine yönelik olduğundan re'sen incelemeye tabi olduğunu, çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde somut ve inandırıcı yazılı belgelerle ortaya konması gerektiğini, müvekkili Kurumun herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığını, davanın açılmasına müvekkili kurumun sebebiyet vermediğini beyanla, kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık hizmet tespiti ve aidiyeti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile

2. 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi
hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.