WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3937 E.  ,  2024/4803 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/60 E., 2023/121 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığı

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde ödeme emrinin iptali davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 08.05.2009-14.06.2010 ile 29.09.2012-10.11.2014 tarihleri arasında birlik başkanlığında meclis encümeni olarak görev yaptığını, 10.11.2014 tarihinde görevinden ayrıldığını, davalı Kurum tarafından, davacı hakkında Karaisalı Sulama Birliğinin borcundan kaynaklı olarak ödeme emri düzenlendiğini, düzenlenen ödeme emirlerinin zamanaşımına uğradığını, Kurum tarafından davaya konu borcun gerekçesini açık ve net olarak belirtmediğini belirterek Kurum tarafından düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, Karaisalı Sulama Birliği Unvanlı iş yerinin 2010-2014 prim borcundan dolayı icra takibi yapılarak ödeme emirlerinin kesinleşmesine müteakip menkul, gayrimenkul ve 3 üncü kişilerdeki hak ve alacakları yönünden icra işlemlerine devam edildiği, ancak tahsil edilemediği, davaya konu ödeme emirlerine yapılandırma müracaatında bulunulduğunu ödeme yapıldığında zamanaşımını kesen işlemler nedeniyle borcun zamanaşımına uğramadığını, davacının yönetim kurulu sorumlu tutulduğu devrelerle ilgili ödeme emri gönderildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2019 tarih, 2017/422 E, 2019/82 K sayılı kararıyla; "... Mahkememizce iddia, delil listeleri, ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli uzman bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ödeme emirlerinin 08.11.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 13.11.2017 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davanın yasal süre içinde açıldığı kanaatiyle esas incelemeye geçildi. Bilindiği üzere 01.10.2008 öncsi iş verenlerin üst düzey yöneticiler veya yetkilileri Kurum alacaklarından müştereken sorumludur. Ancak üst düzey yönetici veya yetkili kişi derken primlerin tahakkuku ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi işilerin olması gerekmektedir. Ancak 01.10.2008 tarihinden sonra ise prim borçlarından sorumlu tutabilmek için yönetim kurulu üyesi olması yeterli bulunmuştur. Somut olayda ise davacının 2006, 2007, 2008, 2009, 2011, 2012, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait yönetim kurulu üyesi olmadığı, 2010, 2013 ve 2014 dönemlerinde yönetim kurulu üyesi olması, 06.07.2004 tarihinden sonra prim alacaklarında zamanaşımı 10 yıl olması dikkate alındığında davacının 2010, 2013 ve 2014 dönemlerindeki borçlardan sorumlu olduğu, 01.10.2008 tarihinden önce davacının üst düzey yönetici olmadığı gibi 2006, 2007, 2008, 2009, 2011, 2012, 2015, 2016 ve 2017 dönemlerinde de yönetim kurulunda yer almadığından, davacının 2006, 2007, 2008, 2009, 2011, 2012, 2015, 2016 ve 2017 dönemlerinden borçlu olmadığı kanaatine varılarak 31.08.2018 tarihli hesap raporu neticesinde davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davacının borçlu Sulama Birliği’nin üst düzey yöneticisi olduğunu, 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun gereğince yöneticisi olduğu sulama birliğinin borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına rağmen üst düzey yönetici sıfatını taşımadığı yönünde yapılan dayanakszı değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2021 tarih ve 2019/1495 E, 2021/208 K sayılı kararı ile "... Somut olayda, davacının ödeme emirlerine konu borç dönemlerinde dava dışı Karaisalı Sulama Birliğinin 2010, 2013 ve 2014 yıllarında yönetim kurulu üyesi olduğu ve yukarıda açıklanan mevzuat gereğince diğer yıllarda sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından istinaf edenin sıfatı, istinaf kapsam ve nedenlerine göre, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde hata bulunmadığı göz önünde bulundurularak davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine" karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 01.12.2021 tarih 2021/6638 E, 2021/15136 K sayılı kararında; "...eldeki davada, Mahkemece, öncelikle davacıya gönderilen ödeme emirlerinin okunaklı olmaması nedeniyle denetlenemediğinden okunaklı örnekleri celbedilmeli, davacıya yönelik düzenlenen idari para cezalarının varlığı halinde, yukarıda açıklanan prosedür çerçevesinde, 506 sayılı Kanun’un 140 ncı maddesi uyarınca başlatılmış prosedürün bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varlığı saptandığında idari para cezasının kesinleşmesi olgusu bekletici sorun yapılarak idari para cezalarının kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli, yapılacak araştırma sonucu, davacıya yönelik düzenlenen idari para cezası kararının bulunmadığının belirlenmesi halinde ise, cezaların şahsiliği ve kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkelerine göre, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen idari para cezasından davacının şahsen sorumlu olmayacağı gözetilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... 7143 sayılı Kanun yapılandırma başvurusu ve ödeme nedeni ile davanın konusuz kaldığı kabulü ile karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, delillerin hatalı değerlendirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ve 331 sayılı maddeleri ile 7143 sayılı Kanun.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.