10. Hukuk Dairesi 2024/3934 E. , 2024/5596 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/40 E., 2023/374 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde 01.03.1999-31.12.2003 tarihleri arasında geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.06.2015 tarihli 2011/792 Esas 2015/666 Karar sayılı kararıyla, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. 21. Hukuk Dairesi'nin 29.05.2018 tarihli 2017/3932 Esas 2018/5108 Karar sayılı ilamı ile, " davalı şirket ile ... Tur. İnş. Tic. San. ve Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunup bulunmadığını ortaya koymak, ... Tur. İnş. Tic. San. Ltd. Şti. nin kuruluşundan itibaren ortaklarına ilişkin bilgileri dosya kapsamına almak, davacının hangi işyerinde ve hangi işveren nezdinde çalıştığı, çalıştığı süreler ve gerçek işverenin kim olduğu tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortaya koymak, gerçek işverenin ... Tur. İnş. Tic. San. ve Ltd. Şti. olduğunun anlaşılması halinde, tüzel kişiliğinin sona erdiği anlaşıldığından ihyasının sağlanması ardından davaya dahil edilmesi için davacıya uygun süre vermek, ... Tur. İnş. Tic. San. ve Ltd. Şti. 'nin uyuşmazlık konusu dönemde temizlik işine ilişkin ihale alıp almadığı, almışsa çalıştırdığı işçilere ilişkin bilgileri Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğünden sormak, davacının çalıştığını iddia ettiği işyerlerine ait dönem bordrolarını davalı kurumdan istemek, bordro tanıklarını dinlemek, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmemesi halinde, ..., zabıta, muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp beyanlarını almak ve sonucuna göre karar vermek; davalı şirket ile ... Tur. İnş. Tic. San. Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunmadığı ve gerçek işverenin davalı şirket olduğunun tespiti halinde davanın şimdiki gibi hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek" gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ... Turizm Temizlik İnşaat İlaçlama Otomotiv Yemek Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile organik bağı bulunan dahili davalı ... Turizm İnşaat Sanayi ve Limited Şirketine ait 1049300.06.02 sicil sayılı iş yerinde 01.08.1999 - 15.02.2000 tarihleri arasında hizmet akdi ile asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine, fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davacının çalışma süresinin mahkemece kabul edilenden fazla olduğunun bordro tanıklarının anlatımı ile ispatlandığını, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz etmiştir.
Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğini, hak düşürücü sürenin gözetilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'unun (1086 sayılı Kanun) 428 inci, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi
3. Değerlendirme
Eldeki dava dosyası içeriğinden, davalı ...'nin ticaret sicil kaydının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi uyarınca 23.01.2014 tarihinde resen terkin olunduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 17.09.2020 tarih, 2020/551 Esas, 2020/819 Karar sayılı kararı ile şirketin ihyasına karar verildiği, ihya edilen davalı şirkete bir tasfiye memurunun atanmadığı ve gerekçeli kararın davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
Taraf sıfatına gelince; bir ... dava etme yetkisi (dava ...) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o ... dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava ...) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-... ...-Ejder ..., Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, Ankara 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, İstanbul 2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesine göre “(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.”
Bu nedenle yeniden ihya ve tescil edilen şirkete tasfiye memuru atanması kanunun emredici hükmü gereğidir. Dolayısıyla tasfiye memuru yerine şirkete Tebligat Kanunu'nun 35 inci maddesine göre yapılan tebligat usulsüzdür.
Somut olayda; açılan davada husumetin kendisine yöneltilebilmesi için yukarıda açıklandığı üzere davalı ... Turizm İnş.Tic. Ltd. Şti.'ne tasfiye memuru atanması hususunda davacıya önel verilerek usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının, sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!