10. Hukuk Dairesi 2024/3924 E. , 2024/4062 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2764 E., 2024/39 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/289 E., 2021/113 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, davacının davalı ... yanında 27.05.1991 tarihinde işe başladığını, kesintisiz olarak Temmuz 1991 tarihine kadar bilfiil çalıştığını, iş yerinin faaliyetinin tekstil olduğunu, bu iş yerinde makineci olarak çalıştığını, şirketten Temmuz 1991'de askerliğe gitmek için ayrıldığını, daha sonra yaptığı kontrollerde sigortasının 10 gün yatırıldığını, davalı ...'nin sigortasını eksik yatırdığını kabul ettiğini, sigortasının eksik yatırıldığından dolayı mağdur olduğunu beyanla 27.05.1991 tarihinde işe başladığının tespiti ile eksik primlerinin tamamlatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... 28.11.2019 tarihli celsede, açılan davaya ilişkin bir diyeceğinin olmadığını, davacının 1991 yılında, aşağı yukarı 10 gün civarı iş yerinde çalıştığını, bu dönemde kayıtların bilgisayar ortamında sunulmadığını, işe giriş bildirgesinin postahane ile gönderildiğini, üzerinden uzunca bir zaman geçtiği için ödemelere ilişkin durumu hatırlamadığını beyan etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı için itiraz ettiklerini, müvekkili Kurumun resmi kayıtlarının esas olduğunu, davacının iddialarını müvekkili Kurumun kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğini, çalışma iddiasını yalnızca tanık araştırılmasına dayandırılmasına muvafakat etmediklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece"... Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde, davacı asil 27.05.1991 tarihinde ... unvanlı iş yerinde çalışmaya başladığını, sigorta başlangıç tarihinin 27.05.1991 tarihi olduğunun ve 27/05/1991 - 1991 7. ay tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir. Davacının hizmet cetvelinde sigortalılığının 01.03.2004 tarihi itibariyle başladığı, davacının işe giriş bildirgesinin 524685,32,06 sicil numaralı ... unvanlı iş yerinden 27.05.1991 tarihinde işe başladığı belirtilerek Kuruma verildiği, bildirgenin Kurum kayıtlarına intikal ettiği ancak başkaca bir işlem yapılmamış olduğu, duruşmada dinlenen tanık ..., davalı yanında davacı ile birlikte 21.05.1991 ayında işe başladığını, 2 hafta gibi bir süre çalıştıklarını beyan etmiştir. İlgili zabıta, emniyet ve vergi dairesi kanalıyla komşu iş yerlerinden tanık tespiti için araştırma yapılmış ancak tespit edilememiştir. Unkapanı SGM'den gelen kayıtlarda, davalı iş yerinin davacının sigorta sicil numarasının Kuruma verildiği yıla ait serilerden olduğu görülmüştür. Dosya kapsamında bulunan işe giriş bildirgesi üzerinde grafoloji bilirkişi incelemesi yapılmış ve tanzim eden raporda bildirge üzerindeki fotoğraf ve imzanın davacıya ait olduğu belirlenmiştir. Dosya kapsamında bulunan davacıya ait verildiği yılın serilerinden olan işe giriş bildirgesi, davacı ile aynı yerde çalıştığını beyan eden tanık anlatımı, işe giriş bildirgesi üzerinde yapılan imza ve fotoğraf incelemesi ve diğer tüm deliller dikkate alındığında davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 27.05.1991 olduğu kanaatine varılmış ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının, 27.05.1991 tarihinde 1 gün sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıç 27.05.1991 tarihi olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde, sadece işe giriş bildirgesinin varlığının çalışmanın ispatı olmadığını, tanık beyanları dışında resmi, yazılı delillerle davanın ispatlanması gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, dinlenen tanığın net tarih belirtmediğini beyanla kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde, istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır.
Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
3.Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır.
4.Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1. Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığı altında somut olay değerlendirildiğinde, davacı adına davalıya ait 52468 sicil no.lu iş yerinden 27.05.1991 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği,ancak iş yerinden sigortalılığının olmadığı,buna karşın davacının Mahkemeye sunduğu ve işverenin Kuruma 17.10.1991 tarihli PTT alma haber kağıdı ile gönderildiğini belirttiği işyerine ait 1991/2. dönem bordro örneği, 17.10.1991 tarihli alma haber kağıdı ile 27.09.1991 tarihinde Eminönü Sigorta Müdürlüğüne girişi olduğu anlaşılan ve işveren tarafından imzalanmış 1991/6. aya ait aylık sigorta primleri bidirgesini sunduğu, 1991/2. dönem bordrosunda davacı adına Mayıs-Temmuz ayları arası 5 er gün olmak üzere toplam 15 gün bildirim yapıldığının görüldüğü, Kurumun ise davalı iş verenin 1991 yılı dönem bordrolarına kurum kayıtlarında rastlanmadığının bildirildiği, iş yeri tescil bilgilerinin Kurumca dosyaya sunulmadığı,bunun yerine sadece iş yerinin 19.01.1988-28.02.1997 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğunun bildirildiği, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının el ürünü olduğu,fotoğrafın da davacıya ait olduğunun tespit edildiği, öte yandan komşu iş yeri araştırmasının sadece ... Belediyesi aracılığıyla yapıldığı ve komşu işyeri tespit edilemediğinin bildirildiği,davacı tanığı olarak dinlenen ...'nın davacı tarafından sunulan 1991/2. dönemde davacı gibi adı mevcut ise de, hizmet döküm cetvelinde 1991/2. döneminde sigortalılığının olmadığı, Mahkemece Kurum tarafından anılan dönem bordrosunun neden geçerli kılınmadığı ve geniş kapsamda komşu iş yeri ve çalışanları araştırması yapılmadan eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, Mahkemece, davalı işverene ait iş yerinin 1991/2. dönem bordrosunun Kurum tarafından hangi sebeple geçerli kılınmadığı sorulmalı, bu konuya ilişkin tüm bilgi ve belgeler celbedilmeli,öte yandan SGK, emniyet ve vergi dairesi vasıtasıyla dava konusu dönemde işyerine komşu işyerleri ve kayıtlı çalışanları, çalışma kayıtları, vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle tespit edilerek dinlenilmeli,bu yöntemle tanık tespit edilememesi halinde taraflardan davacının çalışmasını bilebilecek kişiler sorularak tespit edilecek kişiler dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeylerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!