WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3922 E.  ,  2024/4961 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/704 E., 2022/2581 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 31. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/53 E., 2021/348 K.

Taraflar arasında iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen davaların kısmen kabul ve kısmen reddine dair karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ve davalılar vekillerinin istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27.Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince verilen karar davalılar ve katılma yoluyla davacılar vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği, davalılardan ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş. Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep etmekle, duruşma yapılmak üzere tayin olunan 05.12.2023 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine duruşmalı temyiz eden davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş. adına Av. ... ile davacılar adına Av..... ve davalı .... adına Av. ......'nun geldiği, gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra incelemenin aynı gün öğleden sonraya bırakılmasına karar verilmiş yapılan ilk incelemede noksan tespit edilen hususun ikmali için dosya mahalline geri çevrilmek, noksan tespit edilen hususların ikmal edildikten sonra; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin desteği olan ... ...'ın 19.03.2012 günü ... Ormanada Projesi Şantiyesi'nde üzerine toprak yığılmasından dolayı toprak altında kalarak can verdiğini, maktul ... ...'ın kaza sırasında, ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş.'nin şantiyesindeki altyapı işlerini yapan firmanın .... bünyesinde sigortalı çalışmakta olduğunu, kazanının ve ölümün meydana gelmesinde iş verenin, 1. derecede ve tümüyle kusurlu olduğunu, ölen Şakin ...'ın iş kazasının meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını, ölüm nedeninin otopsi raporunda ortaya çıkacağından buna ilişkin beyanda bulunma haklarının saklı kalmak kaydıyla, kaza sonrası kurtarma yönteminin de sorunlu olduğunu, kayan toprağın maktul üzerinden geç alındığı ve toprağın iş makinesi ile alınması dolayısıyla vücutta zedelenme olmasının da muhtemel olduğunu, ailesinin bir fertlerini bu şekilde feci bir kazayla kaybeden müvekkillerinin ölüm nedeniyle sarsılmış olup tarif edilemez acı, elem ve ızdırap yaşadıklarını ve hala da yaşamakta olduklarını, ölen işçi ...'in eşi ...'nın, henüz genç yaşta eşini kaybettiğini, hayatının baharında dul kaldığını, 2 yaşındaki çocuğu...'le birlikte zor bir hayatla baş başa kalmış olduğunu, iş kazasından bir hafta önce hamile olan ...'nın rahatsızlanarak erken doğum yaptığını beyan ederek, müvekkillerden sigortalının eşi ... ve kızı... için 10.000 TL'şer maddi ve 100.000.TL'şer manevi, babası ... ve annesi ... için 1.000 TL'şer maddi 100.000.TL'şer manevi tazminat ile kardeşleri ..., Ahmet ve Hanım için 50.000.TL'şer manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ....'den tahsilini talep etmiştir.

2.Davacılar vekili İstanbul 2. İş Mahkemesinin 2014/477 Esas sayılı dosyasında özetle; birleşen dava dilekçesinde özetle; Asıl davada dava konusu olay nedeniyle asıl işveren sıfatıyla ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş.'nin sorumluluğu bulunduğunu belirterek Eş, ..., çocuk... için 1.000 TL'şer ve baba ... için 100 TL maddi tazminat ile bu davacıların her biri için 100.000 TL'şer manevi tazminatın tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş.'den tahsilini, asıl davada davacı olmayan sigortalının kardeşleri ... ve ... için ise 50.000.TL'şer manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş. ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

3.Davacılar vekili İstanbul 28. İş Mahkemesinin 2018/301 Esas sayılı dosyasında özetle; aynı iş kazası kapsamında kardeşini kaybeden müvekkili ... lehine 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş. ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir

4. Davacı vekili 12.02.2020 tarihli dilekçesiyle müvekkillerinden sigortalının annesi ... yönünden talep edilen maddi tazminat talebinden feragat etmiş olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.

5. Davacılar vekili 22.09.2021 tarihli dilekçesiyle; 21.06.2021 günlü bilirkişi raporunun sonuç bölümünün (B) 2. seçenek kısmında "davacı vekili tarafından beyan edilen ücretin sendika yazısı ile doğrulandığının kabulü halinde yasal asgari ücretlerin 2,22 katı ücret seviyesine göre"(Eş 491.161,46 TL – Çocuk 126.987,51 TL) yapılan destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasının gerçek zarar olduğunu ancak fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat istemini eş ... için 211.566,88.TL’ye, kızı... için 54.663,52.TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı .... vekili asıl davaya cevabında; müteveffanın iki rögar bacası arası bağlantısının yapılması amacıyla yapılan kazı çalışması esnasında henüz kazı işlemi ekskavatör makinesi ile tamamlanmadan çukura kendisine bu yönde verilen bir talimat olmamasına rağmen indiğini, çukurda meydana gelen toprak kayması sırasında ayakta durması gerekmesine rağmen panikleyerek yüzükoyun yere yattığını ve kayan toprağın altında kaldığını, olayda müvekkil şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı .... vekili birleşen davaya cevabında; davacı tarafın İstanbul 28. İş Mahkemesi’nin 2018/301 Esas numarası ile ikame ettiği davada Yargıtay'ın "manevi tazminat isteği, niteliği itibariyle tektir ve bölünemez; bölümler halinde istenemez. Manevi tazminat istemi manevi tazminatın bölünemezliği kuralına aykırı bir biçimde kısmi veya belirsiz alacak davası olarak açılamaz ve manevi zararın HMK’nın 107 nci maddesine göre dava yoluyla da tespiti istenemez" içtihadına rağmen manevi tazminat davasında fazlaya dair hakların saklı tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

3.Davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş. vekili asıl davaya cevabında; 2012/268 E. numarasıyla diğer davalı .... aleyhine “iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat” talepli işbu dava ikame edildiğini, daha sonra aynı konuya ilişkin 2014/477 E. numarasıyla müvekkil ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş. ve diğer davalı .... aleyhine dava ikame edildiğini, aynı konuya ilişkin mükerrer olarak manevi tazminat talep edilmesinin “manevi tazminat miktarının bölünmezliği ve tekliği” ilkesine aykırı olduğunu, bu bakımdan davanın manevi tazminat yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin dava konusu ... Zekeriyaköy Projesi'nde işi bölerek, anahtar teslim olarak çeşitli şirketlere ihale ettiğini, diğer davalı .... ile Alt Yapı İşlerini, anahtar teslim olarak üstlendiğini, dolayısıyla müvekkil şirket ile diğer davalı .... arasında asıl işveren-alt işverenlik ilişkisi olmadığını, müvekkil şirket, işi ihale eden konumunda olup, asıl işveren olmadığından dava konusu tazminat taleplerinden de bir sorumluluğu bulunmadığını, diğer davalı şirketin işçisi ... ...'ın, 19.03.2012 tarihinde iki rögar bacası arası bağlantısının yapılması amacıyla yapılan kazı çalışması esnasında henüz kazı işlemleri ekskavatör makinesi ile tamamlanmadan çukura kendisine bu yönde verilen bir talimat olmamasına rağmen indiğini, çukurda meydana gelen toprak kayması sırasında ayakta durması gerekmesine rağmen, panikleyerek yüzükoyun yere yattığını ve kayan toprağın altında kaldığını, olayda müvekkil şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

4.Davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş. vekili birleşen davaya cevabında; davacı tarafın, müteveffanın kardeşi olduğunu, ana davanın 2012 yılında ikame edildiği nazara alındığında, aradan 6 yıl geçtikten sonra davacı tarafın dava açmaya karar vermesi hayatın olağan akışına, manevi tazminat müessesesine aykırı olduğunu belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; asıl ve birleşen davalar bir bütün olarak değerlendirilerek, sigortalının ölümü ile sonuçlanan kaza bir iş kazası olup ,dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu anlaşılan davalılar bakımından, dosya kapsamı ile uyumlu bulunan kusur raporlarına göre ... işçinin kusuru %10 iken davalılarının müteselsilen sorumlu oldukları kusur oranının %90 olduğunu, bu kusur oranı dikkate alınarak ... işçinin eşi ve çocuğu için SGK gelirlerinin rücu edilebilecek bölümü ve sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme ile karşılanmamış miktarlarının dikkate alındığı maddi tazminat hesap raporlarından 21.06.2021 tarihli raporun 1,47 hesap katı üzerinden yapılan hesap seçeneğine göre maddi tazminat alacağına karar verildiği, tüm dosya kapsamı, ölüm şekli ve davacıların en yakın mirasçılarını, çok genç yaşta kaybetmiş olmaları nedeniyle manevi tazminat talepleri yerinde görülmekle takdiren taleplerinin kısmen kabul ve kısmen reddi ile eş ... lehine 211.066,88 TL maddi ve 75.000 TL manevi tazminat ile çocuk... lehine 54.163,52 TL maddi ve 75.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müteveffanın babası ...'in maddi tazminat alacağı SGK gelirlerinin rücu edilebilecek bölümü ve sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme ile karşılanmış olduğundan maddi tazminat isteminin reddi ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müteveffanın annesi ...'in davalılardan ....'den talep ettiği maddi tazminat talebinden feragat etmiş olması nedeniyle reddine, asıl davada talepte bulunulan manevi tazminat nedeniyle anne ... lehine 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan ....'den tahsiline, kardeşler , ..., Hanım, ...ve ... lehlerine 20.000 TL'şer manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ceza dosyasındaki kusur raporunun esas alınarak hüküm kurulması gerektiğini zira ceza dosyasında maktulün kusursuz işverenin tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, işverenin %100 kusurunun olduğunu, bu nedenle maddi tazminatın eksik hesaplandığını, asgari ücretin 1,47 katı ücret seviyesinde gelir elde edildiğine dayanılarak 2 nolu seçeneğe göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, asgari ücretin 2,22 katı seviyenin dikkate alınması gerektiğini, ilk peşin sermaye değerinin maddi zarardan indirilmesi gerektiğini, tüm sermaye değerinin ele alınmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk Derece Mahkemesi kararının gerekçesiz ve hatalı olduğunu, kusur raporlarının hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişinin kök - 1. ve 2. Ek raporlarını gerekçelendirmediğini, olayın meydana geldiği esnada kazı işlemlerinin henüz tamamlanmadığını, davalı işverenin kusurlu olmadığını, aktüerya raporlarının hatalı olduğunu, AGİ'nin ücrete dahil olamayacağını, manevi tazminata dair verilen kararın hatalı olduğunu belirterek İlk Derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar arasında alt - üst işveren ilişkisinin olmadığını, davalılar arasında kusur oranının tespit edilmediğini, hükmün hatalı olduğunu, manevi tazminata ilişkin zararın ispatlanmadığını, manevi tazminatın fahiş miktarda olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; ... ... ...'ın 19/3/2012 tarihinde toprak yığılması sonucu toprak altında kalarak iş kazası sonucunda vefat ettiğini, davalı ... ve Ezcacıbaşı'nın %90 kusurlu olduğu, bu kusurun %60'ın davalı alt işverene, %30'unun asıl işverene ait olduğu, ... işçi ... ...'ın %10 kusurlu olduğunun tespit edildiği, kusura ilişkin raporlarda iş hukuku ilkelerine göre değerlendirme yapıldığı, Mahkemece hükme esas alınan kusur ve hesap bilirkişi raporu gerekli hukuki ve teknik verileri içermekte olup dosya kapsamı ve oluşa uygun, denetime elverişli olduğu gözetilerek manevi tazminat miktarlarının da uygun olarak belirlendiği dikkate alınarak tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım AŞ. vekili temyiz dilekçesinde özetle; İşin üst yapı işini Koray Yapı Şirketini alt yapı işini davalı ... İnşat Şirketine vermekle anahtar teslim olarak elini işten çekmiş olduğunu ihale makamı olarak kabulü gerektiğini, müvekkiline atfı kabil kusuru olmadığını asıl kusrun davacıda olduğunu, davacının panikleyerek çukur içerisine yatmasının etkili olduğunu, kusurun belşrlenmesi için somut gerekçe gösterilmediğini, manevilerin reddi gerektiğini, kardeşlerin yurtdışında yaşadıklarının gözetilerek ret kararı verilmesini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ....vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, kusur raporlarının yeterli olmadığını, sigortalının kimseden izin almadan kepçe çalışırken çukura indiğini, şirketin gerekli eğitimleri verdiğinin sabit olduğunu, kazaya sebebin toprak dolgu toprağı olup kuyudan çıkartılan toprak olmadığını, kendisine %10 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, hesabın müvekkili şirket yönünden %57 üzerinden hesap yapılması gerektiği halde %90 kusur esas alınmasının hatalı olduğu, AGİ’nin hesaba dahil edilmesinin hatalı olduğunu, anne ve babaya destek tazminat hesabının hatalı olduğunu, manevi tazminat istemlerinin reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; sigortalı mütevaffanın kusursuz kabulü gerektiğini, ceza davasındaki kabulün de bu yönde olduğunu ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayacağını %100 Kusurun dikkate alınması gerektiğini, ücret tespitinde hesap seçeneği olarak 2,22 kat düzeyindeki ücretin dikkate alınmasını, SGK gelirlerinin tenzil edilmemesi gerektiğini, rücu davasının derdestlikten reddedildiğini, manevi tazminat istemlerinin tam kabul edilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlığın iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının eş, çocuk, anne, baba ve kardeşlerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

2. İlgili Hukuk
"Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleridir. "Dava yığılması (objektif dava birleşmesi)" açısından aynı Kanun'un 110 uncu maddesidir. "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun hükümleri gözetildiğinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleridir. "olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleridir. "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısında işyerinin nitelik ve kapsamına göre 6331 sayılı Kanun'un maddeleridir.

3. Değerlendirme
A) Davalılar ve davacılar vekillerinin manevi tazminat hükümleri ile davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. HMK 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 348/1 inci madde uyarınca, İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile iki haftalık süre içerisinde vereceği cevap dilekçesi ile temyiz yoluna başvurabilir. 348/2 nci maddesi uyarınca İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir.

4. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2022 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 107.090,00 TL olup, davacı vekilinin asıl ve birleşen dosyaların dava dilekçelerinde eş ..., çocuk..., anne ... ve baba ... lehlerine 100.000,00 TL'şer, kardeşler lehlerine 50.000,00 TL'şer manevi tazminat talebi ile çocuk... lehine 54.663,52 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verdiği İlk Derece Mahkemesince; eş ... ve çocuk... lehlerine 75.000,00 TL'şer anne ... ve baba ... lehlerine 50.000,00 TL'şer, kardeşler lehlerine 20.000,00 TL'şer manevi tazminat ile çocuk... lehine 54.663,52 TL maddi tazminata hükmedildiği, bu hükümlerin birbirlerinden ve diğer hükümlerden ayrı olarak anılan kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla davalılar vekillerinin bu hükümlere yönelik temyiz itirazlarının miktardan, davacılar vekilinin aynı hükümlere yönelik katılma yoluyla temyizinin ise asıl temyiz itirazlarının reddedilmiş olması nedeniyle HMK'nın 348/2 nci maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

B) Davalılar ve davacılar vekillerinin davacı ..., ..., ...'ın maddi tazminat istemleri ile ilgili kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle; hükme esas alınan kusur oran ve aidiyetlerinin, asıl - alt işveren kabullerinin, hükme esas alınan hesap raporunun dosya kapsamı ve dairemizce kabul edilen ilkelere uygun olmasına, davalılar vekilleri ile davacılar vekilinin iş bu temyizlere katılma yoluyla sunduğu temyiz itirazlarının kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemesine göre tüm temyiz itirazlarının reddiyle anılan maddi tazminat hükümlerinin onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar ve davacılar vekillerinin manevi tazminat hükümleri ile davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2. Davalılar ve davacılar vekillerinin davacı ..., ..., ...'ın maddi tazminat istemleri ile ilgili kurulan hükümlere yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu hükümlere ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

3. Aşağıda dökümü yapılan karar ve ilam harcından davalılar tarafından peşin yatırılan karar harcının mahsubu ile fazla tahsil edilen harcın istek halinde davalılara iadesine,

4. Aşağıda dökümü yapılan karar ve ilam harcının davacılardan tahsiline ,

5. Dairemizde icra edilen duruşmada davalılar temyizi nedeniyle davacıların kendilerini vekille temsil ettirmiş olmaları nedeniyle 17.100 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacı temyizi nedeniyle davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle 17.100 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davalılara verilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.