WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3914 E.  ,  2024/5500 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2375 E., 2023/2310 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 27. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/343 E., 2018/43 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde 1479 sayılı Kunun kapsamında sigortalılık süresi tespiti ve çıkacak prim borcunun 7143 sayılı Kunun kapsamında ödenmesi istemli davada davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, 28.12.1989-27.11.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tespitini, çıkacak prim borcunun 7143 sayılı Kunun kapsamında ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, 1479 sayılı Kunun’un Geçici 18 inci maddesine göre oda kaydına göre tespitin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.02.2018 tarihli, 2017/343 Esas, 2018/43 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli, 2018/953 Esas, 2018/1883 Karar kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince kabulüne, Ankara 27. İş Mahkemesinin 2017/343 E., 2018/43 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının 28.12.1989-27.11.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Kunun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve bu döneme ait prim borçlarını 7143 sayılı Kunun gereğince yapılandırma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Bozma ilamında, "...Belirtilen açıklamalar ışığında davacının kendi nam ve hesabına çalışma olgusunu kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlemesi gerekmektedir. Bu nedenle 28.12.1989-03.07.1995 tarihleri arasında şoförler odası kaydı bulunan davacının talebi de (27.11.1991 tarihine kadar) dikkate alınarak, söz konusu dönemde, davacının mesleki faaliyeti dikkate alınmak suretiyle, zabıta araştırması yapılmalı, ilgili dönemde aynı işi yapan kamu tanıkları re’sen tespit edilmeye çalışılarak beyanlarına başvurulmalı, oda kaydına dayanak bilgi ve belgeler getirtilmeli, davacı adına ticari araba, sürücü belgesi vs. olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, tarafların bu yöndeki kanıtları sorulmalı ve 1479 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde düzenlenen, “sosyal güvenliğin vazgeçilmez ve kaçınılamaz” kamusal yapısı gereği yöntemince araştırma yapılıp elde edilecek sonuca göre karar verilmesi..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli, 2020/483 Esas, 2021/1185 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

C.İkinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Bozma ilamında, "...davacı vekilinin istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararla, Ankara 27. İş Mahkemesinin 01.12.2018 tarih ve 2017/343 E. 2018/43 K. sayılı ilamı kaldırılarak, yeniden hüküm kurulması sonucu verilen karar Dairemizce bozulmuş olduğundan, bu bağlamda ortada hukuki varlık kazanmış bir karar bulunmamaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamı kapsamında yargılama yapılıp, karar verilmesi gereği gözetilmeksizin “davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine” dair karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli, 2022/690 Esas, 2022/989 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

E. İkinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Bozma ilamında, "...İnceleme konusu davada davacının 28.12.1989-03.07.1995 tarihleri arasında şoförler odası kaydı olduğu, 17.09.2002 tarihinde verilen işe giriş bildirgesine istinaden 07.01.2002 tarihinden itibaren Bağ-Kur tescilinin yapıldığı, davacının oda kaydının olduğu dönemde kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının sabit olduğu ve dolaysıyla zorunlu sigortalılık koşullarına sahip olduğu ve 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesinde belirtilen sürede zorunlu Bağ-Kur sigortalısı tescili talebi olduğu dikkate alındığında davacının talebi ile bağlı kalınarak 28.12.1989-27.11.1991 arası dönemde 1479 sayılı Kanun'a göre zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve davacının talebi doğrultusunda yapılandırmadan faydalanmasına karar verilmesi gerekirken, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

F. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 28.12.1989-27.11.1991 tarihleri arasında 1479 sayılı Kunun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve bu döneme ait prim borçlarını 7143 sayılı Kunun gereğince yapılandırma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddi gerektiğini, delillerin hatalı değerlendirildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kunun kapsamında sigortalılık süresi tespiti ve çıkacak prim borcunun 7143 sayılı Kunun kapsamında ödenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 1479 ve 7143 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,

16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.