WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3910 E.  ,  2024/4816 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2558 E., 2023/3196 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/67 E., 2021/182 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 07.08.2011 tarihinden 09.03.2013 tarihine kadar teknik ekip başı işçi olarak aralıksız çalıştığını, sigorta bildirimlerinin yapılmadığım, işyerinde 50-70 kişi çalıştığını, davacının çalışmasını gören, bilen tanıklarla haklığının ortaya konulacağım, bu sebeple davalı yanında 07.08.2011 tarihinden 09.03.2013 tarihine kadar kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesi uyarınca işçi statüsünde olmadığını, taraflar arasında iş ilişkisi olmadığını, iş sözleşmesinin varlığında belirleyici unsurun bağımlılık unsuru olduğunu, davacının kendi istek ve önerisi üzerine belirli zaman dilimlerinde denetleyen, gözetleyen gibi yarım saat 45 dakikalık bir zaman diliminde inşaat alanına geldiğini, davacının bedensel engelli olduğundan işin mahiyeti gereği fiziki olarak inşaatta çalışabilecek nitelikte olmadığını, bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtlarında, davacının davalı işyerinde çalışmasının bulunmadığını davalı işyerinin 25.09.2009 tarihinde kanun kapsamına alındığını, bu tür davalarm kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, çalışma olgusunun somut inandırıcı kanıtlarla kanıtlanması gerektiğini, kurum kayıtlarındaki durumun aksinin ispatının resmi belgelerle yapılması gerektiğini, işyerinin söz konusu tarihte faal olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, yazık deliller karşısında tanık anlatımlarına itibar edilmeyeceğini, işverenin kabul beyamna göre dahi hüküm kurulamayacağım, dinlenecek tanıkların davacı ile aynı dönemde işyerinde çalışmış, bordolarda kayıtlı kişiler arasından seçilmesini anılan nedenlerle davanın esastan reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu, dinlenen tanık, bordro tanığı ve komşu iş yeri tanıkları birlikte değerlendirildiğinde ise davacının davalı yanında iddia ettiği tarihlerdeki çalışmasının fiili ve gerçek olduğu, dinlenen tanıkların ve 08.01.2020 tarihli yazı cevabı ile diğer belgelerin davacının işe başlama ve işten ayrılma tarihlerini doğruladığı, dosyadan alınan 29.03.2021 tarihli Bilirkişi Raporu'nun usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle;

"1-)Davacının davasının kabulü ile; ...T.C. Kimlik numaralı ... sigorta sicilli davacı ...''in, davalı ... T.C. Kimlik numaralı ...'ın yanında 07.08.2011-09.03.2013 tarihleri arasında asgari ücret ile sigortalı niteliğinde kesintisiz olarak toplamda 572 gün çalıştığı ve bu çalışmasının kuruma bildirilmediğinin tespitine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, davacı ile aralarında İş Kanunu uyarınca iş sözleşmesinin zorunlu unsurlarının bulunmadığını, davalıya ait iş yerindeki çalışanlarının tümünün sigorta primlerinin eksiksiz ödendiğini ve hiçbir işçi ile aralarında husumet bulunmadığını, yalnızca davacının sigorta primlerinin ödenmemiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının ayağında engeli bulunması nedeni ile sürekli çalışmasının mümkün olmadığını, davacının engelli maaşı alıp almadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının iddialarını yazılı deliller ile kanıtlayamadığını, dinlenilen tanıklardan hiçbirinin hizmet tespiti istenilen döneme ait bordro tanığı olmadığını, soyut ve yetersiz tanık anlatımlarına dayanılan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığını, Kurum tarafından dava açılmasına sebebiyet verilmediğini ve bu nedenle aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının talebinin, 07.08.2011 - 09.03.2013 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine ilişkin olduğu, davacının 30.07.1954 doğumlu olduğu, davacının 01.07.2002 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı aldığı, davacının dava konusu dönemde herhangi bir sigortalılık kaydının olmadığı, davalıya ait iş yerinden verilmiş herhangi bir işe giriş bildirgesinin bulunmadığı, S.S. ... Uydukent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği'nin 08.01.2020 tarihli yazı cevabında; ...'ın (davalı) Kuşadasında bulunan S.S. ... Uydukent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği'nin müteahhidi olmadığının, birliğin ortaklarından S.S. ... Toplu Konut Yapı Kooperatifinin müteahhidi olduğunun, birlik adına kooperatiflerde yapılan elektrik iş ve işlemlerine keşif özetine uygun yapılıp yapılmadığının kontrol eden sözleşme çalışanı elektrik mühendisi ... ile ... arasında düzenlenen tutanağın ...'in, ... uhdesinde çalıştığına ilişkin belge olduğunun, ...'in ... uhdesinden çıktıktan sonra birlik tarafından kendisine iş teklifi yapıldığının ve 01.08.2013 - 10.04.2018 tarihleri arasında birlik çalışanı olarak görev yaptığının bildirildiği ve buna ilişkin tutanağın gönderildiği, tutanağın 04.07.2012 tarihli olduğu, tutanakta A.... ... adıyla imzanın bulunduğu ve ...T İnş. ... Kop. Teknik Sorumlu ibarelerinin yer aldığı, bir kısım belgelerde ... İnşaaat Taahhüt Danışmanlık ... yazılı kaşelerin ve imzaların bulunduğu, 23.08.2010 tarihli ... ...T. İnşaat Taahhüt Danışmanlık Turizm Madencilik ile S.S. ... Toplu Konut Yapı Kooperatifini temsilen S.S. ... Uydukent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği arasında inşaat sözleşmesi tadil protokolü yapıldığı, sözleşmede ...'ın imzasının bulunduğu, davacının banka hesabına, davalı ... tarafından 20.11.2012 tarihinde 2.000,00 TL, 30.11.2012 tarihinde 1.000,00 TL, 03.12.2012 tarihinde 1.000,00 TL, 10.12.2012 tarihinde 1.000,00 TL, 18.12.2012 tarihinde 1.000,00 TL ve 500,00 TL, 16.01.2013 tarihinde 3.400,00 TL, 11.02.2013 tarihinde 2.000,00 TL miktarlı tutarların gönderildiği, davalı ...'ın S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ve S.S. ... Toplu Konut Kooperatifi bünyesinde aracı olarak iş yeri dosyalarının bulunduğu, 1139865 sicil numaralı iş yerinin 27.12.2013 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olduğu, 1045778 sicil numaralı iş yerinin S.S. ... Toplu Konut Kooperatifi bünyesinde olduğu, 1045776 sicil numaralı iş yerinin S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi bünyesinde olduğu, her iki iş yerinin de 25.09.2009 tarihinden itibaren faal olduğu, cevap dilekçesi ekinde; Puantör ... imzası ile Müteahhit ... Inşaat Taahhüt-..., ... Konut İnşaatı Şantiyesi Günlük Şantiye Faaliyet Raporu başlıklı 18.04.2012 tarihli yazılı belgedeki çalışan işçilerin isimlerinin listesinde davacının isminin elek.tek. ekip başı unvanı ile bulunduğu, 13.01.2013, 31.12.2012, 01.09.2012, 01.10.2012, 01.11.2012 tarihli, ... İnşaat Taahhüt dan.Tur.Maden- ... ... kaşeli puantaj cetvellerinin bulundugu, bu cetvellerde davacının isminin ve çalışma gün sayılarının da gösterildiği, ... İnşaat Taahhüt dan.Tur.Maden - ... kaşeli Müteahhit ... İnşaat Taahhüt- ... ..., ... Konut İnşaatı Şantiyesi Günlük Şantiye Faaliyet Raporu başlıklı 16.11.2012 tarihli yazılı belgedeki çalışan işçilerin isimletinin listesinde davacının isminin elek.tek. kontrol unvanı ile bulunduğu görülmektedir.

...
Davacıya ait hesaba davalı tarafından yapılan ödemeler, dava konusu dönemde kayıtlara geçmiş çalışanların beyanı, davacının imzasını içerir belgeler, davalı tarafından sunulan belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacının, davalıya ait iş yerinde çalıştığının sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Her ne kadar bir kısım tanıklar davalı lehine beyanda bulunmuş ve davacıyı tanımadıklarını, davacının çalışmadığını beyan etmiş iseler de tanıklardan ...'ın davalının eşi olması nedeniyle davalı lehine beyanda bulunması ihtimali dikkate alındığında diğer tanık beyanları ve dosyadaki belgeler ile çelişen beyanlarına itibar edilmemiştir. Tanık ...'ın davacının ara sıra gelip çay içtiğini çalışmadığı yönündeki beyanının da diğer tanık beyanları ile dosyadaki belgelerle çelişkili olması nedeniyle itibar edilmemiştir. Davacı tanıklarının, bir kısım bordrolu tanıkların, kooperatif birliğinde kayıtlara geçmiş çalışanların beyanları, komşu iş yeri tanıklarının beyanları, banka kayıtları ve bir kısım imzalı belgeler davalı savunması ile tanıklarının beyanlarını çürüttüğünden davacının çalışmaları ... görülmüştür. Açıklanan gerekçelerden ötürü İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş, aksi yöndeki davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan, davacı her ne kadar dava konusu dönem aralığında yaşlılık aylığı almakta ise de talebinin sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmalarının tespitine yönelik olmadığından bu yönde de usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi uyarınca, 01.10.2008 tarihi öncesi isteme ilişkin davanın yasal dayanağı mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10 ve 01.10.2008 tarihi sonrası isteme ilişkin davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleridir. 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır.

506 sayılı Kanunun 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmektedir. Ancak aynı Kanunun 63/B bendi kapsamında sigortalının istemi bulunması halinde sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenerek veya sigortalı adına tüm sigorta kollarından prim ödenmesi durumunda bunun sigortalının aylığı kesilmeden çalışma tercihini gösterdiği kabulüyle aylığı kesilmeden çalışmaya devam etmesi mümkündür.

Öte yandan; davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un geçici 7/1 inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan mülga 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi olup anılan Kanun'un 6 ncı maddesi gereği sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. Sigortalı ister sosyal güvenlik destek primi, isterse tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışsın, Kanunun öngördüğü belli bir sosyal güvenlik kuruluşu sigortalısı olması, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilmez ve kaçınılmaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü yaratır. Bu statüye Kurumun prim tahakkuk ettirmesi, sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına yakalanması halinde kendisi ya da hak sahiplerine gelir bağlanması gibi çeşitli sonuçlar bağlanmıştır. Bu sonuçlar kapsamında davacının bildirim yapılmayan dönemlerdeki çalışmalarının tespitini istemekte hukuki yararının bulunduğu ve aksinin kabulü halinde yaşlılık ya da emekli aylığı alan kişilerin sigortasız çalıştırılabileceği gibi sosyal güvenlik hakkının zorunlu ve vazgeçilemez niteliğine aykırı bir sonuç çıkacağı açıktır.

3. Değerlendirme
Eldeki dava, 07.08.2011 tarihinden 09.03.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde sigortasız çalıştırıldığının tespiti istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; davacının 01.07.2002 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı almakta olduğu anlaşılmakla; Mahkemece, davacı dinlenilmek suretiyle, talebinin sosyal güvenlik destekleme primine tabi olarak mı yoksa 4/1-a kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi hizmet tespitine mi yönelik olduğu açıklığa kavuşturulmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca yapılacak değerlendirme sonucu hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.