10. Hukuk Dairesi 2024/3808 E. , 2024/3341 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2747 E., 2023/2462 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/69 E., 2021/171 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı asıl ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; Ekim 1997 ile Ağustos 1999 tarihleri arasında davalı ...'a ait .... English dil kursunda öğretmen olarak çalıştığını, sigortasının 14.01.1998 tarihinde yapıldığını, bilgi edinmek amacıyla Kasım 2018'de Sosyal Güvenlik Kurumuna gittiğini, davalı tarafından sigorta primlerinin yatırılmadığını öğrendiğini belirterek sigortalılık başlangıç tarihinin 14.01.1998 tarihi olarak tespiti ile Ekim 1997-Ağustos 1999 arası çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalıya ait iş yerinde Ekim 1997 ile Ağustos 1999 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı asıl istinaf dilekçesinde, davacının işe girişinin 14.01.1998 olduğu, işe giriş bildirgesi ile davacının çalıştığı 1998-1999 yıllarına ait bordroların ekli olarak sunulduğunu, ayrıca 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince yabancı uyruklu çalışanlar için o dönemde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi sigorta primi ödenmediğini, Kuruma müracaat edilerek Kurumun ve sigortalının oluruyla işlem yapıldığını ileri sürmüştür.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde hata bulunmadığını, yersiz açılan davanın reddinin gerektiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fer'i müdahil Kurum vekili ve davalının istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurumca yapılan işlemlerde hata olmadığını, kanıtlanamayan davanın reddi gerektiğini belirterek eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde Ekim 1997-Ağustos 1999 tarihleri arasında sürekli olarak çalıştığına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi.
2. Uyuşmazlık konusu talebin yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddeleri olup, maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
3. Öte yandan 4958 sayılı Kanun'un 57 nci maddesiyle 06.08.2003 tarihinde yürürlükten kaldırılan Mülga 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II-A fıkrasında; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak bir işveren emrinde çalışan ve Türk uyruklu olmayan kimselerden Kurumdan yazılı istekte bulunanlar hakkında ve istek tarihinden sonraki aybaşından başlanarak 506 sayılı Kanun'a tabi çalışabilmeleri söz konusu iken, bu yasanın yürürlükten kalktığı tarihten sonra yabancı uyruklu olanların istekleri olup olmadığına bakılmaksızın tüm sigorta kolları kapsamında sigortalı olarak çalışmaları mümkün hale gelmiştir.
4. 506 sayılı Kanun bakımından; 06.08.2003 tarihinden önce, yabancıların Türkiye’de herhangi bir işveren nezdinde çalışmaları durumunda, kısa vadeli sigorta kollarına tabi tutulmaları esas, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmaları ise istisna olarak öngörülmüş olup, çalışanların kuruma başvuruları ve talepleri halinde uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmaları mümkün olabiliyor iken, 06.08.2003 tarihi sonrasında, yabancıların istek veya başvurusu aranmaksızın artık tüm sigorta kollarına tabi olmaları esası getirilmiştir.
3. Değerlendirme
1) İncelenen dava dosyasında, Mahkemece Ekim 1997-Ağustos 1999 tarihleri arasındaki dönem yönünden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, kabul olunan hizmet sürelerinin gün, ay ve yıl olmak üzere hangi tarihler arasına tekabül ettiğini gösterecek şekilde infaza elverişli bir karar tesis edilmesi gerekmektedir.
2) Davacı dava dilekçesinde açıkça İşe Giriş Bildirgesinin verildiği tarihe göre 14.01.1998 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespitini talep etmesine rağmen, bu talebiyle çelişecek şekilde ayrıca Ekim 1997-Ağustos 1999 tarihleri arasında çalıştığının tespitini de talep etmesi karşısında Mahkemece davacının talebi açıklığa kavuşturulmadan ve 14.01.1998 tarihinden önceki dönem yönünden hizmetlerinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı hususu değerlendirilmeden davanın kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, hüküm bu yönüyle de eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
3) Diğer taraftan dosyadaki kayıt ve belgelerden, 14.01.1998 tarihli davacı adına dava dışı 0165640.006 sicil sayılı İ. Can İlkkurşun unvanlı işyerinden verilen işe giriş bildirgesinin 28.01.1998 tarihinde 54864 varide numarasıyla Kurum kayıtlarına girdiği, sigortalının ve işverenin imzasının bulunduğu, davalı işverenin dava dosyasına 1998/1-2-3. dönem ve 1999/1-2-3. dönemlerine ait bordroları sunduğu, 1998/1. dönem bordro başlığının "Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına Tabi Olmayanlar" şeklinde işlendiği, yabancı uyruklu kişilerin bildirildiği anlaşılmaktadır.
4) Buna göre davalı tarafça dosyaya ibraz olunan yabancı çalışanlar için düzenlenen "Kısa Vadeli" sigorta kolları kapsamında sigortalılığının bildirilmesi nedeniyle uyuşmazlığın 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II-A fıkrası kapsamında bir uyuşmazlık mı, yoksa aynı Kanun'un 79/10 uncu maddesi kapsamında hizmet tespiti davası mı olduğu hususu belirlenmeli, bu belirleme yapılırken 14.01.1998 tarihli işe giriş bildirgesi ve bu bildirgeye dayalı işverence Kuruma yapılan bildirimlere ilişkin tüm dönem bordroları celbedilmeli, davacının talebinin 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II-A fıkrası kapsamında kısa vadeli sigorta kolundan bildirilen hizmetlerinin uzun vadeli sigorta olarak çevrilmesi istemine dair olduğunun anlaşılması karşısında ise; Mahkemece 506 sayılı Kanun'a tabi malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak çalışmak istediğine dair yazılı başvurusunun varlığı getirilecek Kurum kayıtlarına göre değerlendirilmeli, böylece belirlenecek uyuşmazlık çerçevesinde yukarıdaki maddi olgular ve hukuki düzenlemeler gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!