10. Hukuk Dairesi 2024/3806 E. , 2024/5338 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/53 E., 2023/280 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen ödeme emri ve haczin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı Kurum tarafından müvekkiline gönderilen ödeme emirlerinin iptali ile müvekkilinin maaşına konulan haczin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili özetle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 02.02.2021 tarihli ve 2018/277-2021/42 sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 19.01.2022 tarihli ve 2021/6338-2022/753 sayılı ilamında; eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B.Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dava konusu alacağın 7440 sayılı Kanun kapsamında ödenmesi sonucu konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davanın konusuz kalmadığını, eksik araştırmaya dayalı hüküm verildiğini, kendilerinin yapılandırma yapmadıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, duruşma açılmadan ve kısa karar oluşturulmaksızın, hüküm kurulup kurulamayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Anayasamızın 141 nci maddesinde, yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsenmiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 149 uncu (Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 28 inci) maddesinde de bu husus belirtilmiştir.
2. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 381 nci (HMK’nun 294 ncü) maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafları iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az aynı Kanun'un 388 nci (HMK’nun 297 nci) maddesinde belirtilen hüküm sonucunun tutanağa geçirilerek okunması suretiyle olur.
3. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388/1-3 üncü maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c nci maddesinde, bir Mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinde:
“(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini.
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, ... görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri.
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını.
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi.
(2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
4.Yine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 389 ncu (HMK’nun 297 nci) maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Bu hükümden anlaşılacağı gibi, mahkeme hükmünü gerekçesi ile birlikte tam olarak yazmış olsa bile bunu duruşma tutanağına tamamen yazdırması ve okunması gerekir. Bir başka ifade ile Mahkeme hükmünün hukuki varlık kazanabilmesi için onun tefhim edilmesi, verilen kararla, ne şekilde tefhim edildiğinin duruşma tutanağına yazılması zorunludur. Aynı maddenin son fıkrası gereğince de zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belli bir süre içinde yazılması mümkündür.
5. Kısa karar, bir davayı sona erdiren ( Niha-i ) temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla Mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. Bu gibi hallerde de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388 inci (HMK’nun 298 nci) maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararında buna uygun olarak düzenlenmesi gereklidir. (10.04.1992 gün ve 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı) Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 2011/21-23 E. 268 K.. 2012/6-97 E 203 K., 2012/10-149 E.- 291 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
6.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320 nci maddesinin birinci fıkrasında “mümkün olan hallerde” mahkemenin tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebileceği öngörülmüş, ancak “mümkün olan haller”in neler olduğu madde metninde sayılmamıştır.
7.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “hukuki dinlenilme” başlıklı 27 nci maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36 ncı maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6 ncı maddesi nazara alındığında “bir dava hakkında karar verilirken duruşma yapılması esastır”. Gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ve gerekse Yargıtay ve doktrinin kabulü de bu yöndedir. Duruşma yapılmasında amaç, tarafların iddia ve savunmalarını yazılı beyanlar dışında bir kez de sözlü olarak hâkime aktarmalarına imkan tanıyarak, hâkime de bu iddia ve savunmalarda açık olmayan, tereddüt oluşturan konularda soru sormasını sağlamaktır. Tecrübeler bu uygulamanın uyuşmazlıkların sağlıklı çözümü için büyük önem taşıdığını, taraflar ve hâkimin yüzyüze gelmesinin gerçeğe erişimi kolaylaştırdığını göstermektedir (Ejder ..., Geçici Hukuki Himaye Tedbirleri, C1, Ankara 2001, s. 888).
8.Ayrıca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır.
9.Duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesi ise istisna olup, ancak bu konuda kanuni dayanak bulunması halinde mümkündür. Eş deyişle; ancak hukukun izin verdiği “ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti, İcra ve İflas Kanunu'nun 17 ve 18 inci maddelerinde öngörülen şikâyet davaları” gibi durumlarda dosya üzerinden karar verilebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/1 inci maddesi hükmünün de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 03.10.2023 tarihli celsede, davalı SGK'ya müzekkere yazılarak 7440 sayılı Kanun kapsamında davacının yapılandırma başvurusu olup olmadığının sorulmasına karar verildiği, duruşmanın 30.01.2024 tarihine ertelendiği, davalı Kurum tarafından müzekkereye cevap verilmesi sonrası 09.10.2023 karar tarihi ve 18.10.2023 gerekçeli karar yazım tarihi gösterilmek suretiyle duruşma açılmaksızın dosya üzerinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Yukarıda belirtilen mevzuat ve açıklamalar ile dosyadaki belirlemeler kapsamında somut olaya dönüldüğünde, Mahkemece, duruşma açılmaksızın ve kısa karar oluşturulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!