10. Hukuk Dairesi 2024/3776 E. , 2024/3357 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1511 E., 2023/1374 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/503 E., 2023/41 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı yanında 23.12.2008 - 31.07.2018 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz diş hekimi asistanı olarak çalıştığını, işe giriş tarihi 23.12.2008 olmasına rağmen davalının sigortasını 09.07.2010 tarihinde başlattığını, davacının çalıştığı dönemde aldığı maaşı 2000 TL olmasına rağmen sigortasının asgari ücret üzerinden ödendiğini, davacının iş ilişkisinin bitimiyle kendisine ödenmeyen işçilik alacakları için 07.09.2018 tarihinde Antalya 3. İş Mahkemesinin 2018/599 Esas numaralı dosyasıyla alacak davası açtığını, kısmen kabul edildiğini, kararın kesinleştiğini, bu dosyada dinlenilen tanık beyanlarıyla 23.12.2008 tarihinde işe başlamasına rağmen, sigorta girişinin yapılmadığını ve 08.07.2010 tarihine kadar sigortasız çalıştığını ispatladığını belirterek 23.12.2008 - 08.07.2010 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının sigortalı gösterildiği tarihte 09.07.2010 tarihinde sekreter olarak işe başladığını ve sigortasının başlatıldığını, davacının işe başladığında SGK'ya verilen işe giriş bildirgesinde ıslak imzasının olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, davalı nezdindeki 09.07.2010-09.08.2018 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kurumları kayıtlarında olduğunu, dava dilekçesinde tespitini istediği 23.12.2008-08.07.2010 tarihleri arasında kaydının bulunmadığını, çalışma olgusunun varlığının hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde somut ve inandırıcı yazılı belgelerle ortaya konulması gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini belirtmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince özetle; "Davanın kabulüne" dair karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının sigortalı gösterildiği tarihte yani 09.07.2010 tarihinde sekreter olarak işe başladığını, sigortasının başlatıldığını, davacı işe başladığında SGK'ya verilen işe giriş bildirgesinde, 09.07.2010'da başladığını onaylar şekilde ıslak imzasının bulunduğu, Mahkemeye belgenin fotokopisinin sunulduğunu, davacıya duruşmada gösterildiğini, davacının imzasını kabul ettiğini, davalının gösterdiği şahit beyanlarının çelişkili olduğunu, itibar edilmemesi gerektiğini, ... hakkında Vergi Dairesi'nden gelen yazıya göre, 2006 yılı Temmuz ayında kendi iş yerini açtığı, duruşmada ise 2005 yılında çalışmaya başladığını söylediğini, işe başlama gibi, kendi hayatlarındaki önemli olayları, aynı işhanında çalışan, kendisiyle akrabalığı, arkadaşlığı olmayan bir başka kişiye göre daha iyi hatırlaması gerektiğini, ... ... Balaban'ın dava konusu iş yerinin işhanında 55 bağımsız bölüm olduğunu, 92 yılından, 2016 yılına kadar çalıştığını, yani 24 yıl çalıştığını belirttiğini, bu 24 yılda, dönem dönem, işe girenler ve çıkanları da düşündüklerinde, bunun 2-3 katı çalışanın girip çıktığı bir yerde, 2022 yılındaki duruşmada, bundan 14 sene önce çalışmaya başladığı iddia edilen bir kişinin çalışma zamanını, kendi hayatında yaşadığı bir olaya denk gelen bir olay gibi, referans alabileceği herhangi bir olay olmadıkça dava dilekçesinde iddia edildiği net tarihleri hatırlamasının şüphe uyandırıcı olduğunu, itibar edilmemesi gerektiğini, ...'ın aynı işhanında işyerini 2007 yılında açtığını, açtığı tarihten itibaren, davacıyı orada çalışırken gördüğünü söylediğini, dava dilekçesinde bile davacının 2008 Aralık'ta (kabaca 2 sene sonra) çalışmaya başladığının iddia edildiğini, bunun hatırlayamadığını gösterdiğini, ...'in davacının işe başlangıç tarihini, beyanında tam da dava dilekçesinde belirtildiği şekilde gün ay ve yıl (23.12.2008) olarak söyleyebilmesinin şüpheli olduğunu, ...'ın beyanına göre 1995 doğumlu olup dava konusu ihtilaflı dönemde 13 yaşında olduğunu, bu yaştaki birinin, bir yetişkinin hangi tarihte işe başladığını bilmesinin hem yaş küçüklüğü hem ilgi alanında olmaması sebebiyle, beklenemeyeceğini, ...'in beyanında ''davalı ... beye 2009 yılının Eylül ayında tedavi için gittim, 2010 yılının Şubat sonuna kadar tedavim sürdü, tedavim sona erdiğinde Yeşim hanım orada çalışmıyordu.'' dediğini, bu kişinin şahitliğinin üstün tutulması gerektiğini, şahit ...'ın, "2010 yılına kadar Özgür beyin muayenehanesinde çalışan diğer çalışanları hatırlıyorum ancak davacının bu iş yerinde 2010 yılı öncesinde çalışıp çalışmadığını hatırlamıyorum, 2009 yılında çocuğum oldu, o tarihte Yeşim hanımın orada çalıştığını hatırlamıyorum" diyerek savunmalarını doğruladığını, Antalya 3. İş Mahkemesinin 2018/559 Esas sayılı dosyasında, çalışma süresi başlangıç tarihinin, kendilerinin iddia ettiği gibi 09.07.2010 olarak esas alındığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiklerini bildirmiştir.
2.Feri müdahil kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacının tespitini istediği hizmet süresi 23.12.2008 - 08.07.2010 tarihleri arasında iken İlk Derece Mahkemesinin kararında 23.12.2008 - 09.07.2010 tarihleri arasında kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine karar verildiğini, Kurum kayıtlarının tetkikinde, ... sigorta sicil numaralı davacının, davalı nezdindeki 09.07.2010 - 09.08.2018 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kurum kayıtlarında olduğunu, davacının hizmet döküm belgesi incelendiğinde, dava dilekçesinde tespitini istediği 23.12.2008 - 08.07.2010 tarihleri arasında kaydının bulunmadığını, davacının iddia ve taleplerinin çelişkili ve dayanaksız iken İlk Derece Mahkemesinin kararını kabul etmediklerini, hizmet tespit davaları, kamu düzenine yönelik olduğundan re'sen incelemeye tabi olduğunu, dosyaya uygun düşmeyen soyut ve inandırıcılıktan uzak tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını, çalışma olgusunun varlığının hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde ortaya konulmadığını, davacıya ait tüm belgeler celp edilerek incelenmediğini, iş ve iş yeri ile ilgili bilgiler tam olarak ortaya çıkarılmadan eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, komşu iş yeri çalışanlarının bilgi ve görgülerine de başvurularak çalışma olgusu hiçbir kuşkuya yer açmayacak şekilde somut ve inandırıcı delillerle ispatlanmadığını, hizmet tespiti davasında asıl olan resmi belge ve kayıtlar olup resmi yazılı belgenin varlığı da kesintili çalışmanın karinesi olduğundan sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirerek kararın kaldırılmasını talep ettiklerini belirtmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!