WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3775 E.  ,  2024/4186 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/698 E., 2022/767 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/377 E., 2019/49 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket ... İnş. Ltd. Şti. bünyesinde 04.04.1988 tarihinde işe başladığı, 30.04.1988 tarihinde işten çıkarıldığı, davacının çalışmış olduğu süre boyunca SGK’ya girişinin yapıldığı, fakat çalışma süresince SGK Hizmet Dökümü ve SGK 49376701- 206/18.136.614- AK sayılı yazısından da anlaşılacağı üzere işyerinin bordrolarında gün ve kazanç bildirimi yapılmadığı, zira tanık ifadelerinden de anlaşılacağı üzere davacının verilen tarihler içerisinde davalı şirket bünyesinde fiili olarak çalıştığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ise bu konuda gerekli incelemeler ile denetimleri yapmadığı için sorumlu olduğu, Kurumun gerekli üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemiş olmasından dolayı davacının sigortalılık başlangıç tarihi işe giriş tarihi olan 04.04.1988 olarak görünmediği ve bu durumun davacının emekli olması gerekirken olamamasına sebebiyet verdiği, konuyla ilgili olarak 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi hükmü göz önünde bulundurulduğunda da işe giriş bildirgesinin süresinde Kurum kayıtlarına geçmiş olması ve sahteliğinin de savunulmadığı olgusu karşısında Kurumun, çalışmanın varlığını denetleyip primleri işverence ödenmesini sağlaması gerekirken, bu işlemleri yapmamadan doğan kusurunu, çalışma süresinin Kurum kayıtlarına geçip geçmediğini bilebilecek durumda olmayan sigortalıya yüklemenin hakkaniyet kurallarına aykırı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.02.2001 gün, 2001/10-121 E., 2001/152 K., 21. HD.'nin 11.07.1996 gün 96/4172 E, 96/3236 K, 10. HD.'nin 10.12.1996 gün, 96/10526 E, 10602 K, 10. HD.'nin 04.03.1997 gün 97/1619 E, 1705 K. sayılı kararlarında da belirtildiği gibi, tanıklarca da doğrulanan, süresinde Kurum kayıtlarına geçmiş ve sahteliği iddia edilmemiş işe giriş bildirgesi sigortalının hiç olmazsa işyerinde 1 gün eylemli çalıştığının karinesini oluşturduğu iddiasıyla davacının 04.04.1988 işe giriş, 30.04.1988 işte çıkış tarihleri arasında fiili olarak çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 04.04.1988 olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı şirketi ile fer'i müdahil Kurum usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiş, fer'i müdahil Kurum vekili aşamalarda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; Kurum kayıtlarına göre davalı ... Ltd. Şti. unvanlı iş yeri tarafından imzalanmış ilk sigortalı giriş bildirgesinden davacının işe giriş tarihinin 04.04.1988 tarihinde yapıldığı ve Kurum tarafından kayıt altına alındığı, davacının davalı işyerine 04.04.1988 tarihinde girişinin yapıldığı, 30.04.1988 tarihinde çıkışının yapıldığı, fakat bu döneme ait prim gün sayısının 0 (sıfır) olduğu, Ticaret Sicil kayıtlarına göre davalı işyerinin 26.03.1988 tarihinde 6660 sicil numarası ile kaydının yapıldığı ve şirket merkezinin adresinin mevcut olduğu, bordro tanıkları ..., ... ..., ...'ın vermiş oldukları beyanlarında davacının ihtilaflı dönemde bu iş yerinde kesintisiz çalıştığını belirttikleri, ifadelerinin çalışma iddiasına ait net somut bilgiler içerdiği, ihtilaflı dönem için düzenlenen bordrolarda bu tanıkların çalışmasının görüldüğü, bordro tanığı kriterlerine uygun olup beyanlarına itibar edilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının hizmet tespiti davasının kabulü ile, davacının davalı iş yerinde 04.04.1988 - 30.04.1988 tarihleri arasında asgari ücret ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, sigortalı gösterilen kısımların dışlanmasına, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın bahsettiği tarihlerde olan iddia ettiği çalışmaların Kurum kayıtlarında bulunmadığı gibi yazılı delillerle de ispatlanmadığı, Kurum kayıtlarının tetkikinden davacının tespiti istenen dönem itibariyle diğer davalı iş yerinde tespiti istenen dönem itibariyle çalışması olmadığı çalıştığı ve çalışmasının Kuruma bildirilmediği ve bu nedenle de özel bir duyarlılık özenle yürütülmesi icap ettiğinden, sigortasız geçen hizmetlerin tesbiti amacıyla, sigortalılar tarafından Kurum ile işveren aleyhine çalıştığı iddia edilen hizmet sürelerinin tespiti amacıyla açılan davalarda çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği, yada çalıştığının Kurumca tesbit edilip edilmediğinin araştırılması, daha sonra hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda iş yerinin gerçekten var olup olmadığı, 506 sayılı Kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, çalışma konusu işin niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücretler konusundaki tanık ifadelerinin inandırıcılığı hakkında tanık beyanlarının, işyeri kapsam, kapasite ve niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği, çalışıldığı iddia edilen işyerindeki görevli personel ile birlikte o işyerine en yakın işyerlerinden o işyerini bilen ve tanıyan şahıslarında dinlenmesi suretiyle tanık beyanlarının sağlığının denetlenmesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 04.04.1988 - 30.04.1988 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.