WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3773 E.  ,  2024/6558 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/102 E., 2023/1388 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/60 E., 2021/176 K.

Taraflar arasındaki ödenen yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti, yaşlılık aylığı tahsisi, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışı borçlanması kapsamında süresinde ödeme yaparak yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun ödemeyi süresinde kabul etmeyerek aylık talebini reddettiğini belirterek aksine işlemin iptali ile yurt dışı borçlanma ödemesinin süresinde olduğunun tespitini, yaşlılık aylığı tahsisini ve ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının borçlanma ödemesinin süresinde olmadığından Kurumda yaşlılık aylığı için geçerli ve yeterli hizmeti bulunmayan davacının talebinin reddedildiğini, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacıya tahsis başvurusu tarihi olan 08.01.2020 tarihi itibarıyla 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/C maddesi gereği yaşlılık aylığına hak kazanması sebebiyle tahsis başvuru tarihini takip eden ay başı 01.02.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve yaşlılık aylığı bağlandığı tarihten itibaren birikmiş aylıklarının yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan kesin dönüş şartının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini, müvekkilinin kesin dönüş şartını yerine getirdiğini, ülkeye giriş çıkış kaydına göre kesin dönüş şartının bulunup bulunmadığının değerlendirilemeyeceğini belirterek, temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödenen yurt dışı borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti, yaşlılık aylığı tahsisi, ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3201 sayılı Kanun'un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri.

2-3201 sayılı Kanun'un "Aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi" başlıklı 6 ncı maddesi, 3201 sayılı Kanun'a göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisinin yapılabilmesi için, yurda kesin dönülmüş olmasını, tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş olmasını ve yazılı istekte bulunulmasının şart olduğunu düzenler.

3.Değerlendirme
İnceleme konusu davada, davacının 01.12.2014 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğu, talebi ekinde sunduğu 13.11.2014 tarihli TR4 belgesine göre 26.08.1976 - 31.12.2013 tarihleri arasında prim ödemelerinin bulunduğu, davalı Kurumun ise hazırladığı 3601 günlük tahakkuku 10.04.2015 tarihli yazıyla davacının Almanya adresine gönderdiği, davacının bu yazıyı 15.05.2015 tarihinde tebliğ aldığı ve 10.08.2015 tarihinde borçlanma bedelinin tamamını ödediği,

01.01.1956 doğumlu olan davacının, Almanya sigorta başlangıç tarihinin 26.08.1976 olduğu, Türkiye'de 18.09.2014-01.10.2014 tarihleri arasında 14 gün 4/1-a kapsamda çalışmasının bulunduğu, 25.12.2019 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunan davacının talebinin davalı Kurum tarafından borçlanma ödemesinin süresinde olmadığı gerekçesi ile reddi üzerine eldeki davanın açıldığı, Mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.

Yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak, ülkemiz sosyal güvenlik mevzuatında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlamak amacıyla kabul edilen 3201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca borçlandırılan sürelere dayalı olarak hangi şartlarda aylık bağlanacağı anılan Kanun'un 6 ncı maddesinde belirlenmiştir. Tahsis yapılabilmesi için aranan koşullardan birisi, yurda kesin dönülmüş olmasıdır.

Kesin dönüşün, aylık tahsis talebinde bulunanların yurt dışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade ettiği; “sosyal sigorta ödeneği” deyiminden, çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ödeneklerin amaçlandığı; “sosyal yardım ödeneği” ibaresinin ise bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen, ikamet şartına bağlı nakdi yardımlar anlamını taşıdığı kabul olunmaktadır. Ne var ki, “kesin dönüş” ifadesi, mutlak anlamda, yurt dışında bulunduğu ülkeden Türkiye’ye döndükten sonra tekrar yurt dışına çıkış yapmama şeklinde değerlendirilemez. İkamet şartına bağlı olmayan nitelikte sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alanlara, anılan koşulun gerçekleştiğinin kabulü ile aylık bağlanabilecektir. Aksi yöndeki düşünce, Anayasamızın 23 üncü maddesi ile güvence altına alınmış olan “Yerleşme ve seyahat hürriyeti”nin; İnsan Hakları ve ... Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine) ek 4 nolu protokolün 2 nci maddesi ile tanınmış “serbest dolaşım özgürlüğü”nün ihlali sonucunu doğuracaktır. 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin B bendi ile tekrar yurt dışına gitmek değil, yabancı ülke mevzuatına tabi olarak çalışmak ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği almak, aylığın kesme nedeni olduğu belirtilmiş; 3201 sayılı Kanun'a göre yaşlılık aylığı bağlanıp altı aydan daha uzun süre yurt dışında bulunmuş olanların, yurt dışında çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı bir sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alıp almadıklarını “3201 sayılı Kanun'a göre aylık alanlara mahsus yoklama belgesi” vererek, aylıklarını almaya devam edebilecekleri, Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 14 üncü maddesi ile hüküm altına alınmış olup yurt dışında uzun süre kalmak, tek başına bir aylık kesme nedeni teşkil etmemektedir.

Ayrıca, yurt dışında geçen çalışmalar sonucu, o ülkenin sosyal güvenlik sisteminden hak kazanılan yaşlılık ya da malullük aylığının bir sonucu olan ve ikamete dayalı bulunmayan sosyal sigorta veya sosyal yardım niteliğindeki edimlerden yararlanmak, yurt dışından kazanılmış olan sosyal güvenlik hakkının en doğal sonucu olup bu haktan feragat anlamı çıkacak şekilde bir “kesin dönüş” tanımı yapılması, sosyal güvenlik hakkından feragat edilemeyeceği olgusunun gözardı edilmesi sonucunu da doğuracaktır.

Bu bağlamda, 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince, borçlanılan süreler gözetilerek yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, yurt dışındaki çalışma veya çalışmaya dayalı yardım ilişkisinin sona ermesi gerekmekte olup Mahkemece, yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu 25.12.2019 tarihi ve sonrası süre yönünden davacı için kesin dönüş şartının belirlenmesiyle ilgili olarak yurt dışından aylık alıp-almadığı veya yurt dışında çalışıp - çalışmadığı veyahut da çalışmaya dayalı olarak yardım alıp-almadığı resmi belgeler, yeni tarihli TR-4 belgesi vs. ile kesin dönüş şartı araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının en son 2014 yılında yurt dışına çıkış kaydının bulunduğu, bu tarihten sonra yurda dönüş kaydının bulunmadığı, bu haliyle davacının yurda kesin dönüş yapmadığı gerekçesi ile yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma gerekir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.