WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3750 E.  ,  2024/4188 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1491 E., 2023/2474 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/211 E., 2022/154 K.

Taraflar arasındaki 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalarda özetle; davacının 1998 yılından itibaren kendi nam ve hesabına aralıksız olarak ortaklık ve kiralama usulü ile ortalama 20 - 25 dönümlük araziyi kullanmak suretiyle tarımsal faaliyette bulunduğu, Ziraat Odası çiftçi kaydının 1998 yılında, Ziraat Odası üyeliğinin 1999 yılında başladığı, ürettiği buğday mahsulünü Delice Çerikli Ofisine sattığı, satış bedellerinden prim kesintisi yapıldığı, davalı Kurum re'sen tescil mükellefiyetini yerine getirmediği, Kurum tarafından davacıya 720 prim/gün hizmet süresi olduğunun bildirildiği, davacının 1999 yılından beri aralıksız bir şekilde tarımsal faaliyette bulunmasına rağmen Kurum denetmenliğince düzenlenen 24.03.2021 tarihli ve 2021 / 414059 / 012 sayılı denetim raporuna göre usulüne uygun tutulan Ziraat Odası kaydının olmadığı gerekçesiyle Bağ-Kur hizmetlerinin tespiti için dava açabileceğinin bildirildiği iddiasıyla davacının 1998 yılından 27.04.2021 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum denetmenliğince yapılan incelemede Ziraat Odası tarafından davacının üye kaydına ilişkin yönetim kurulu kararı defteri ile üye kayıt defterinin bulunmadığının belirtildiği, davacının üyelik kaydına ilişkin tek belgenin noter tasdiki bulunmayan müteselsil sayfa numarası takip etmeyen üye aidatı tahakkuk ve takip müfredat defteri olduğu ve davacının söz konusu defterin 5 inci sayfasında kayıtlı olduğunun görüldüğü, 01.01.1999 yılında başladığını gösteren ve meslek odası kaydıyla doğrulanan belgelerin bulunmaması nedeniyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığının belirtilen tarih itibarıyla başlatılamayacağı, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca Kurum denetmenliğince yapılan denetim raporlarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, 2013 - 11 sayılı Genelgede 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine tabi olanların ilk tescil ve yeniden sigortalılıkları bağlı oldukları ziraat odalarınca, ziraat odalarının bulunmadığı yerlerde ise Tarım İl/İlçe Müdürlüklerince veya kendilerince bir yıl içinde bildirilmesi halinde bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren sigortalılığın başlatıldığı, oda kayıtlarının başlaması ve sona ermesinde oda yönetim kurulu karar tarihinin esas alınacağının düzenlendiği, Sosyal Güvenlik Çalışma Talimatının 2.8.2 Meslek Odası Kayıtlarının İncelenmesine İlişkin usul ve esaslar başlıklı bölümünde, üye kayıt defterlerinin taşıması gereken nitelikleri haiz olup olmadığının belirlenmesi için hangi hususlara dikkat edilmesi gerektiğinin belirlendiği, davacının satmış olduğu ürün bedellerinden yapılan tevkifat tutarlarının Bağ-Kur hesabına işlenerek geriye dönük tescil yapılmasını talep ettiği, Kurum tarafından tevkifat tutarlarının hesaba yüklendiği ancak Kurum denetmenleri tarafından düzenlenen rapora istinaden Ziraat Odası kaydının bulunmadığı gerekçesiyle talebi gibi işlem yapılamayacağının davacıya bildirildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; Toprak Mahsulleri Ofisi Çerikli Ajans Amirliğince düzenlenen davacıya ait kayıtlarda, 01.08.2005 tarihli 451617 numaralı, 09.07.2005 tarihli ve 954080 numaralı ve 11.07.2005 tarihli ve 954193 numaralı fişlerin davacı adına düzenlendiği nazara alınarak kamu kurumu niteliği taşıyan TMO kayıtlarındaki bu fişlerin prim tevkifatına istinaden düzenlediği anlaşıldığından davacının ilk fiş tarihini izleyen Temmuz 2005 dönemini takip eden aybaşı olan 01.08.2005 tarihinden ilgili yılın sonu olan 31.12.2005 tarihine kadar 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım sigortalısı sayılması gerektiği, diğer dönemler yönünden davacının yasal düzenlemeler ve yerleşik Yargıtay içtihatları ışığında bahsi geçen Kanun kapsamında sigortalı sayılamayacağı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının 01.08.2005 tarihinden ilgili yılın sonu olan 31.12.2005 tarihine kadar 2926 sayılı Kanun kapsamında primlerin davacı tarafından ödenmesi koşuluyla tarım sigortalısı sayılmasının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; süresinde Kuruma tescil talebinde bulunmayan davacının geriye dönük böyle bir talepte bulunmasının yasal olarak mümkün olmadığı, davacının Bağ-Kur sigortalılığı için gerekli şartları taşıyıp taşımadığının araştırılmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı lehine 24.03.2022 tarihinde 01.01.2001 - 27.04.2021 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı sayılabileceği hususu lehlerine değerlendirilmiş iken sadece 01.08.2005 ile 31.12.2005 tarihleri arasında hizmetin tespitine karar verilmiş olması hususunu kabul etmedikleri iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 01.08.1998 - 31.12.2000 dönemi yönünden dava tarihinden önce zaten Kurum tarafından tescil yapılmış olması, oda kaydına ilişkin yerinde tespite dayalı kurum denetim raporu ile geçersizlik tespiti yapılması, 2005 yılı dışında tevkifat veya prim ödeme belgesi olmamasına göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, devam eden tarımsal faaliyet ile teslim edilen tarımsal ürün bedellerinden yapılan prim kesintisine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 7, 9, 10 ve 36 nci maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla özellikle temyiz edenin sıfatına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.