WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3727 E.  ,  2024/4162 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1287 E., 2023/2264 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/384 E., 2022/256 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 2/6294012 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı bağlanmış ve kendisine ödendiğini, davacı davalı Kurum tarafından gönderilen 07.05.2018 tarih ve 3923370 sayılı yazı ile Rehberlik ve Teftiş Ankara Grup Başkanlığının 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibariyle kesilmesine karar verildiğini, ancak müvekkilline soruşturma raporu vs belge tebliğ edilmediği gibi yaşlılık aylığının neden kesildiğine ilişkin somut bir gerekçenin belirtilmediğini, davacı bu karar sebebiyle ekonomik bakımdan çok zor duruma düştüğünü, davacının özürlülük durumunun süreklilik arzettiğini, zaman geçtikçe düzelme yerine daha da kötüye gittiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle davacının kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespit edilerek, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum aleyhine açılan işbu davanın haksız ve yersiz olduğunu, ... T.C. kimlik numaralı ...'e 01.10.2014 tarihinden itibaren %49 engel oranına göre yaşlılık aylığının bağlandığını, kurumumuz Rehberlik ve Teftiş Ankara Grup Başkanlığımızın 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında Kurumumuz Müfettişlerince düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden aylığı başlangıç tarihi itibari ile durdurulduğunu, bu nedenle talep edilen istemin yersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosya kapsamında bulunan belgelere göre; davacının Bozüyük Devlet Hastanesi'nin 29.05.2014 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu'na istinaden kurumun gelir bağlama kararı ile yaşlılık aylığı almaya başladığı, söz konusu raporda davacının %49 oranında sürekli işgöremez olduğunun tespit edildiği, Kurum tarafından davacıya 01.10.2014 tarihinden itibaren %49 engel oranına göre yaşlılık aylığı bağlandığı, kurumun Rehberlik ve Teftiş Ankara Grup Başkanlığı'nın 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında Kurum Müfettişlerince düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden davacının almakta olduğu yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibarı ile durdurulduğu anlaşılmıştır.

Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun 20.04.2020 tarih ve 5589 sayılı kararı ile davacının engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %19 olduğunun mütalaa olduğu anlaşılmış, bu rapora itiraz üzerine dosya Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'na gönderilmiş, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun 21.10.2021 tarih ve 1754 sayılı kararı ile davacının engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %19 olduğunun mütalaa edildiği ve 29.05.2014 tarihli raporda oran verilen diabetes mellitus olmadığı, kişide astım olduğu, ancak son fonksiyon testinde özürlülük gerekmediği, obstruksiyonun tedavi ile veya spontan olarak düzelebileceği, ancak diabetes mellitus olmadığından bahsi geçen rapor tarihinde de özürlülüğün %19 olduğu mütalaa edildiği anlaşılmakla Kurum işleminin yerinde olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu, dava konusu Kurum işlemi ve davacı müvekkilinin maluliyet oranı yönünden eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... Dosya kapsamından; davacının Bozüyük Devlet Hastanesi'nin 29.05.2014 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunda davacının %49 oranında sürekli işgöremez olduğunun tespit edilmesi üzerine Kurum tarafından davacıya 01.10.2014 tarihinden itibaren %49 engel oranına göre yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumun Rehberlik ve Teftiş Ankara Grup Başkanlığı'nın 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında Kurum Müfettişlerince düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden davacının almakta olduğu yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibarı ile durdurulduğu anlaşılmaktadır.

Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun 20.04.2020 tarih ve 5589 sayılı kararı ile davacının engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %19 olduğunun belirtilldiği, itiraz üzerine Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'na gönderildiği ve Adli Tıp ikinci Üst kurulunun 21.10.2021 tarih ve 1754 sayılı kararı ile davacının engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %19 olduğunun mütalaa edildiği ve 29.05.2014 tarihli raporda oran verilen diabetes mellitus olmadığı, kişide astım olduğu, ancak son fonksiyon testinde özürlülük gerekmediği, obstruksiyonun tedavi ile veya spontan olarak düzelebileceği, ancak diabetes mellitus olmadığından bahsi geçen rapor tarihinde de özürlülüğün %19 olduğunun belirtildiği, davacının engel oranının %19 olduğu tespit edildiğinden, Kurumun aylık kesme işleminin yerinde olduğu , dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Kurum işleminin iptali ile kesilen yaşlılık aylığının bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 5510 sayılı Kanun'un 28/5'inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.