10. Hukuk Dairesi 2024/367 E. , 2024/1724 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/357 E., 2023/1599 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/159 E., 2021/577 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kuruma bağlı İlkadım Sosyal Güvenlik Merkezinin 00027386 takip kartı no.lu dosyasından davacıya gönderilen 2020/013409, 2020/013410 ve 2020/013411 takip no.lu dosyalarına konu ödeme emirlerinin ayrı ayrı iptalini, müvekkilinin davalı Kuruma ödeme emirlerinde belirtilen toplam 748.938,70 TL (2020/013409 takip no.lu dosyada 748.685, 14 TL, 2020/013410 takip no.lu dosyada 40,88 TL, 2020/013411 takip no.lu dosyada 212,68 TL olmak üzere) kadar borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının ilgili prim borçlarının zamanaşımına uğradığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ödeme emirlerinin içeriğinde yer alan borçların fark işçilik prim borcu olması ve fark işçilik prim borçlarının zamanaşımı süresi tahakkuk edildiği tarihten yani borçların tahakkuk yılı olan 2018 yılından başlayacağını, bu sebeple zamanaşımının söz konusu olmadığını, müvekkil Kurum nezdinde 1013966 sicil numaralı dosyada işlem görmekte olan ... İnş. Turzm İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin prim ve ekleri borçları nedeniyle icra takibine başlandığını, ilgililere ödeme emirleri gönderildiğini, şirket hakkında iflasın ertelenmesi kararı ya da iflas kararı verilmiş olunması halinde şirket müdürleri, yönetim kurulu üyeleri, kanuni temsilcileri, üst düzey yöneticileri ile ortakları hakkında cebri icra işlemlerine devam edilerek Kurum alacağı tahsil edileceğini, buna göre şirket müdürü ...'a ödeme emirleri usulüne uygun olarak gönderildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yapmış olduğu itirazların geçerli olmadığı, amme alacağı yönünden Kurumun direkt ödeme emri düzenleyebileceği, Ticaret Mahkemesine açılan davanın da olumsuz sonuçlanması ve Mahkemece de yargılama aşamasında tedbir kararı vermediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 6183 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre asıl borçluya takip yapılmadan kanuni temsilcilere gidilmeyeceğini, limited şirket ortaklarının kendi hisseleri oranında sorumlu olduklarını, ödeme emrinde belirtilen tutarın davacının payına isabet eden kısım olup olmadığının açık olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacıya tebliğ edilen 3 adet ödeme emrindeki borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, dava dışı şirkette davacının temsil ve ilzama yetkili olup olmadığı buna göre davacının ödeme emirlerindeki borçtan sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.12.2013 gün, 2013/10-433 Esas ve 2013/1649 Karar sayılı ilamında benimsendiği üzere; zamanaşımının başlangıcının ve buna bağlı olarak, somut uyuşmazlıkta uygulanacak kanun hükmünün saptanmasında, muacceliyet anının belirlenmesi önem taşımaktadır.
Muacceliyet, bir borç ilişkisinde, alacaklının edimi isteyebileceği ve borçlunun da bu isteme uyarak, edimi ifa etmekle yükümlü olduğu anı belirler. Bir başka deyişle, söz konusu borç, ifa kabiliyeti kazanır ve alacaklı yine o anda edimi kabul etmekle yükümlü olur. Bir alacağın ya da borcun muaccel olması, ilke olarak edimin ifası için öngörülmüş bulunan vadenin dolmasıyla gerçekleşir. Borcun ifası için öngörülen vade; kanundan, işin özelliklerinden ya da dürüstlük kuralından çıkarılamıyorsa, bu durumda, Borçlar Kanunu 74 üncü madde hükmü gereğince, borcun “hemen ifa ve derhal icrası talep edilebilir.” hükmü uygulama bulacaktır.
3. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun “Primlerin ödenmesi” başlığını taşıyan 88 inci maddesinin on altıncı fıkrasında, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanun'un 51, 102 ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddelerinin uygulanacağı bildirildikten sonra, yine 5510 sayılı Kanun’un 17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile değişik “Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı” başlıklı 93 üncü maddesinin ikinci fıkrası,“…(Değişik ikinci fıkra: 17/4/2008-5754/56 md.) Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tâbidir. Kurumun prim ve diğer alacakları; mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı on yıl olarak uygulanır…” şeklinde düzenlenmiştir.
Görüldüğü üzere 5510 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesi ile zamanaşımı süresi ile ilgili olarak özel bir düzenleme getirilmiş, Kurumun prim ve diğer alacaklarının on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, sürenin başlangıcının ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başı olduğu belirtilmiştir.
5510 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesi muacceliyet tarihinin belirlenmesinde, dolayısıyla zamanaşımı süresinin başlangıcının tespitinde, Borçlar Kanunu'nun uygulanmasına son vermiştir. Maddenin yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonraki primler için zamanaşımı başlangıcı ödeme dönemini takip eden yılbaşından itibaren başlayacaktır.
Genel olan bu tanımlama dışında istisnai olarak 93 üncü maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde önceki düzenlemelerden farklı olarak zamanaşımının başlangıç tarihi, özel durumlardan doğan prim ve diğer alacaklar yönünden ayrıca ve ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Buna göre; Kurumun prim ve diğer alacakları, Mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise, mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğmuş ise, rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğmuş ise, bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğmuş ise bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı süresinin başlatılması gerekecektir.
Sonuç olarak belirtilmelidir ki, Kurumun süresi içerisinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsil zamanaşımı, diğer bir ifade ile zamanaşımının süresi ve başlangıç tarihi; alacağın doğduğu, tahakkuk ettirildiği (muaccel olduğu) tarihte yürürlükte bulunan kurallara göre belirlenir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.09.2006 gün ve 2006/21-546 E. 2006/565 K.; 20.12.2006 gün ve 2006/21-806 E. 2006/814 K.; 06.12.2003 gün ve 2013/10-433 E. 2013/1649 K. sayılı kararları).
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Eldeki davada, davalı Kurum tarafından davacıya tebliğ edilen 2020/13409 sayılı ödeme emrinde yer alan 2010/7 nci ay prim borcu bakımından Kurum alacağının dava dışı ... İnşaat Turizm İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Devlet Su İşleri 7. Bölge Müdürlüğü nezdinde üstlendiği 'Ladik ve Derinöz Ovaları Sulanması İnşaatı" mahiyetli işyeri hakkında, 24.12.2018 tarihinde yapılan eksik işçilik değerlendirmesi ile fark işçilik tutarı üzerinden tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammına ilişkin olup, mahkemece; Kurumun prim ve diğer alacaklarının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, prim ve diğer alacakların ise 2018 yılında yapılan tespit ile ortaya çıktığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamaların ışığında uyuşmazlık değerlendirildiğinde, davalı Kurum tarafından fark işçilik incelemesi sonucunda yargılamaya konu olan 2010/7 nci ayına ilişkin prim alacakları yönünden zamanaşımı süresi ve başlangıcının, primlerin ait oldukları (eksik işçiliğin maledildiği) dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda 5510 sayılı Kanun'un 93/2 nci maddesi hükümleri kapsamında, ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu belirgindir.
Mahkemece prim alacakları yönünden zamanaşımını kesen nedenlerin olup olmadığı araştırılmalı, elde edilecek sonuç değerlendirilerek zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmeli, buna göre 2010/7 nci ay prim alacakları hakkında tereddüte yer bırakmayacak şekilde karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!