10. Hukuk Dairesi 2024/3654 E. , 2024/4281 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2636 E., 2023/3123 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/346 E., 2021/551 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.07.2005 ile 05.09.2018 tarihleri arasında büro işçisi olarak çalıştığını ancak, davalı şirketçe davacının işe giriş tarihinin 02.08.2010 olarak gösterildiğini belirterek, davacının 18.7.2005 ile 02.08.2010 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen hizmetinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirket nezdinde 02.08.2010 tarihinde çalışmaya başladığını ve 05.09.2018 tarihinde işten ayrıldığını, çalıştığı tüm süre zarfında primlerinin tamamen ödendiğini ve işveren tarafından üzerine düşen tüm yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil vekilinin cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarının resmi ve yazılı belge niteliğinde olduğunu, aksini ispatın yine aynı nitelikte yazılı delillerle mümkün olabileceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu edilen dönemde bir başka işveren nezdinde çalışmadığı, 02.08.2010 - 05.09.2018 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinden bildirimlerinin bulunduğu, davalı işyerine ait bordroların getirtildiği, bordrolarda ismi geçen kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulduğu, kolluk araştırması yapıldığı , bordrolarda ismi geçen ve beyanlarına başvurulan ... ve ..., ... ve ...'ın davacının ve davacı tanıklarının beyanlarını doğruladığı, bir kısım bordro tanıkları davacının 2010 yılından sonra çalışmaya başladığını beyan etmişse de, bu tanıkların hali hazırda davalı işveren nezdinde çalıştıkları gözetildiğinde bağımsız bordro tanıkları ..., ..., ... ve ...'ün beyanlarına üstünlük tanınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, " davacı ...'in davalı şirkete ait 1059908 sicil numaralı iş yerinde 18.07.2005 - 02.08.2010 tarihleri arasında toplam 1813 gün çalıştığı, çalışmasının Kuruma bildiriminin yapılmadığının bildirimi yapılmayan günlerde asgari ücretle çalıştığının tespitine "karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili, davacının, müvekkiline ait işyerinde sigortasız çalıştırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bir kısım bordro tanıklarının davacının 2010 yılı ve sonrası çalıştığına yönelik ifadelerde bulunduklarını, bu beyanlara itibar edilmediğini, davacının 2018 yılında işten ayrılması esnasında tazminatını alırken verdiği ve delilleri arasında bulunan 05.09.2018 tarihli ibranamede "02.08.2010 tarihinden itibaren çalışmış olduğum ...." şeklinde imzalı ibranamenin yazılı delil niteliğinde olduğunu, HMK. 201 inci maddesi gereğince bu delilin tanık beyanları ile etkisiz hale gelmesinin yasal olmadığını, davanın hak düşürücü süre sonrasında açıldığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarında davacının iddia ettiği gibi bir çalışmanın mevcut olmadığını, davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesin delillerle aydınlatılması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile halen çalışması olmayan bordro tanıklarının ve davacı bordro tanıklarının beyanlarında, davacının uyuşmazlık konusu dönemde fiil çalışmalarına yönelik beyanları, davacı bordro tanıklarının, davalı ile arasında husumet bulunduğuna yönelik somut delil sunulmadığı dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine oy çokluğu ile karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Fer'i müdahil SGK vekili, hakdüşürücü süre itirazı bulunduğunu, geçerlilik ve aidiyeti çekişmesiz olan davacının 2.8.2010 tarihinde işe başladığına dair imzalı belgelerin aksinin eşdeğer düzeyde kanıtlarla ispatlanamadığı ve imzalı belgelerde yer alan çalışma süresi öncesine ilişkin iddianın salt tanık anlatımlarıyla kanıtlanması olanağı bulunmadığı için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.
2.Davalı vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, imzası bulunan ibraname ve diğer yazılı delillerin yok sayılmasının hatalı olduğunu, davacının çalışmaya başladığını iddia ettiği 2005 - 2010 seneleri arasında davalı şirkette çalışan sayısının ortalama yaklaşık 130 - 210 kişi arasında olduğunu, davacının kayıt dışı istihdam edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun 79 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!