10. Hukuk Dairesi 2024/3613 E. , 2024/7224 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/258 E., 2023/326 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen davacının emeklilik işleminin iptaline dayalı olarak davalı Kurumca yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile kesilen aylıkların davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 21.08.1982 tarihinden başlayarak toplamda 7273 gün Kurum sigortalısı olarak çalıştığını, 01.03.2013 tarihinde Kuruma başvurduğunda, Kurumca emekli olmaya hak kazandığı belirtilerek emekli aylığı bağlandığını, aylık bağlandıktan yaklaşık 5 yıl sonra davalı Kurum tarafından davacının 2106084040 tahsis numarası ile 01.03.2013 tarihinden itibaren hak kazandığı emekli aylığının 4/1-b kapsamındaki primler ile çakışan 4/1-a kapsamındaki hizmetlerinin iptal edildiğini ve iptaller neticesinde emeklilik şartını yerine getirmediği belirtilerek, aylığının bağlandığı gün itibariyle durdurulduğunu, durdurma işlemi sonrasında müvekkiline 05.01.2018 tarihi itibariyle 67.180,42 TL ve 1.399,95 TL yersiz ödemenin iadesine ilişkin borç bildirim yazısı gönderildiğini, akabinde Bursa 9. İcra Müdürlüğünün 2018/2903 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Kurum tarafından yapılan işlemlerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle de iptali gerektiğini, 4/1-a sigortalılığı hem de 4/b sigortalılığı kapsamında çalışması aynı anda söz konusu ise 01.03.2011 tarihinden öncesi için önce başlayan sigortalılığın kesintiye uğrayıncaya kadar devam edeceği, 01.03.2011 tarihinden sonraki zaman diliminde de 4/1-a sigortalılığının geçerli sayılacağı kuralının davacıya ait kesintisiz çalışma süreleri dikkate alınarak uygulanmadığını, davacının 18.10.2008 tarihinden önceki dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının bulunduğunu, kendi sigortalılığı devam ederken işyerinde başka sigortalıların da bulunduğunu, Kurumun haksız ve hukuksuz işlemi ile müvekkilinin sağlık yardımı almasının engellendiğini ve telafisi imkansız zararlar ile karşı karşıya kaldığını, Kuruma 28.02.2018 tarihinde yapmış olduğu itiraz başvurusu reddedildiğinden, müvekkili hakkında yapılan işlemin iptal edilerek, kesildiği andan itibaren emekli aylıklarının ödenmesi ve telafisi imkansız sonuçlar doğuracağından sağlık yardımlarından yararlandırmaması ile başlatılan alacak taleplerine ilişkin işlemlerin tedbiren durdurulmasını talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacıya 2106084040 tahsis numarası ile 01.06.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, davacıya bağlanan aylıkla ilgili olarak 28.04.2017 tarih 2017/IS/048 sayılı denetmen raporuna istinaden kendi işyerindeki çalışmaları sonucu 4/1-b kapsamındaki primleri ile çakışan 20.05.2009-29.02.2012 tarihleri arasındaki 4/1-a kapsamındaki primlerin iptal edilip, iptaller neticesinde emeklilik gün şartını (4/1-b hizmet sonrası 1260 gün) sağlamadığından, davacının aylığının bağlandığı tarih itibariyle durdurulduğunu, sigortalının hizmetlerindeki iptallerin 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi hükmüne göre yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.09.2020 tarihli ve 2020/151 E. 2020/24 Karar sayılı kararıyla; açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.12.2021 tarihli ve 2020/1442 Esas, 2021/1636Karar sayılı kararıyla; tahsis talep tarihi itibariyle 2829 sayılı Kanun'a göre son 7 yıldaki 506 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi) kapsamındaki hizmetlerinin 1260 gün olması şartını yerine getiremeyen davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında da yaşlılık aylığı şartlarını gerçekleştirmemiş bulunması karşısında davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemiz 30.06.2022 tarihli ve 2022/1610 E.-2022/10123 K. sayılı ilamı ile
"1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davacının emeklilik işleminin iptaline dayalı olarak davalı Kurumca yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile kesilen aylıkların davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine ilişkin olup, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 04.05.1966 doğumlu davacıya 01.03.2013 tarihli tahsis talebine istinaden, 2829 sayılı Kanun gereğince hizmetlerinin birleştirilmesi ile, 3529 gün 4/b Bağ-Kur hizmeti, 3784 SSK hizmeti olmak üzere toplam 7313 prim günü üzerinden 506 sayılı Kanun gereğince yaşlılık aylığı bağlandığı, 28.04.2017 tarih ve 2017/IS/048 sayılı denetim raporuna istinaden davacının 1127982 sicil numaralı kendi işyerindeki 4/1-b kapsamındaki primleri ile çakışan 20.05.2009- 29.02.2012 tarihleri arasındaki 4/1-a kapsamındaki hizmetlerinin iptal edilmesinden bahisle aylığının iptal edilerek yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borç tahakkuk ettirilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, her ne kadar Mahkemece davacının 20.05.2009-29.02.2012 tarihleri arasındaki 4/1-a kapsamındaki hizmetlerinin iptal edilmesine yönelik tespit yerinde ise de, aylık koşulları değerlendirilirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak, davacının iptal edilen sigortalılık süresi dışında, mevcut prim ödeme gün sayısı belirlenerek irdeleme yapılmalı ve davacının borçlu olup olmadığı hususunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.. " gerekçeleri ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, Yargıtay bozma ilamı ve bilirkişi raporundaki tespitler değerlendirildiğinde, davacı ...'in ilgili dönemde Sekon Makine Çelik Limited Şirketinde ortak ve hisse sahibi olması sebebiyle 20.05.2009 ile 29.02.2012 tarihleri arasındaki hizmetlerinin 4/1-a'dan 4/1-b'ye dönüştürülmesine yönelik Kurum işleminin yerinde olduğu kanaatine varılmış ise de, davacının hizmet cetveli incelendiğinde yaşlılık aylığı başvurusunun öncesinde 48 yaşını ikmal ettiğinin ve toplam 6452 gün hizmetinin bulunduğunun değerlendirildiği, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin e bendine göre 48 yaşını dolduran ve 5225 günden fazla prim ödediği tespit edilen davacının tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespit edildiği, davacıya ödenmesi gereken aylık miktarları ile ödenen aylık miktarları karşılaştırıldığında davalı Kuruma 1.475,05 TL borcunun bulunduğuna yönelik hesaplamanın da usul ve Kanun'a uygun olduğu nazara alınarak, açılan davanın kabulüne, davacı ...'in 01.06.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, davacının dava tarihine kadar olan dönemde davalı Kuruma 1.475,05 TL asıl alacak borcu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali, emeklilik maaşının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunu'nun ilgili hükümleridir.
3. Değerlendirme
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Eldeki davada davacı vekili emeklilik işleminin iptaline dayalı olarak davalı Kurumca yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile kesilen aylıkların davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulduğu, davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmakla; iş bu husus usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Birinci bendindeki "davanın kabulüne" ibaresinin silinerek yerine "davanın kısmen kabulüne" ibaresinin yazılmasına,
3 numaralı fıkrasının silinerek yerine "Karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, " ibaresinin yazılmasına,
4 numaralı fıkrasının silinerek yerine "Davacı tarafından yapılan 3.345,55 TL yargılama giderinin kısmen kabul oranına göre 1.722-TL 'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!