10. Hukuk Dairesi 2024/3606 E. , 2024/4808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/100 E., 2024/35 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında görülen tespit ve alacak davasında davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının yeniden bozulmasına karar verilmiş olup bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde; davacı kooperatifin Kurum İl Müdürlüğünde işlem gördüğünü, depremden önce 30 dairelik inşaat işine başladığını, deprem sonrasında ara verildiğini, 1995 tarihinde yasa kapsamına alındığını, 19.04.2007 tarihinde inşaata yeniden başlanarak eksik kısımların yapıldığını, %92'sinin tamamlandığını, %8'inin yapımı için işçi çalıştırılıdığını, 22.05.2007 tarihinde yoklama memurunun bu konuda tutanak düzenlediğini, 20 dairenin işinin ağustos 2007'de, 10 dairenin kasım 2007 tarihinde bitirildiğini, kurumun 25.12.2007 tarihli yazısında "inşaatın 01.09.1995 tarihinde yasa kapsamına alındığı, 31.05.2007 tarihinde bittiği, 2007/6-7-8-9-10 dönemlerinde inşaatta işçi çalışmadığı halde Kuruma bildirim yapıldığı, müfettiş raporuna göre ilgili dönemlere ait işçiliğin iptal edildiği, 2007/6-7-8. aylara ait primin kuruma irat kaydedildiğinin" bildirildiğini, davacının 01.10.2008 tarihinde dilekçe ile itiraz ettiğini, sözlü olarak reddedildiğini, kurumca fark işçilik hesabı yapılırken inşaatın mayıs 2007 tarihinde bittiği kabul edilerek prim, gecikme faizi, işsizlik sigortası ve faizi hesaplanarak talep edildiğini, bedelin ihtirazi kayıtla ödendiğini, Kurumca mahsup işlemi yapılmadan irat kaydedildiğini, gecikme faizi olarak 4.999,36 TL fazla ödendiğini, müfettiş raporunun varsayıma dayalı olduğunu, usul ve kanuna aykırı olduğunu, Kurumun kendisiyle çelişkiye düştüğünü, iptal edilen dönemlere ilişkin fiili tespitin olmadığını, Kuruma bildirilen işçilerin tamamının kooperatif işinde çalıştığını ve primlerin yatırıldığını, primlerin irat kaydedilmesinin sebepsiz zenginleşme olduğunu, kurumun davacıdan mükerrer pirim, gecikme zammı, işsizlik sigortası ve gecikme faizi aldığını, inşaatın belirtilen sürede ve işçi çalıştırılarak bitirildiğini, yoklama memuru ve başka müfettiş tutanakları ile inşaatın seviyesi ve belirtilen dönemlerde işçi çalıştırdığının tespit edildiğini, bu nedenlerle 25.10.2007 tarihli müfettiş raporu ve buna dayanılarak yapılan işlemin iptaline, 2007/6-7-8-9-10. aylarda işçi çalıştırıldığının tespitine, Kuruma irat kaydedilen toplam 12.,858,37 TL prim alacağı ile fazla yatırılan 2007/5. ayına ait toplam 4.999,36 TL gecikme faizinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili dilekçesinde; davacı kooperatife ait işyeri hakkında 25.10.2007 tarih, 77/SR:33 sayılı müfettiş raporu düzenlendiğini, raporda "işyerinin 01.09.1995 tarihinde yasa kapsamına alındığı, toplam 3 blok inşaat yaptığı, kontrol memurluğunun 2007/101 sayılı raporunda inşaatın %92 oranında bittiğinin" belirtildiğini, 7 ve 8 numaralı parseller için işyeri dosyalarının mükerrer açıldığının, kuruma bildirim yapıldığının, 2007/6-7-8 aylarında 1017102.77 sayılı işyeri dosyasından ayda ortalama 25 sigortalının bildirildiğinin kurum kayıtlarından tespit edildiğini, kooperatif başkanının kontrol memuruna verdiği ifadesinde; "08.04.2007 tarihinde başkanlığa seçildiğini, 3 blok halindeki inşaattaki eksik kalan yaklaşık %10 luk kısmı 2006 yılı Haziran, Temmuz ayında tamamladıklarını, inşaat yerinde bulunmadığını, daha çok Enis Yazman'ın ilgilendiğini, kardeşinin ve Selim Yaşar'ın çalıştığını" belirttiğini, sonraki ifadesinde de; "inşaatın 31.08.2007'de sonuçlandığını, yer sahiplerinin ve mesken sahiplerinin burada 2007 mayıs ayından sonra işçi çalışmadığına dair iddialarına katılmadığını, 2007 mayıs sonrası bildirilenlerin çevrede tanıdıkları vasıtasıyla kendisine sigortalı yapılması için önerilen çalışan kişiler olduğunu" belirttiğini, müfettiş tarafından kooperatifin yasal kayıt ve belgelerinin incelendiğini, 3 ayrı işyeri dosyası için kayıt inceleme tutanakları düzenlendiğini, kayıtlardan "inceleme devresi içinde rapora ekli tutanaklarda belirtilen ücretlerin ödendiğinin, bunun dışında ücret ödemesinin bulunmadığının, ödenen ücretlerin kurum kayıtlarıyla mutabık olduğunun ve yasal deftere intikal ettirildiğinin" saptandığını, yevmiye defterinin 05.04.2007 günü kullanılmaya başlandığını, kooperatifin inşaat yaptığı yerin mal sahiplerinden ...'ın "Mayıs 2007 ayından sonra inşatta hiçbir faaliyet olmadığını" belirttiğini, ...'ın ise "Mayıs 2007 ayı sonunda inşaatın büyük oranda tamamlandığını, geriye kalan bahçe temizlenmesi gibi işleri kendilerinin yaptığını, mayıs 2007'den sonra hiçbir inşaat faaliyeti olmadığını, işçi çalışmadığını" belirttiğini, müfettiş raporunda "inşaat işi için yapılan değerlendirmede toplam 72,511,00 TL eksik işçilik bildiriminde bulunulduğu tespit edildiğinden bu tutar mayıs 2007 ayına yansıtılarak muhteviyatı sigorta primlerinin 506 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince, işverenden tahsil edilmesi, 140 ıncı maddesi gereğince ceza uygulanması, işyeri dosyasının 31.05.2007 tarihi itibariyle yasa kapsamından çıkarılması gerektiği konularının tespit edildiğini, kurum müfettiş ve kontrol memurları raporlarının aksinin aynı kuvvette, eşdeğer belgelerle ispatlanması ve davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.04.2010 tarih, 2008/61 E. - 2010/123 K. sayılı kararıyla; "...Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davacı kooperatifin inşaat işyerinin kurumda işlem gördüğü, 01.09.1995 tarihinde yasa kapsamına alındığı, 1999 yılındaki depremden sonra faaliyetine ara verdiği, tekrar 19.04.2007 tarihinde işe başladığı, inşaattaki işlerin Mayıs 2007 sonunda sona ermesine rağmen, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım 2007 tarihinde işyerinden kuruma sigortalı işçi çalıştırıldığına dair bildirim yapıldığı, bu bildirimlerde 2007 yılının 6. ayından itibaren çalışan işçi sayısının ani bir artış gösterdiği, 2007 Mayıs ayında 3 kişinin, 2007 Nisan ayında 1 kişinin çalıştığı bildirilmesine rağmen, diğer aylarda en az 13 kişinin çalıştırıldığının bildirildiği, inşaatın yapıldığı arsa sahiplerinin beyanlarına göre ise mayıs 2007 tarihinden sonra inşatta hiçbir faaliyetin yapılmadığı, işçi çalıştırılmadığı, sadece bina sahiplerince çevre düzenlemesinin yapıldığının anlaşıldığı, yine kooperatif başkanının "mayıs 2007 sonrası sigortaya bildirilen kişilerin tanıdıklar vasıtasıyla çevrede sigortalı yapılması için önerilen kişiler olduğunu" belirterek çelişkili ikrarda bulunduğu, faaliyeti olmayan aylarda gerçek dışı bildirimler üzerine yatırılan primlerin kurumca iade edilmesinin haksız ve kötüniyetli olan davacı yönünden söz konusu olamayacağı, kurumca yapılan primlerin irat kaydedilmesine ilişkin işlemin yerinde olduğu, bilirkişi raporunda inşaatın 31.05.2007 tarihinde tamamlanması nedeniyle kuruma eksik işçilik bildirildiği tespit edilerek miktarının hesaplandığı, bu miktarın da kurum tarafından hesaplanan miktarları doğruladığı, davacının yapmış olduğu fazla ödemenin bulunmadığı, davacının müfettiş raporunun aksini ispatlayacak nitelikte delil sunamadığı" gerekçesiyle;
"Davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 16.05.2013 tarih ve E.2012/21374, K.2013/10516 sayılı kararında; "... Dava, kooperatif tarafından yapılan inşaatın 2007/Mayıs ayı sonu itibariyle sona erdiği ve bu tarihten sonra işçi çalıştırılmadığı ve 2007/Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ait işçilik bildirimlerinin sahte olduğu ve 2007/Mayıs ayı itibariyle eksik işçilik bildirimi nedeniyle, ek pim tahakkuku yapılması gerektiğine ilişkin olarak, Kurum müfettişi tarafından düzenlenen rapora istinaden, Mayıs ayından sonraki döneme ait bildirimler iptal edilmiş ve bu döneme ilişkin olarak işveren tarafından ödenen primlerin Borçlar Kanunu'nun 65 inci maddesi uyarınca irad kaydedilerek, ayrıca eksik işçilik bildirimi nedeniyle 2007/Mayıs ayı itibariyle ek prim tahakkuku yapılmıştır.
Dava, nitelikçe yersiz olarak alınan primlerin geri verilmesi istemine de ilişkin olup, yasal dayanağını oluşturan mülga 506 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesinde "yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primlerin, alındıkları tarihlerden itibaren on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere ve sigortalılara geri verileceği, işverenlere geri verilecek primler için kurumca faiz ödeneceği ve bu faizin, kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanacağı" belirtilmiştir.
Mahkemece, öncelikle çözümlenmesi gereken husus, davacıya ait inşaat işyerinden 2007 yılı Mayıs ayından sonraki dönemde yapılan bildirimlerin sahte olup olmadığının belirlenmesidir. Kurum müfettişi tarafından düzenlenen raporda; 19.04.2007 tarihli yoklama tutanağına göre, bu tarih itibariyle inşaatın % 92 sinin bitirilmiş olduğunun tespit edildiği belirtiliyorsa da, bu tutanağın dosya içinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, tutanak getirilmeli, inşaatın kalan % 8 lik kısmının 11 gün içinde bitirilip bitirilemeyeceği üzerinde durulmalı, mayıs ayından sonra işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı noktasında komşu işveren ve işyeri çalışanları ve kat malikleri tespiti edilerek, mahkemece, re'sen seçilenlerin beyanlarına başvurulmalı, kooperatif yöneticileri ve muhasebeci hakkında Yalova Ağır Ceza mahkemesinde açılan 2011/75 Esas sayılı dava dosyasının akıbeti araştırılarak, dava dosyası incelenmeli, ceza davasında tespit edilen delil ve olgular irdelenmelidir.
Yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda; Mayıs ayından sonra işçi çalıştırılmadığı sonucuna varıldığı takdirde, davacının defter ve belgeleri, sunacağı faturalı işçilik ödemelerine ilişkin belgeler de gözetilmek suretiyle, konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile asgari işçilik oranı belirlenmeli, %25 eksiltme işlemi uygulanmaksızın, yapılacak hesap sonucu eksik işçilik bildirimi olup olmadığı ve ödeme tarihi itibariyle gecikme zammı hesaplanmalıdır. Eldeki davada talep, eksik işçilik tespiti nedeniyle ödenen gecikme zammı ile sınırlı olduğundan, taleple bağlı kalınarak gecikme zammı yönünden bir karar verilmelidir.
Öte yandan, sahte bildirim tespit edilirse, bu döneme ilişkin olan primlerin Borçlar Kanun'u 65 inci madde uyarınca irad kaydedilemeyeceği, 506 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesi kapsamında iadesi gerektiği gözetilmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 28.02.2022 tarih ve 2013/302 E. - 2022/77 K. sayılı kararı ile "... Davacı kooperatif tarafından bu şekilde bildirim yapıldığı anlaşılan ve haklarında dava açılan şahısların yukarıdaki ifadelerinden anlaşılacağı ve yine ceza dosyasında mevcut polis kriminal laboratuvarından aldırılan raporlarda da işe giriş bildirgelerindeki imzaların şahıslara ait olmadığına yönelik tespitler de dikkate alındığında kabulümüzce davalı kooperatif tarafından SGK'ya yapılan işçilik bildirimlerinin sahte olduğu, bu nedenle bozma ilamı da gözetilerek Borçlar Kanun'u 65 inci madde hükümleri de dikkate alınmak suretiyle bu primlerin irad kaydedilemeyeceği, 506 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesi kapsamında yersiz olarak alındığı anlaşılan primlerin geri iade edileceğine ilişkin hükümde dikkate alınmak suretiyle davalı kurumca irad kaydedilen primlerin davacı tarafa geri iadesine karar verilmiştir.
Bozma ilamında da belirtildiği üzere eldeki davada talebin eksik işçilik tespiti nedeniyle ödenen gecikme zammı ile sınırlı olduğundan taleple bağlı kalınarak gecikme zammı yönünden bir karar verilmesi gerektiği, celp edilen tutanaklar, dinlenen tanıklar ve aldırılan heyet raporu sonrasında fazla yatırıldığı iddia olunan 2007 yılı 5.ayına ait gecikme faizinin iadesine yönelik talebinde yerinde olmadığı kabul edilip dosyada mevcut bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 07.12.2015 tarihli rapordaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu" gerekçesiyle;
"Davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile
1-Davalı Kurum işleminin kısmen iptaline,
2-Davalı kurumca irad kaydedilen 12.858,37 TL primin kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Gecikme zammının iadesine yönelik davanın reddine" karar verilmiştir.
C. 2'nci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 29.12.2022 tarih, 2022/4351 E. - 2022/17030 K. sayılı kararında; "... Mahkemece, öncelikle çözümlenmesi gereken husus, davacıya ait inşaat işyerinden 2007 yılı Mayıs ayından sonraki dönemde yapılan bildirimlerin sahte olup olmadığının belirlenmesidir. Kurum müfettişi tarafından düzenlenen raporda; 19.04.2007 tarihli yoklama tutanağına göre bu tarih itibariyle inşaatın % 92'sinin bitirilmiş olduğunun tespit edildiği belirtiliyorsa da, bu tutanağın dosya içinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, tutanak getirilmeli, inşaatın kalan % 8 lik kısmının 11 gün içinde bitirilip bitirilemeyeceği üzerinde durulmalı, mayıs ayından sonra işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı noktasında komşu işveren ve işyeri çalışanları ve kat malikleri tespiti edilerek, mahkemece, re'sen seçilenlerin beyanlarına başvurulmalı, kooperatif yöneticileri ve muhasebeci hakkında Yalova Ağır Ceza mahkemesinde açılan 2011/75 Esas sayılı dava dosyasının akıbeti araştırılarak, dava dosyası incelenmeli, ceza davasında tespit edilen delil ve olgular irdelenmelidir.
Yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda; Mayıs ayından sonra işçi çalıştırılmadığı sonucuna varıldığı takdirde, davacının defter ve belgeleri, sunacağı faturalı işçilik ödemelerine ilişkin belgeler de gözetilmek suretiyle, konusunda uzman bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile, asgari işçilik oranı belirlenmeli, %25 eksiltme işlemi uygulanmaksızın, yapılacak hesap sonucu eksik işçilik bildirimi olup olmadığı ve ödeme tarihi itibariyle gecikme zammı hesaplanmalıdır. Eldeki davada talep, eksik işçilik tespiti nedeniyle ödenen gecikme zammı ile sınırlı olduğundan, taleple bağlı kalınarak gecikme zammı yönünden bir karar verilmelidir.
Öte yandan, sahte bildirim tespit edilirse, bu döneme ilişkin olan primlerin Borçlar Kanun'u 65 inci madde uyarınca irad kaydedilemeyeceği, 506 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesi kapsamında iadesi..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuş, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacı işyerinden bildirilen ve iptal edilen çalışmaların gerçek olup olmadığı yönünden yapılan araştırma yeterli ve bu yönden verilen iptal kararı isabetli ise de prim iadesi yönünden verilen karar hatalı değerlendirmeye dayalıdır. İşveren tarafından kuruma yatırılan prim tutarının içinde işçi hissesi de bulunduğundan, işveren hissesi dışındaki kısmın iadesi doğru olmayıp işveren hissesinin hesaplanması suretiyle karar verilmelidir.
2) Asgari işçilik yönünden uyulan bozma ilamı gereği yerine getirilmediğinden önceki bozma ilamı doğrultusunda karar verilmelidir." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Yapılan yargılama ve toplanan delillere dayanarak; Bozma ilamı ile sınırlı olarak yapılan inceleme ve aldırılan heyet raporuna göre davacı tarafından talep edilen ve kuruma irat kaydedilen 12.858,37 TL toplam prim tutarının 7.829,38 TL'sinin işveren payı olduğu önceki kararımız ve yukarıda tekrarlanan gerekçeli kararımızda da belirtildiği üzere işveren tarafından Kuruma yatırılan prim tutarının içinde işçi hissesi ve bulunduğu işveren hissesinin hesaplanarak davacıya iadesinin gerektiği yine bilirkişi heyetince bozma ilamında işaret ettiği şekilde asgari işçilik yönünden de hesaplanma yapıldığı bu durumda bozma dışında kalan hususlarda daha önce vermiş olduğumuz karar ve yukarıda tekrarlanan gerekçemizde açıklandığı üzere davalı Kooperatif tarafından SGK'ya yapılan işçilik bildirimlerinin sahte olduğu primlerin irat kaydedilemeyeceği işveren payının iadesinin gerektiği yine gecikme zammının iadesine yönelik talebinde yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı yerinde olmadığı kabul edilip mahkememizce aldırılan 11.12.2023 tarihindeki heyet raporundaki hesaplamalar bozma ilamına ve dosyadaki delillere uygun olduğu" gerekçesiyle;
"Davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile
1-Davalı Kurum işleminin kısmen iptaline,
2-Davalı Kurumca irad kaydedilen 7.829,38 TL primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Gecikme zammının iadesine yönelik davanın reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Kurum, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sahte bildirim olmadığının tespiti, sahte bildirim ve eksik işçilik bildirim bulunduğuna dayalı olarak tahakkuk ettirilen ve yersiz ödenen primlerin ve gecikme zammının yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun'un 84 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında davacı Kurum vekilinin temyiz nedenlerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz eden davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!