10. Hukuk Dairesi 2024/3505 E. , 2024/4727 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2923 E., 2024/62 K.
KARAR :Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/90 E., 2022/58 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.06.2010 tarihinde 61 D 0132 plaka nolu araçta şoför olarak çalışmaya başladığını, 18.02.2014 tarihinde işveren tarafından iş akdinin sona ermesine kadar aralıksız çalıştığını, davacının SGK girişinin 24.01.2012 tarihinde bildirildiğini, 18.02.2014 tarihine kadar ise eksik gün bildirimi ile beyanların sunulduğunu, ancak kesintisiz çalışmanın haftada 7 gün devam ettiğini, davacının SGK bildirimi yapılmadığından haberinin olmadığını, arabuluculuk sürecinin olumsuz
sonuçlandığını belirterek davacının 2010 yılı 6. aydan 18.02.2014 tarihine kadar kesintisiz
çalışmasının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; davacının 24.01.2012–24.01.2018 tarih aralığında kısmi süreli iş
sözleşmesi ile bünyesinde çalıştığını, 6111 sayılı Kanun Ek 6 maddesinde 01.03.2011 tarihinden itibaren dolmuş, taksi ve benzeri ulaşım araçlarında çalışanlara kısmi süreli çalışma imkanı getirildiğini, şoförlük yapanların da o dönemde ... İl Müdürlüğüne müracaat edip onay almaları
gerektiğini, davacının 24.01.2012 tarihinde başvurusunu yaptığını, eksik bildirim yapılmasının mümkün
olmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil SGK vekili; davacının diğer davalı
bünyesinde 26.01.2012–26.01.2014 tarih aralığında çalıştığının kayıtlarında yer aldığını, bundan başka
istihdama yönelik bir bilgi ve belge olmadığını, hak düşürücü sürenin dikkate alınması, fiili
çalışmanın ispatlanması gerektiğini, banka kayıtlarının önem arz ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı 2010 yılı 6. aydan 18.02.2014 tarihine kadar şoför olarak kesintisiz
çalıştığını belirtmiş ise de dinlenen tanıklar davacının ne kadar süre ile davalıya ait araçta kesintisiz olarak şoförlük yaptığını bilmediklerini belirtmiştir. Davacının davalıya ait araçta şoför olarak 1 ay içinde 10 günden fazla çalıştığı dinlenen tanık anlatımları ile tespit edilememiş, davacının ay içinde sürekli 10 günden fazla şoförlük yaptığı anlaşılmamış olduğundan, ilgili yasa maddesi kapsamında "10 günden az çalışanların talepleri halinde EK-6 kapsamında sigortalı sayılacakları belirtilmiş olduğundan EK-6 kapsamında sigortalı olmak için de sigortalının başvurması ve primlerinin de sigortalı tarafında yatırılması gerektiği anlaşıldığından bu hususta işveren sorumluluğu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın talepleri gibi kabulü gerektiğini, kararın usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriği; tanık beyanları, davacının ek 6 ncı madde kapsamındaki bildirimleri, davacının ilgili araçtan aldığı trafik cezaları ve tüm dosya içeriği gözetildiğinde davacının ayda 10 günü geçecek şekilde çalışma iddiasının ispatlanamadığı, dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın talepleri gibi kabulü gerektiğini, kararın usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
3) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
4) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar kapsamında yeterli araştırma yapılmadığı, mahkemece dinlenen ve davacının çalışmasının, ayda 30 gün şeklinde sürekli olarak belirten ve yine ayda 10 günden az şeklinde belirten tanıkların beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş; davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden, 26.01.2012-26.01.2014 arası EK-6 ticari araç işsizlik olarak 2012/1—6 gün, 2012/2,3,4,5,6 aylarda 30’ar gün (Çıkış-Kod 2 Deneme süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi) şeklinde bildirimlerinde yapıldığı gözetilerek, dinlenen tanıkların ifadeleri arasındaki çelişkiler giderilmeli, davacının çalıştığını bildirdiği dolmuş durağında çalışan ticari araç sahiplerinin yada bu bu ticari araçlarda sigortalı çalışanlar tespit edilerek bunların dinlenilmesi, tespit edilebilmesi halinde başkaca komşu işyeri tanıklarının da tespit edilerek ifadeleri alınmalı, tanık anlatımları arasındaki çelişki giderilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!