WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3483 E.  ,  2024/4360 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2785 E., 2023/3046 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/72 E., 2021/387 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının 01.08.2007-18.01.2020 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm çalışmalarının Kuruma bildirilmiş olduğunu, bu sürelerin dışında başkaca bir çalışmasının olmadığını, davacı işçinin bu şekilde dava açmasının sebebinin müvekkilinin davacı işçiye ve eşine vermiş olduğu alacağını istemesi olduğunu, davalının işçisine 30.000,00 TL borç para verdiğini ve ödeme zamanı geldiğinde alacağını istediğini, ancak davacının ve eşinin borcu ödeyemeyeceklerini belirttiğini, bu nedenle eldeki davayı açtıklarını, davacının bu şekilde bir dava açmasının ikinci sebebinin de davacı tarafın işi bıraktığı tarih olan 09.01.2019 tarihinden önce kendisinin işten ayrılacağını, yerine kızı ...'yi işe almalarını, gerekirse işi ona öğretebileceğini söylediğini, davacının kızı ...'yi deneme amaçlı olarak Kurum kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 25.12.2019 tarihinde işe aldıklarını ve 09.01.2020 tarihinde işten ayrıldığını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtları dışında davacının davalıya ait iş yerinde çalışmasının bulunmadığını, davacının 10 yıldan uzun süredir sigortasız çalışmasının ve bu durumu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Kurum tarafından 30.11.2012 tarih ve 2012/170 sayılı denetmen raporu ile davalıya ait işyerinde çalışan işçilerin tespit edildiğini, tespit edilen işçiler dışında çalışanın olmadığını, davacının bu işçiler arasında olmadığını, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini ve özel bir duyarlılık ile yürütülmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne davacının davalı ...'e ait işyerinde 01.08.2007-18.01.2020 (SGK'ya bildirim yapılan süreler hariç) tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davacının tüm çalışmalarının Kuruma bildirildiğini, davalı işverenin davacıya borç verdiğini ve borcu istemesi üzerine aralarında sorun yaşandığını, eldeki davanın kendilerine zarar vermek kastı ile açıldığını, dava açılmasının ikinci sebebinin davacının kızını işe aldırmak için ısrarda bulunması, bir müddet kızının deneme amaçlı çalıştırılmış olmasına rağmen işi yapamaması üzerine işten ayrılmasından kaynaklandığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, iş yerinde Kurum denetmenlerince denetim yapıldığını ve davacının çalıştığına yönelik bir tespit yapılmadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından çelişkili tanık anlatımlarının dikkate alınarak karar verildiğini, davalının 2007 yılında iş yerinin sahibi olmaması nedeni ile husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Fer'i müdahil Kurum vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve delillerin yanlış değerlendirilmesine dayalı olduğunu, davacının Kuruma bildirilen süreler dışında çalışmasının bulunmadığını, resmi kayıtların ancak yazılı deliller ile ispatlanabilmesine rağmen Mahkemece çelişkili tanık beyanlarına dayalı olarak karar verildiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının 10 yıldan fazla süre sigortasız çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı iş yerinde denetim yapıldığını ve davalıya ait iş yerinde çalışan kişilerin tespit edildiğini, davacının çalışan kişiler arasında olmadığını, davalıya ait iş yerinin 13.05.2019 tarihinde Kanun kapsamına alındığını belirterek, kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, 01.08.2007 - 18.01.2020 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz çalıştığını ileri sürdüğü, davacının 02.02.2017 - 09.01.2019 tarihleri arasında davalıya ait 1017388 sicil numaralı iş yerinden tam zamanlı olarak bildirimlerinin yapıldığı, 01.08.2007 - 01.02.2017 ve 09.01.2019 - 18.01.2020 tarihleri arasında herhangi bir sigortalılığının bulunmadığı, davalıya ait karnet işletmeciliği mahiyetli iş yerinin 13.05.2009 tarihinden itibaren kanun kapsamına alındığı, dava konusu edilen 01.08.2007 - 13.05.2009 tarihleri arasında iş yerinin Kanun kapsamında olmadığı, Kuruma yapılan ihbarda davalıya ait iş yerinde 6 işçinin sigortasız olarak çalıştığının bildirilmesi üzerine iş yerinde 29.11.2012 tarihinde Kurum denetmenlerince denetim yapıldığı, denetmen tarafından iş yerinde ... ..., ... ... ve ...'in çalıştığının tespit edildiği, davacının veya başkaca sigortasız çalışan hakkında yapılmış herhangi bir tespit bulunmadığı, davacıya ait vergi kayıtlarına göre davalının 12.05.2009 tarihinde işe başladığı, tanık ... ...'un, 2016 - 2017 yılına kadar yaklaşık 10 yıl kadar davalıya ait iş yerinde karnetçi olarak çalıştığını, davacının, işe başladığında davalıya ait iş yerinde kırık ayıklama işinde yevmiye usulü çalışmakta olduğunu, yaklaşık 10 yıl süreyle davalıya ait iş yerinde birlikte çalıştıklarını, kendisi ayrıldığında davacının çalışmaya devam ettiğini beyan ettiği, tanığın davaya ait 1017388 sicil numaralı iş yerinden 03.09.2009 - 02.11.2015 tarihleri arasındaki çalışmalarının genellikle tam zamanlı olarak bildirildiği, tanık ...'ın, 2016 yılı sonlarından itibaren yaklaşık 22 ay süre ile davalıya ait iş yerinde karnet bölümünde işçi olarak çalıştığını, işe başladığında davacının kırım ayıklama bölümünde işçi olarak çalışmakta olduğunu, ayrıldığında da davacının çalışmaya devam ettiğini, 22 ay boyunca davacı ile birlikte aralıksız ve kesintisiz çalıştıklarını, davacının haftalık yevmiye usulü çalıştığını beyan ettiği, tanığın davalıya ait iş yerinden 12.11.2016 - 06.11.2018 tarihleri arasında tam zamanlı olarak bildirimlerinin yapıldığı, tanık ...'nın, davalıya ait iş yerinde 2017 yılının Mart ayından 2020 yılının Şubat ayına kadar karnetçi olarak çalıştığını, işe başladığında davacının mal ayıklama bölümünde işçi olarak çalışmakta olduğunu, davacının 2020 yılının Ocak ayına kadar çalıştığını, davacı ile birlikte 2,5 - 3 yıl kadar aralıksız çalıştıklarını beyan ettiği, tanığın 11.05.2017 - 25.02.2019 tarihleri arasında tam zamanlı, 10.10.2019 - 15.06.2020 tarihleri arasında kısmi zamanlı olarak davalıya ait iş yerinden çalışmalarının bildirildiği, tanık ...'nin, davalıya ait iş yerinde 2006 - 2020 yılları arasında 14 yıl aralıksız olarak kesme bölümünde işçi olarak çalıştığını, davacının 2007 yılı Kasım ayından 2020 yılına kadar mal ayıklama ve kesme bölümünde işçi olarak çalıştığını, davacının yaklaşık 13 yıl süren çalışmasının kesintisiz ve aralıksız olduğunu, sigorta bildiriminin kesintili yapıldığını beyan ettiği, tanığın 2011/10. dönem - 2012/3. dönem (dahil), 2015/4. dönem - 2017/1. dönem (dahil) 2019/4. dönem 2019/11. dönem (19 gün dahil) tarihleri arasında tam zamanlı olarak bildirimlerinin yapıldığı, tanık ...'nın, davalıya ait iş yerinde 2017 - 2020 yılları arasında yaklaşık 2 yıl kadar makineci olarak çalıştığını, çalıştığı 2 yıllık dönemde davacı ile birlikte çalıştıklarını, davacının kendisi işten ayrılmadan yaklaşık 6 ay kadar önce işten ayrıldığını, hatırladığı kadarıyla kendisinin 2020 yılının şubat ayına kadar çalıştığını, davacının da 2019 yılı yaz aylarına kadar çalıştığını, davacının kırık ayıklama bölümünde çalıştığını, birlikte çalıştıkları 1,5 yıllık sürede davacının çalışmasına ara vermediğini beyan ettiği, tanığın 2017/3.dönem (3 gün) -2020/1.dönem (dahil) tam zamanlı olarak davalıya ait iş yerinden bildirimlerinin yapıldığı, tanık ... ...'un, davalıya ait iş yerinde 2006 yılından 2020 yılı Haziran ayına kadar makineci olarak çalıştığını, davacının kendisinden 1 veya 2 sene sonra 2007 veya 2008 yılında mal ayıklama bölümünde yevmiyeci olarak çalışmaya başladığını, davacının çalışmasının 2020 yılının Ocak ayına kadar devam ettiğini, 12-13 yıl süre davacıyla davalıya ait iş yerinde kesintisiz çalıştıklarını beyan ettiği, tanığın 13.05.2009 - 24.12.2009, 03.06.2010 - 10.01.2018, 02.11.2018 - 27.12.2019 ve 14.02.2020 - 15.06.2020 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinden tam zamanlı olarak bildirimlerinin yapıldığı, tanık ...'ın, davalıya ait iş yerinde 2018 yılı Haziran ayından 18.01.2020 tarihine kadar çalıştığını, davacının annesi olduğunu, davacıyla birlikte aynı gün işten ayrıldıklarını beyan ettiği, tanığın davalıya ait iş yerinden 25.12.2018 - 06.02.2019 tarihleri arasında bildirimlerinin yapıldığı, tanık ...'ın, 2011 - 2012 yıllarında yaklaşık 11 - 12 ay süreyle karnet işçisi olarak davalıya ait iş yerinde çalıştığını, işe başladığında davacının mal ayıklama bölümünde çalışmakta olduğunu, ayrıldığında da davacının çalışmaya devam ettiğini beyan ettiği, tanığın 28.12.2011 - 31.10.2012 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinden tam zamanlı olarak bildirimlerinin yapıldığı, tanık ...'nun, davalıya ait iş yerinde 2016 yılı içerisinde 4-5 ay süre ile karnet makinesinde işçi olarak çalıştığını, işe başladığında davacının çalışmakta olduğunu ve ayrıldığında da davacının çalışmaya devam ettiğini beyan ettiği, tanığın davalıya ait iş yerinden 09.06.2016 -16.09.2016 tarihleri arasında tam zamanlı olarak çalışmalarının bildirildiği, her ne kadar bir kısım tanıklar 2006 yılında çalışmaya başladıklarını, davacının da 2007 veya 2008 yılında çalışmaya başladığını beyan etmiş iseler de davalıya ait iş yerinin 13.05.2009 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, davalının vergi kaydının ise 12.05.2009 tarihinde başladığı dikkate alındığında davacının, davalıya ait iş yerinin faaliyete başlamadığı 13.05.2009 tarihi öncesi çalışma iddiasının komşu iş yeri tanıkları yahut sair deliller ile ispatlanamamış olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının çalışmasının 01.08.2007 tarihinden itibaren başlatılmasının yerinde görülmediği, 13.05.2009 tarihi sonrası dönem yönünden ise davalıya ait iş yerinden bildirimi yapılan tanıkların davacının çalışmalarını doğrulamış olmaları, davacının çalışmasının 2020 yılının Ocak ayına kadar devam ettiğine yönelik tanıkların beyanının olması dikkate alınarak davacının, 13.05.2009 - 18.01.2020 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz ve tam zamanlı olarak çalıştığı kanaatine varıldığı, her ne kadar davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri davanın hak düşürücü süreye uğradığını ileri sürmüş iseler de çalışmanın sona erdiği tarih dikkate alındığında hak düşürücü sürenin dolmadığı, davacının çalışma süresinin iş yerinin Kanun kapsamına alındığı tarih dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerekmekte olup davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan istinaf nedenleri yerinde olup sair istinaf nedenleri ise yerinde görülmeyerek; davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile Uşak 1. İş Mahkemesince verilen 14.10.2021 tarih, 2020/72 Esas ve 2021/387 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilmek suretiyle esas hakkında yeniden karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı ...'ın (T.C. No: ...) davalı ...'e (T.C. No: ...) ait 1017388 sicil numaralı iş yerinde 13.05.2009 -18.01.2020 (SGK'ya bildirim yapılan süreler hariç) tarihleri arasında asgari ücretle tam zamanlı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın tümden kabulünün gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı işverene tabi olarak 01.08.2007-18.01.2020 tarihleri arasında aralıksız ve sürekli olarak çalıştığının tespitini istemiştir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

2. 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.22024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.