10. Hukuk Dairesi 2024/3463 E. , 2024/4517 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1814 E., 2023/2755 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/253 E., 2022/121 K.
Taraflar arasındaki ödeme emri iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacı hakkında ... Başkanlığı Rüzgarlı Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından icra takibi başlatıldığını, ilgili icra takibi kapsamında düzenlenen 2005/023138 takip no'lu ödeme emrinin 10.11.2020 tarihinde davacı müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin 2003 yılında ... Elektrik San. ve Tic. A.Ş.'de bulunan hisselerini devrederek şirket ortaklığından ayrılmasının yanı sıra, 2002 yılına kadar devam eden yönetim görevlerinden de 2002 yılında ayrıldığını, bu kapsamda, davacı müvekkilin ilgili şirkette, mevcut olan 2002 yılındaki yönetim görevi ile 2003 yılında sona eren ortaklık ilişkisinden sonra herhangi bir hukuki ve fiili bağı kalmadığını, söz konusu icra takibine konu olan prim borcu ile bu prim borçlarına uygulanan gecikme zamlarının ilgili ödeme emri incelendiğinde 2003 yılı Haziran ayı ile 2005 yılı Temmuz ayında tahakkuk eden prim borçlarından kaynaklandığının açıkça görüleceğini, ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği 10.11.2020 tarihine kadar da davalı tarafından ödeme emrine konu olan borç ile ilgili olarak herhangi bir icra takibine geçilmediğini, davacıya da tebliğ edilmediğini, bu nedenle icra takibine konu olan borcun zamanaşımına uğradığını belirterek, dava konusu ödeme emrinin iptalini, bu ödeme emri nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, ödeme emrine konu prim borçlarının zamanaşımına uğramadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ödenmeyen borçlarının tahsilinin mümkün olmadığının anlaşıldığını, yönetim kurulu üyeleri Adil ..., ... ... ve ...'ya ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, ... ...'in yaşlılık aylığı üzerine haciz şerhi işlendiğini, Adil ... ve ... adına icra haciz işlemleri 7256 sayılı yapılandırma süreci nedeniyle başlatılamadığını, ...’nın ... Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de yönetim kurulu üyesi olduğunu, 2003/01-2003/07 dönemlerine ait 47.300,00 TL borcu bulunduğunun tespit edildiğini, davalının şirket yönetim kurulu üyesi olduğu dikkate alındığında Kurum alacaklarından sorumlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin ödenmeyen borçlarının tahsilinin mümkün olmadığının anlaşıldığını, yönetim kurulu üyeleri Adil ..., ... ... ve ...'ya ödeme emirlerinin tebliğ edildiğini, ... ...'in yaşlılık aylığı üzerine haciz şerhi işlendiğini, Adil ... ve ... adına icra haciz işlemleri 7256 sayılı yapılandırma süreci nedeniyle başlatılamadığını, ...’nın ... Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de yönetim kurulu üyesi olduğunu, 2003/01-2003/07 dönemlerine ait 47.300,00 TL borcu bulunduğunun tespit edildiğini, davalının şirket yönetim kurulu üyesi olduğu dikkate alındığında Kurum alacaklarından sorumlu olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararın kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi hükmünün, 08.12.1993 tarihinde yürürlüğe giren 3917 sayılı Kanunla değiştirilmesinden önceki dönemde; prim alacağı ve gecikme zamları yönünden Kurumun alacağı Türk Borçlar Kanunu 125 inci maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımının başlangıç tarihi ise yine Türk Borçlar Kanunu'nun 128 inci maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ve durdurulmasına ilişkin Borçlar Kanunu'nun madde 132 ve ardından gelen maddeleri de burada aynen geçerlidir.
506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinde 3917 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik ile Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. 6183 sayılı Kanun m.102 ve devamı maddeleri uyarınca zamanaşımı süresi 5 yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşı olarak belirlenmiştir.
06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun ile bu konuda yeniden bir düzenleme yapılmış, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi ile birlikte 102 nci maddesinin uygulanmayacağı hükme bağlanarak 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 10 yıllık zamanaşımı dönemine geri dönülmüştür.
506 sayılı Kanun'un anılan maddesi 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış, konuya ilişkin düzenlemenin yapıldığı 5510 sayılı Kanun'un 93/1 fıkrasında, Kurumun prim ve diğer alacaklarının 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, sürenin başlangıcının ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başı olduğu belirtilmiştir. Maddede özel durumlardan doğan prim ve diğer alacaklar yönünden zamanaşımının başlangıç tarihi ayrıca düzenlenmiş, Kurumun prim ve diğer alacaklarının; mahkeme kararı sonucunda doğması halinde ise, mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğması halinde, rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğması halinde, bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğması halinde, bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı süresinin başlatılması gerekeceği belirtilmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Ödeme emirlerine konu 2003/06 - 2005/08 dönemlere ilişki prim alacaklarına ilişkin davacı süresi içinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Dava konusu ödeme emirlerinin içerdiği borç dönemleri itibariyle yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereğince 5 yıllık ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu ve davacı hakkında 6183 sayılı Kanun'un 103 ve 104 üncü maddeleri uyarınca zamanaşımını kesen veya durduran bir işlemin gerçekleşmediğinin belirgin olmasına göre tebliğ tarihi olan 10.11.2020 tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!