10. Hukuk Dairesi 2024/3457 E. , 2024/4055 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1772 E., 2023/2761 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/61 E., 2022/61 K.
Taraflar arasında sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... ...'a ait işyerinden verilen 01.08.1984 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden 18 yaşını tamamladığı tarih olan 05.02.1988 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Mahkemece resen gerçek çalışmanın varlığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacının, sigorta başlangıç tarihinin 05.02.1988 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, Yerel Mahkemece verilen kabul kararının hatalı olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 01.06.1986 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 9, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının hizmet döküm cetvelinde 01.08.1984 tarihli işe giriş bildirgesi de olan 55640 sicil no.lu ... ... ünvanlı iş yerinden 01.08.1984 giriş olmak üzere 1984/2. Dönemden 30 gün, 3. Dönemden 30 gün ve 30.09.1984 çıkış olmak üzere bildirilen 60 gün süreli sigortalılığın iptal edildiğinin belirtildiği,05.02.1970 doğumlu davacının dava konusu dönemde 14 yaşında olduğu,sigorta sicil no.sunun 1984 yılı serisinden olduğu, gelen işyeri tescil bilgilerinde iş yerinin 10.03.1973-31.03.1973 arasında kanun kapsamında olduğu,iş yerinde buzdolabı tamiri ve soğuk oda yapımı işi yapıldığı, işyerinden 1984/1 ile 1985/1 ve 3 . dönem bordrosu verilmediğini bildirerek davacının da adının olduğu 1984/2 ve 3. Dönem asıl bordro ve iptal bordrolarının birer örneğini gönderdiği, 1985/2. Dönem bordrosunda ise tek kişinin bildirildiği ve anılan bordroda belirtilen ...'ın dinlendiği, tanığın beyanında davacının çırak olarak çalıştığı yönünde beyanda bulundğu, öte yandan işverenin işe giriş bildirgesinde belirtilen Talatpaşa Bulvarı Altındağ adresinde 01.08.1984-30.06.1987 tarihleri arasında kanun kapsamında olan bir işyeri daha olduğunun bildirildiği, işverenin vergi mükellefiyet dönemlerinin 01.01.1971 - 31.12.1978, 01.01.1983 - 31.12.1983, 01.02.1984 - 01.08.1991 olarak bildirildiği, bu tanık dışında davacı ile birlikte bildirilip daha sonra çalışmaları iptal edildiği anlaşılan ... ... ile ...'ın davacı tanığı olarak dinlendiği, davacının çalışmalarının neden iptal edildiğinin Kurumdan araştırılmadığı, çıraklık durumunun olup olmadığının ve geniş çaplı bir komşu işyeri araştırması yapılmadan mahkemece anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller yeterli görülmek suretiyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, öncelikle davacının adının da bulunduğu özellikle 1984/2. dönem ve 3. dönem çalışmalarının hangi gerekçe ile iptal olduğu (işveren tarafından kısa vadeli sigorta kollarına tabi bildirildiği yada süresinde bildirim olmadığı vs.) bu konuda Kurum tarafından düzenlenen bir inceleme raporu yada komisyon kararı olup olmadığı da Kurumdan sorulmalı, dava konusu dönemde davacının çıraklık kaydının, çıraklık sözleşmesinin olup olmadığı Kurumdan,ilgili meslek eğitim merkezinden araştırılmalı, çırak olduğunun anlaşılması halinde, davacının yaptığı işlerin üretimin bir parçası mı yoksa meslek ve sanat öğrenimine yönelik mi olduğu, iş yerinde işlerin davacının talep konusu dönemde yaşı itibariyle yapabileceği işlerden olup olmadığı, bu işleri yapma hususunda fiziksel ve psikolojik yetkinliğinin olup olmadığı, bu işi yapmayı bu yaşta öğrenip öğrenemeyeceği,yaptığı işi ne kadarlık süre içinde öğrenebileceği belirlenmeli, dava konusu 1984/2. dönemde işyeri bordrosunun bulunmaması nedeniyle bozma öncesi sadece emniyet vasıtasıyla araştırma yapılmış olduğundan daha geniş bir şekilde SGK, vergi, belediye vasıtasıyla dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yerleri ve kayda geçen çalışanları çalışanları sigortalılık kayıtları ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenmeli, komşu işyeri bulunamaması halinde davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler taraflardan sorulmak suretiyle belirlenmeli, çalışma kayıtları getirilerek beyanları alınmalı,dinlenen tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, bu kapsamda bozma öncesi dinlenen ...'ın da beyanı tekrar alınarak davacının çalışmasının üretime mi yoksa öğrenim amaçlı mı olduğu hususundaki beyanı netleştirilmeli, böylelikle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
4.Kabule göre de davacının 18 yaşını tamamladığı tarih olan 05.02.1988 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespitini istemiş olmakla, davacının bu çalışmasının dayanağı olan ve o tarihte 14 yaşında olduğu 01.08.1984 tarihinde 1 gün süre çalıştığının ve anılan 18 yaşından önceki bu çalışmasının prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine ilişkin de hüküm kurulmamış olması isabetsiz bulunmuştur.
5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!