WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3437 E.  ,  2024/4421 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1795 E., 2023/2753 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/315 E., 2022/126 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2003 yılında evlendiğini, 09.09.2015 tarihinde boşandığını, boşandıktan sonra vefat eden babasından yetim aylığı bağlandığını, denetmen raporu uyarınca boşanmış olduğu eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile 01.11.2019 tarihi itibari ile kesildiğini, davacıya ödenen 116.897,29 TL ara para ve 45.469,69 TL faiz olmak üzere ödenen aylıklar ile 2.000 TL ana para ve 167,64 TL gecikme faizi olmak üzere ödenen ... ikramiyelerinin borç kaydedildiğini, Kuruma yapmış oldukları itirazın reddine karar verildiğini, Kurumun aylıkların kesilmesi ve borç çıkarılması işleminin hukuka aykırı olduğunu, davacının eski eşinin evlenmeden önce anneannesi ile birlikte Çiçekli Mah. ... Sok. No:13/4 Keçiören adresinde yaşadığını, evlendikten sonra da davacının eşi ve anneannesi ile bu adreste yaşadığını, tarafların 2005 yılında boşanırken hamile olduğunu bilmediğini, davacının hamile olduğunu anlaması ve gidecek yeri olmaması nedeni ile boşandıktan sonra kısa bir süre bu adreste yaşamaya devam ettiğini, 2006 yılında ortak çocuklarının doğması üzerine davacı ile boşandığı eşinin çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile bir araya geldiklerini, 2006 yılında davacının boşanmış olduğu eşinin Kuşcağız Mah. 379 Sok. 4/7 adresinde ev aldığını, davacının bu evde çocuğu ile yaşadığını, eşinin ise Çiçekli Mah. ... Sok. No:13/4 Keçören adresinde yaşadığını, çocuğunu görmek için geldiğini, davacı hakkında olumsuz düşüncelere sebebiyet vermemek için boşandıklarını komşularına söylemediğini, ortak çocuklarının okul çağına gelmesi üzerine boşanmış olduğu eşinin Bayraktar Mah. ... Sok. No:39/5 Çankaya adresindeki evi aldığını ve davacı ve çocuklarına tasarrufu için verdiğini, davacının eşinin ise annesi ile birlikte Gaziosmanpaşa Mah. ... Sok. No:7/2 Çankaya adresinde yaşadığını, davacı ile eşinin bir araya gelmesinin çocuklarından kaynaklandığını, fiilen birlikte yaşama olgusuna dayanmadığını, davacının Kurumlara yapmış olduğu başvuru ve belgelerde annesi ile yaşadığı adresi verdiğini, Kurum tarafından eksik araştırma yapıldığını belirterek, dava konusu Kurum işlemlerinin iptalini, davacının yetim aylığının 01/11/2019 tarihinden itibaren yeniden devam etmesi gerektiğinin tespitini, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımına uğradığını, idari yargının görevli olduğunu ve Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ...'ın eşi ... ile 2005 yılında boşandıkları, boşanma sonrasında davacının başvurusu üzerine kendisine davalı SGK tarafından yetim aylığının bağlandığı, daha sonradan Kurum tarafından boşanmış olduğu eşi ... ile boşanmış oldukları dönemde eylemli olarak birlikte yaşama olgusu içinde bulundukları tespit edilmesi üzerine yetim aylığının kesildiği ve ödenen aylıklar toplamının borç tahakkuku edildiği, davacı tarafından boşanmış olduğu eşi ile birlikte yaşamadığı iddiası ile iş bu dava açılmış ise de davacının ikamet etmiş olduğu adreste bulunan dairelerin davacının boşanmış olduğu eşi adına kayıtlı olduğu ve abonelik işlemlerinin de boşanmış olduğu eş adına kayıtlı olduğu, boşandıktan sonra davacının adres bilgisinde yaklaşık 4 yıl süre ile değişikliğin olmadığı, davacı boşandıktan sonra çocuklarının doğduğunu belirtmiş ise de dinlenen tanık beyanlarından davacının çocuğu ve eşi ile birlikte boşanmış olduğu eşinin büyük annesine ziyarete geldiğine ve davacının boşandığını Kurum görevlileri gelene kadar bilgilerinin olmadığına dair tanık beyanlarının bulunduğu, davacının boşanmış olduğu eşinin, davacının ikamet etmiş olduğu apartmanının apartman yöneticisi olduğu, boşanılan eş ...'in babası Midani Keleş'in ölüm bildiriminin 06.08.2018 tarihinde davacı tarafından bildirildiği, ...'in sağlık hizmeti almış olduğu sağlık kuruluşlarında davacının ikamet etmiş olduğu adresin bildirildiği, 14.03.2019 tarihinde davacı le boşanmış olduğu eşi ...'in aynı sağlık kuruluşundan sağlık hizmeti aldığı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Kurumca düzenlenen tutanağın aksinin kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra da fiilen bir arada yaşadıkları ve Kurum işlemlerinde hukuka aykırı yön olmadığı gözetilerek davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının eski eşinden 09.09.2015 tarihinde boşandığını, tarafların boşandıktan sonra ortak çocukları için biraya geldiklerini, bu durumun kanıtının seçim kağıtları olduğunu, seçmen kağıtları incelediğinde tarafların seçim günü farklı ilçelerde ve mahallerde oy kullandıklarının açıkça görüldüğünü, dava konusu iptali istenilen borç konusu 2009-2019 yıllarını kapsadığından MERNİS adreslerinin Mahkemece her yönüyle tetkik edilerek uyuşmazlığı çözecek yeteri kadar tanık dinlemesi gerekirken Mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, banka kayıtları incelendiğinde gerek davacının gerekse de eski eşi ...'in beyan edilen adreslerin farklı olduğunun görüldüğünü, davacının kesilen aylığı dışında başka bir geliri olmadığını, hayatını ikame ettirebilmesi için yetim aylığının da ödenmesinin Anayasal bir hak olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından, Kurum kontrol memurlarınca tutulan tutanağın somut verilere dayalı olması ve denetim esnasında dinlenen çok sayıdaki tanığın imzalı beyanlarında davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarını beyan etmeleri, boşandıkları dönemde bir dönem MERNİS adreslerinin ve bir kısım abonelik adreslerinin aynı olması, dinlenen kamu tanıklarının beyanları ve tüm dosya içeriği gözetilerek, Kurum kontrol memurlarınca düzenlenen raporun aksinin ispatlanamadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yetim aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 56/son fıkrasıdır. Maddenin başlığı gelir ve aylık bağlanamayacak haller olup, maddeye göre; "ölen sigortalının hak sahiplerinden; ... eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ıncı madde hükümlerine göre geri alınır. ",

Madde 96 hükmüne göre "Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;

a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,

"..itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır..."

Aynı Kanun'un 59 uncu maddesinin başlığı Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi olup maddeye göre; "bu kanunun uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür ...", maddenin 2 inci fıkrasında "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tesbit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi ... oluncaya kadar geçerlidir..." şeklinde düzenlenmiştir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.