WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3409 E.  ,  2024/4912 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/266 E., 2023/100 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/440 E., 2017/533 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet ve aidiyet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait fırın işyerinde 15.02.1985 – 31.03.1985 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığını ancak söz konusu dönemde davalı Kuruma verilen dönem bordrolarında adının sehven ... olarak yazıldığını ileri sürerek, 15.02.1985 – 31.03.1985 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işveren tarafından düzenlenmiş sigorta işe giriş bildirgesindeki doğum tarihi ile adın farklı bir kişiye ait olduğunu, bu kişinin davacı ile aynı kişi olmama ihtimali bulunduğunu ve davacının iddiasını kanıtlar belgelerin olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının, kendine ait işyerinde 1-2 yıl süre ile çalıştığını, ancak 1985 yılı Şubat ve Mart ayında 5 günlük sigortalılık bildirimini yaptığını, işyerinde ... isminde bir kişinin çalışmadığını beyan etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tanıkların anlatımları, işverenin ikrarı, tanıkların dinlenildiği celse esnasında işyerinde çekildiği tartışmasız olan fotoğraf üzerinden yapılan teşhis dikkate alındığında, Mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını ve sigortalı işe giriş bildirgesinin beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davalı işverene ait 08043 sicil numaralı işyeri 1985/1 inci dönem bordrosunda yazılı tanıklar ... ile ... somut ve net anlatımları, davalı işverenin; davacının çalışmasına yönelik kabulü, davacı tarafından ibraz edilmiş fotoğraflar, doğum tarihi dışında davacının kimlik bilgileri ile uyumlu sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı, doğum tarihine ilişkin idari işlem ile yapılan düzeltmenin mevcudiyeti, grafoloji raporu ile söz konusu sigortalı işe giriş bildirgesindeki imzanın davacı eli ürünü olduğunun mütalaa edildiği ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile davacının, davalı işverene ait fırın işyerinde 15.02.1985-31.03.1985 tarihleri arasında çalıştığı belirgin olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2018 tarih ve 2017/1539 E. - 2018/70 K. sayılı kararına karşı süresi içinde davalılardan ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Daire kararı ile ...eldeki dava dosyasına konu olayda davacının kesintisiz olduğunu iddia ettiği çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi için Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı, bu tür davalarda, fiili çalışmanın her türlü delille ispatlanabileceği ve mahkemece resen araştırma yapılabileceği ilkesi de göz önünde bulundurularak, davanın aidiyet uyuşmazlığını da içermesi nedeniyle bordrolarda yazılı olan ... isimli şahsın varlığı araştırılarak tespiti halinde, bu şahsın da hak alanını ilgilendireceği dikkate alınarak, bu kişinin veya ölmüş ise mirasçılarının da davaya dahil edilerek HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince husumet yöneltilmesi, delillerinin toplanması ve davaya devam edilmesi sağlanmalı, davacı ve ...'in çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı Kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden getirtilmeli, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler emniyet araştırması ve Kurumdan sorulmak suretiyle saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, çelişkiler vaki olursa usulünce giderilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2023 tarih ve 2020/266 E. - 2023/100 K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince husumet yöneltilmesi amacıyla davacı ve ...'in çalışmaları ile ilgili tüm belgelerin temin edildiği, bordrolarda yazılı olan ... isimli şahsın varlığının tespitine yönelik yapılan araştırmada söz konusu kişinin vefat ettiği ve ölüm kaydının nüfusa işlendiği, devamında ...'in terekesine vasi tayin edildiği vasi tarafından dosyaya sunulan 20.10.2022 tarihli dilekçede "Temsil olunanların murisi olan ...'in dava konusu işyerinde bir çalışması bulunmamıştır. Bu nedenle dava konusu çalışmayla ilgili temsil olunanların herhangi bir menfaatinin bulunmadığını ve bu hususta takdirin Mahkemede olduğunu" şeklinde beyanda bulunduğu, ... unvanlı 08043 sicil numaralı işyerine ait 1985/1 inci dönem (Ocak, Şubat, Mart, Nisan) bordrosunda tanık ...’ın 01.02.1985 tarihinden itibaren 40 gün, tanık ...’nin 16.03.1985-31.03.1985 tarihleri arasında 5 gün ve dava dışı ...'in 16.03.1985-31.03.1985 tarihleri arasında 5 gün süre ile çalıştıklarının görüldüğü, davacının 12.08.2014 tarihi öncesine ilişkin herhangi bir sigortalılık hali ve kaydının bulunmadığı, ibraz edilen davacı adına düzenlenmiş sigorta sicil kartında yazılı işe giriş tarihinin 15.02.1985 ve sigorta sicil numarasının 16175864 olduğu, 29.04.1985 varide tarihli sigortalı işe giriş bildirgesi ile 16175864 (6301016175864) sigorta sicil numaralı davacının; davalı işverene ait 08043 sicil numaralı işyerinde 15.02.1985 tarihinde işe alındığının bildirildiği, 04.07.1989 tarihinde yapılan idari işlem ile davacının 20.11.1972 olan doğum tarihinin 20.11.1969 olarak düzeltildiği ve işyeri ... dosyasının imha edilmiş olduğu, belirtilen açıklamalar çerçevesinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu; davalı işverene ait 08043 sicil numaralı işyeri 1985/1 inci dönem bordrosunda yazılı tanıklar ... ile ... somut ve net anlatımları, davalı işverenin; davacının çalışmasına yönelik kabulü, davacı tarafından ibraz edilmiş fotoğraflar, doğum tarihi dışında davacının kimlik bilgileri ile uyumlu sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı, doğum tarihine ilişkin idari işlem ile yapılan düzeltmenin mevcudiyeti, grafoloji raporu ile söz konusu sigortalı işe giriş bildirgesindeki imzanın davacı eli ürünü olduğunun mütalaa edildiği ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile davacının, davalı işverene ait fırın işyerinde 15.02.1985-31.03.1985 tarihleri arasında çalıştığının belirgin olduğu, öte yandan, 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde, “bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edildiği, ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.” hükmü gereğince ve HMK'nın 26 ncı maddesi çerçevesinde bu hususta herhangi bir bir talep de olmadığından, aynı Kanun'un geçici 54 üncü maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi tescilinin bulunmadığı dikkate alındığında, doğum tarihine göre davacının sigortalılık süresi başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu tarih olduğunun ve bu tarih öncesi süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin hükmün infazında dikkate alınmasının mümkün olduğunun belirtilmesinde fayda görülerek,

Davanın kabulü ile davacının, davalı işverene ait işyerinde 15.02.1985-31.03.1985 tarihleri arasında hizmet akdi ile sigorta primine esas kazancın alt sınırı karşılığında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Başkanlığı vekili; Kurum kayıtlarında bulunan kişi ile davacının aynı kişiler olmadığını, eğer davacı Kurum kayıtlarında bulunan bilgilerdeki kişi ile aynı kişi olduğunu iddia ediyorsa bunun için ayrı bir dava açmasının gerektiği ve aynı kişi olduğunu ispatlaması gerektiğini, bu nedenle davacının sigortalı kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının hizmet tespitinin istenildiği tarihte 18 yaşından küçük olduğundan diğer davalıya ait işyerinde çalıştığının şüpheden uzak kesin şekilde ispatlanamadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine 6552 sayılı Kanun uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet ve aidiyet tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi.

3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.