10. Hukuk Dairesi 2024/3400 E. , 2024/6875 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/110 E., 2024/31 K.
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı sürelerinin tamamının yaş şartından indirilmesi ve hizmet başlangıç tarihinden geriye çekilmesi gerektiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 15.12.1975 doğumlu olup, 15.12.1993 - 14.02.2013 tarihleri arasında Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yaptığı, bu göreve karşılık 3 yıl, 10 ay, 8 gün fiili hizmet zammının bulunduğu, bu görevinden sonra SSK'ya tabi sigortalı olarak hava yolu şirketlerinde pilot olarak çalışmaya başladığı, bila tarihli dilekçesine karşılık olarak davalı Kurum tarafından 30.01.2019 tarihli yazı ile 52 yaşını doldurduğu 15.12.2028 tarihinde aylık tahsisinin mümkün olduğunun belirtildiği, fiili hizmet süresini yaş şartından düşülmediği, davalı Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla fiili hizmet zammı sürelerinin yaş şartından indirilmesi ve hizmet başlangıç tarihinden geriye çekilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve görev itirazında bulundukları, davacının tahsis koşullarını taşımadığı, sigortalılık süresine ilave yapılmasına ilişkin Kanunda bir hüküm bulunmadığı, yaş haddinden de indirim yapılamayacağı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından 07.07.2020 tarihli ve 2019/277 Esas, 2020/295 Karar sayılı karar davacının muvazzaf subaylıkta geçirdiği hizmet süresi 8 yıl 5 ay 8 gün olup toplamda 3 yıl 10 ay 8 gün fiili hizmet zammı bulunduğu, bu sürenin tamamının Kurumca da doğru olarak belirlenen yaş haddinden indirilmesi gerektiği, öte yandan davacı tarafça sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesi yöntemiyle talep edilen davacının tüm fiili hizmet zammı süresinin 23.05.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4759 sayılı Kanun gereği 23.05.2002 tarihindeki sigortalılık süresine eklenmesi mümkün olmadığı, emeklilik yaş haddi belirlenirken davacının 23.05.2002 tarihine kadar hak kazanmış olduğu fiili hizmet zammı sürelerinin sigortalılık süresine eklenmesi suretiyle yaş haddini bulduktan sonra bu yaş haddinden davacının tüm sigortalılık süresi boyunca hak etmiş olduğu fiili hizmet zammı süresi düşülerek emeklilik yaşının tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının 3 yıl 10 ay 8 günlük fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin tespit talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2019/277 Esas, 2020/295 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi tarafından 01.06.2022 tarihli, 2020/1860 Esas, 2022/1386 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının fiili hizmet zammı süresinin 506 sayılı Kanun’un Ek 39 uncu maddesi gereğince Geçici 81 inci maddede belirtilen yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, fazla istemin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemenin 01.06.2022 tarihli, 2020/1860 Esas, 2022/1386 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizce 22.11.2022 tarihli ve 2022/10650 Esas, 2022/14686 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur:
"...mahkemece, 2829 sayılı Kanun kapsamında hizmetleri birleştirilen ve 506 sayılı Kanun kapsamında tahsis koşulları uyuşmazlık konusu olan, davacının 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddeleri hükümlerince hak kazandığı 'fiili hizmet zammının' tahsis koşullarından olan yaş haddinden indirilmesine ilişkin kabul, 506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi karşısında yerinde ise de, 5434 sayılı Kanun'da yer alan 'fiili hizmet zammının', iştirakçilerin görev yaptıkları süreler boyunca ve tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği sürelere ilişkin olarak yapılan ek bir zam niteliğinde olduğu ve fiili hizmet süresine eklenmesi gerektiği, buna göre eklenen bu hizmetin, iştirakçilerin fiili hizmet süresini, emeklilik ikramiye miktarını ve emekli aylığı bağlama oranını artırdığı ve yaş haddinden de 8 yıla kadar indirim sağladığı, 5434 sayılı Kanun'un 11 inci kısmında 35 vd. maddelerinde ayrıca düzenlenmiş olan 'itibari hizmet' sürelerinin de, istekle emekliye ayrılmak için gerekli olan, kadınlarda 20, erkeklerde 25 hizmet yılının hesabı ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında bu sürenin dikkate alınmayacağı, ancak keseneklerin iadesinde, toptan ödeme yapılmasında ödenecek paranın ve aylık bağlanmasına hak kazanılması halinde bağlanacak aylığın oranının artmasına etki ettiği dikkate alınarak, 5434 sayılı Kanun'un 32 nci vd. maddelerinde düzenlenmiş 'fiili hizmet zammının', 506 sayılı Kanun'daki ve içtihadı birleştirme kararı gereğince sadece sigortalılık süresine eklenmesi gereken 'itibari hizmet' süresinden farklı bir kavram olduğu açıkça anlaşılmakta olduğundan, bu sürenin 506 sayılı Kanun kapsamında tahsise esas sigortalılığın başlangıç tarihinden geriye çekilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan 'fiili hizmet zammının' kişilerin fiili hizmetine eklenmesi gerektiği söylenebilir ise de, birleşen hizmetler sonrasında, 506 sayılı Kanun'un 60 ıncı ve geçici 81 inci maddesindeki yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin koşullar bakımından uygulama yapılırken, sigortalılık süresi yönünden, kişinin sigortalılık başlangıç tarihiden geriye doğru ekleme yapılması ile sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesi suretiyle, ek bir sigortalılık süresine veya başkaca bir uygulama yapılmasına imkân vermediği hususu dikkate alınmalı ve buna göre tahsis koşulları yeniden irdelenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
.."
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay bozma ilamları sonrası dosya yeniden bilirkişiye tevdii edildiği, alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının yaşlılık aylığı tahsis şartlarını tamamladığı tarihin 07.02.2016 olduğu ve hak etmiş olduğu fiili hizmet zammı sürelerinin yaş şartından indirilmesi gerektiğinin bildirildiği, ilgili raporun usul ve esasa uygun, dosyada mevcut Yargıtay ilamı doğrultusunda ve denetlenebilir olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 3 yıl 10 ay 8 günlük fiili hizmet zammı süresinin yaş şartından indirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrarla davacının tahsis talebinde bulunmasına imkan bulunmadığı, davacının tahsis koşullarını taşımadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı sürelerinin tamamının yaş şartından indirilmesi ve hizmet başlangıç tarihinden geriye çekilmesi gerektiğinin tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 ile 40; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 31 ilâ 36 ve Geçici 205; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Geçici 81, Ek 5, Ek 6, Ek 39 ve Geçici 81 ile 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 4 ve 8 inci maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!