WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/339 E.  ,  2024/1639 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/881 E., 2023/2292 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/142 E., 2022/39 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eski eşi ...'den 03.03.2004 tarihinde boşandığını, davacının babası ...'un 13.01.2007 tarihinde vefat etmesi üzerine 01.05.2007'de ölüm aylığı bağlandığını, Kurumun 2021/1. ayında davacının eşi ile boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşadığı gerekçesi ile aylıklarını kestiğini, davacının eski eşi ile çockları için bir araya geldiklerini, çocukları dışında görüşmediklerini, kızı ile birlikte yaşadığını, tüm ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanları ile karşıladığını, kesilen ölüm aylığı dışında herhangi bir gelirinin bulunmadığını belirterek; Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaşadığı adreste yapılan soruşturma neticesinde komşuları tarafından verilen ifadelerde boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edildiğini, 2004 yılında boşanan davacının 2006 yılında boşandığı eşinden kızının dünyaya geldiğini, boşandığı eşinin ikamet adresinde hatalı bilgiler olduğunun görüldüğünü, denetmen raporu sonucuna göre davacının aylığının 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren kesildiğini, kurumca tesis edilen işlemlerin yasaya uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eski eşi ...'den anlaşmalı olarak 03.03.2004 tarihinde boşandığı, kararın 12.04.2007 tarihinde kesinleştiği, davacı ile ayrıldığı eşinin boşandıktan sonra 23.09.2006 tarihinde ortak çocuklarının olduğu, şikayet dilekçesi sunan ...'ın davacı ile ayrıldığı eşinin birlikte yaşadıklarını beyan ettiği, diğer tanıkların bir kısmı davacı ile ayrıldığı eşinin birlikte yaşamadıklarını, bir kısmının ise bu konuda bilgi sahibi olmadıklarını öne sürdüğü, davacının eşinden ayrı bulunduğu dönemde çocuğunun olmasının şikayet dilekçesindeki beyanı destekler nitelikte olduğu, bu durumda davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra da birlikte yaşadıklarının kabulünün gerektiği sonucuna ulaşılarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının babası ölmeden önce eski eşinden ayrıldığını, her ne kadar boşandıktan müşterek çocukları olmuş ise de aylığın bağlandığı tarihte çocuğun 9 aylık olduğunu, dinlenen tanık beyanları ve resmi kayıtlardan da davacının eski eşi ile birlikte yaşamadığının açıkça ortaya konulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sosyal Güvenlik Denetmeninin düzenlediği inceleme raporu ve rapor ekindeki bilgi-belgelerden, davacının 03.03.2004 tarihinde eşinden boşandığı ve 23.09.2006 tarihinde boşandığı eşinden müşterek çocuğu olup, dinlenen kamu tanık beyanlarından da davacının boşandıktan sonra eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiği sabit olup; 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması aksine Kurum işleminin iptali ve hak edecek aylıkların Kurumca ödenmesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile 59 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371' inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.