10. Hukuk Dairesi 2024/3383 E. , 2024/5726 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1913 E., 2023/63 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/415 E., 2020/236 K.
Taraflar arasındaki tarım sigortalılığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulune, Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.11.1995 tarihinden itibaren çiftçilik yapan davacının, bu nedenle 01.12.1995 tarihinden dava tarihi olan 03.06.2016 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacının Ziraat Odası üyelik kaydının usulüne uygun olmadığını, Kurum denetmeni tarafından düzenlenen raporla bunun sabit olduğunu, tutulan tutanakların ve yapılan tespitlerin resmi belge niteliğinde olduğunu, aksinin ancak eş değer mahiyetteki yazılı belgelerle ispatlanabileceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; davacının 01.12.1995 - 31.12.1996 ve 01.11.2002 - 03.06.2016 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun'a tabii olarak Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı ...’nun 01.12.1995 tarihinden itibaren tarım sigortalısı olarak kayıt ve tescili yapıldığını, bu tarihten itibaren başlatılan Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 31.12.1995 tarihinde sona erdirildiğini, yeniden 01.11.1996 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlatılmış olduğunu, 31.12.1996 tarihinde sona erdirildiğini, 01.11.2002 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığı yeniden başlatılmış olup 31.12.2002 tarihinde sona erdirildiğini, Sosyal Güvenlik Denetmenince yapılan tetkik sonucu düzenlenen raporunda, davacının kaydının kurşun kalemle kaydedilmiş olduğunu, kayıt tarihinin olmadığını, üyeliğe başlama kararının olmadığı, kurşun kalemle kaydedilen kayıtların her zaman düzenlenebilir ve değiştirilebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, ...’nun kaydının usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 1995/11 ay, 1996/10 ay ve 2002/10 aylara ait prim tevkifatı, 14.10.1999 tarihinden itibaren Reyhanlı Ziraat Odası kaydı, 25.09.2002 çiftçi kayıt sistemi kaydı, üzerine kayıtlı bulunan taşınmazları ve dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının geçimini tarımla sağladığı, 01.12.1995-31.12.1996 tarihleri arasının prim tevkifatı nedeni ile 01.12.2002-03.06.2016 tarihleri arasının ise oda kaydı ve prim tevkifatı nedeni ile kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu, bu tarihler arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğuna dair mahkemenin kabulünün yerinde olduğu, davalı Kurum vekilinin istinaf taleplerinin reddi gerektiği, ancak kabule göre ise Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğu gerekçelerine dayalı olarak HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin yukarıda esas karar numarası yazılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının 01.12.1995 - 31.12.1996 ve 01.11.2002 - 03.06.2016 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun'a tabii olarak Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve istinaf dilekçesinde yer alan beyanlarını tekrarla Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Davanın yasal dayanağı olan 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 3 üncü maddenin (b) bendinde, bu Kanunda geçen “tarımsal faaliyette bulunanlar”ın, kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya özgü yerlerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan yararlanmak suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından korunmasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanları ifade ettiği açıklanmıştır. Ayrıca 5 inci maddede, yasal süresinde kayıt ve tescillerini yaptırmayanların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi izleyen aybaşından itibaren başlayacağı, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6 ncı maddede, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların sigortalılıklarının tarımsal faaliyetlerine son verdiklerinde sona ereceği, 7 nci maddede, kişilerin bu Kanuna göre sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, 9 uncu maddede, bu zorunluluğa uymayanların tescil işlemlerinin Kurumca kendiliğinden yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanağı niteliğindeki 5510 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde tarımsal faaliyet, 2926 sayılı Kanun'un 3/b maddesinde öngörüldüğü şekilde tanımlandıktan sonra 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 7 nci maddede sigorta hak ve yükümlülüklerinin, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin Kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, 1 yıl içinde bildirilmesi durumunda kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür.
02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılan 2926 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi ve 4956 sayılı Kanunun 27 nci maddesi ile değişikliğe uğrayan 1479 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi hükümlerinde kanun koyucu, Kurumun prim alacaklarının Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle tahsil edilebilmesine imkan tanımıştır. Buna göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin, ilgiliye ödenmesi gereken ürün bedellerinden kesilerek o kişi adına Kurum hesabına yatırılmak suretiyle tahsil edilmesi durumunda, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun kanıtı olarak kabulü gerekmektedir. Tarımsal faaliyet olgusunun kanıtlanmış olması, tescilli sigortalılar yönünden tescil tarihinden, tescili bulunmayanlar yönünden ise ilk prim ödemesinin veya tevkifatın gerçekleştirildiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olumlu sonuç doğurmaktadır. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan Kanunlarda 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesinde açıklanan hizmet tespiti davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemesi ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının öngörülmesi karşısında, tescil veya iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı öncesine ait dönem yönünden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti söz konusu olamayacaktır. Ayrıca belirtilmelidir ki tarımsal faaliyete kabul edilebilir süreyi aşar uzunlukta ara verilmesi durumunda Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlayabilmesi, tescil başvurusu, iradi prim ödeme, prim tevkifatı olgularından herhangi birinin gerçekleşmesine bağlıdır.
3. Değerlendirme
Dosya kapsamındaki kayıtlardan; davacının 14.10.1999 tarihli oda kaydının, 29.11.2012 tarihli Kurum inceleme raporuna istinaden geçersiz sayıldığı, rapor içeriğinde davacının üyeliğine ilişkin başlama tarihinin yer almadığı, üye aidat tahakkuk defterinin noter onaysız olduğu, kurşun kalemle kaydedilen kayıtlar olduğundan her zaman düzenlenebilir ve değiştirilebilir nitelikte olduğundan usulüne uygun olmadığı gerekçelerine dayalı olarak geçersiz sayıldığı, buna istinaden de davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında bir kısım hizmetlerinin iptal edildiği anlaşılmaktadır. Davacının 1995/11, 1996/10, 2002/10. ayda ürün satarak tevkifat kesintilerinin olmasına göre Mahkemenin 01.12.1995-31.12.1996, 01.11.2002-31.12.2002 tarihleri arasında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına yönelik kabulü yerindeyse de 01.01.2003 tarihinden sonraki dönem yönünden verilen tespit hükmü eksik incelemeye dayalıdır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri doğrultusunda, 01.01.2003 tarihinden sonraki dönem yönünden talep sonuna kadar, davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık iradesini ortaya koyacak herhangi bir başvurusu, prim ödemesi, ürün satışı veya bu satışlardan yapılan prim tevkifatı bulunup bulunmadığı hususları ayrıntılı olarak araştırılarak, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!