WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3379 E.  ,  2024/4723 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2420 E., 2023/3085 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/68 E., 2021/511 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.05.2006 - 30.05.2010 tarihleri arasında davalı işverene ait 1126970 sicil sayılı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, görev itirazında bulunarak görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, İş Kanunu'nun 4/e maddesi uyarınca davacının taleplerini dayanağı olan, ev hizmetleri işlerinin İş Kanunu kapsamı dışında tutulduğunu, davacının iddia ettiği hizmetlerin ev hizmetleri olduğunu, davacının 01.05.2006 tarihinden itibaren müvekkilinin yanında anne ve babasına bakmaya başladığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin kendisine ait evi, davacı ile davacının eşine kiraya verdiğini, davacı ile eşinin ilk yıllarda kirayı düzenli olarak öderken, daha sonra davacının çalışmayan ev hanımı olması sebebiyle davacının eşinin kazandığı para ile müvekkiline kira ödenmesinin imkansız hale gelmesi üzerine, iyi niyetli olan müvekkilinin, davacının ara ara hizmetlerinde yardımcı olması ve davacının eşinin de ara ara bahçe işlerinde yardımcı olması karşılığında davacıya ücret vermeye başlayarak sigorta yaptırdığını ve kira almayı bıraktığını, davacının sigorta başlangıcının 05.06.2010 olduğu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, bu tür davalar kamu düzenine ilişkin olup, çalışma iddiasının resmi belgelerle ispat olunması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanıklarının beyanları dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davacının davalı yanında ev hizmetlerinde 01.01.2007-31.12.2007 arasında 360 gün, 01.01.2008-31.12.2008 arasında 360 gün, 01.01.2009- 31.12.2009 arasında 360 gün, 01.01.2010-30.05.2010 arasında 150 gün çalışmasının olduğu, bu süreler için çalışmalarının SGK'ya bildirilmediği, SGK ya bildirilmeyen çalışma sürelerinin toplam 1230 gün olduğunun, bu sürelere ilişkin primlerinin ödenmediğinin ve asgari ücretle çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili, dinlenen tüm davacı tanıklarının müvekkilinin 2006 yılından itibaren davalının yanında çalıştığı yönünde beyanda bulunduklarını, tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili, davacının 2010 tarihinden önce, davalının evinde ücretle ve sürekli çalışmasının bulunmadığını, dava dosyası içerisinde alınan hiçbir tanık beyanının şüpheye yer bırakmayacak şekilde davacının bu tarihten önce davalının yanında sürekli ve ücretle çalıştığının kanıtlayacak nitelikte olmadığını, davacının iddiasını ispatlayamadığını beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3.Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili, hüküm tesis edilirken sadece yetersiz tanık anlatımına ve bu tanık anlatımına dayalı yetersiz bilirkişi raporuna itibar edildiğini, gerekçeli kararda müvekkili Kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu, davacı tarafça dava dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında “sigorta primine esas kazanç tutarının tespiti” talep edilmiş olup, verilen “kısmen kabul” kararı gereği müvekkili Kurum lehine yargılama gideri ve vekâlet ücreti tayin edilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi ile müvekkili Kurum lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dinlenen kamu tanıkların beyanlarına göre mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, kamu tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.