10. Hukuk Dairesi 2024/3354 E. , 2024/4276 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1593 E., 2023/2604 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/240 E., 2022/130 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya bağlanmış olan yaşlılık aylığının, Kurum müfettişince yapılan denetimde Türkiye'de 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalarının fiili olmadığının saptanması sonucu iptal edilmesine dayalı olarak kesildiğini ve davacıya borç çıkartıldığını belirterek, çalışmanın fiili olduğunu, aylığın kesilmesi ve yersiz ödemelerin iadesine ilişkin işlemin iptalini, aylığın yeniden bağlanması ve ödenmemiş aylıkların yasal faizle birlikte ödenmesini, tahakkuk ettirilen borç bakımından şimdilik 3.000 TL'den davacının borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı iş yerinde ... ofisinde telefonlara bakmak sureti ile çalıştığını iddia etmekte ise de davacıyı tanıdığını söyleyen iki bordro tanığından ...'in iş yeri sahibinin yakını olması, yaklaşık 7 sene önce 3 günlüğüne çalışan davacıyı tereddütsüz hatırlamasının hayatın olağan akışına aykırı olması, davacı iddiasının aksine çay ve temizlik işlerinde çalıştığını beyan etmesi, yine diğer tanık ...'ın ifadesi ile çelişkili beyanda bulunması sebebiyle ...'ın da ...'da sadece kısa süreli ... adlı bir bayanın çalıştığı başka bir bayanın çalışmadığını, davacının Kayseri'de çalıştığı beyanlarının çelişki oluşturması sebebiyle bu ifadelere itibar edilmediği, davacının fiili çalışmayı kanıtlayamadığı, raporda yapılan tespitlerin iş yerinin niteliği, fiziki koşulları ile kısa süreli çalışan pek çok işçinin bildiriminin yapılması suretiyle genel görünümü dikkate alındığında raporun aksinin kanıtlanmadığı, dolayısıyla çalışmanın fiili olmadığı, iptalinin yerinde olduğu, buna bağlı olarak da aylık iptali ve borç çıkarma işleminde hata olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına dava dışı ... Turizm Ltd. Şti.'ye ait 1059322 38 sicil nolu işyerinden 28.06.2014-30.06.2014 tarihleri arası yapılan bildirimlerin fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptal edildiği ve buna bağlı olarak bağlanan yaşlılık aylığının da kesildiği, işyerinin ...-Kayseri arası yolcu taşıma işi yapan dava dışı şirkete ait ofis işyeri olduğu, söz konusu iş yerinden kısa süreli bildirimler yapıldığı, iş yerinden 2013-2018 arası bir çoğu kadın olmak üzere 223 kişi adına bildirim yapıldığı, kuruma sahte sigortalılık yönünden ihbar yapıldığı, ihbar üzerine kurum tarafından araştırma ve inceleme yapılarak denetim raporu hazırlandığı, denetim raporunda dinlenen kişilerin bir kısmının iş yerinde çalışmadığını ve sigorta karşılığı para verdiğini belirttikleri, bir kısmının çalıştıklarını belirttikleri, dinlenen tanıklardan bir kısmı iş yerinin yolcu taşıma işine ait garajda bulunan ofis olduğunu, ofiste bayan çalışan bulunmadığını belirttikleri, somut olayda, işyerinin 10-12 metrekare büyüklüğünde bir ofis olup özellikle bir çoğu kadın olan yüzlerce kişinin çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bir kısmı da şoför olan şahısların beyanlarında iş yerinde kadın çalışan bulunmadığını belirttikleri, Kurum işleminin aksinin ispat edilemediği, bu nedenle davanın reddine yönelik mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, Sosyal Güvenlik Kurumuna ait 28.04.2014 tarih 2014/11 sayılı genelgede sigortalının kısa süreli çalışmasına ilişkin yalnızca yurda giriş çıkış kayıtlarına ilişkin denetim yapılabileceği belirtildiğini, SSK’lı çalışmanın fiili olmamasına ilişkin yapılan denetimin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece işyerinin sahibi konumunda bulunan tanığın, aradan geçen uzun süre dikkate alındığında, davacıyı ve çalışmasını hatırlamasının hayatın doğal akışı ile bağdaşmadığı ifade edildiğini, bu yaklaşımla, bu tür davalarda tanık dinlenmesinin bir anlamı olamayacağını, keza bir başka tanığın da davacının telefonlara bakmadığı ancak çay getirip götürdüğü yönündeki beyanının bir çelişki olarak görüldüğünü, oysa böylesi küçük işyerlerinde telefonlara bakan kişinin aynı zamanda boş kaldıkça çay servisi de yapabileceğinin makul görülmesi gerektiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3201 sayılı Kanun kapsamında yurt dışı hizmet borçlanması ile yaşlılık aylığı bağlanan davacının, 28.06.2014 ile 30.06.2014 tarihleri arasında Türkiye'de geçen 3 gün hizmetinin fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi sonucu, borçlanma statüsünün değişmesi ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığı koşullarının başlangıçtan itibaren kaybedilmiş olması nedeniyle aylığın iptal edilerek yersiz ödeme borcu çıkarılmasına dair Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!