WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/3345 E.  ,  2024/4147 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1508 E., 2023/2588 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/42 E., 2022/62 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının 30.04.2015 ile 2016 Haziran dönemlerinde davalı nezdinde iş sözleşmesine bağlı olarak çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 4/c emeklisi olarak 2004 yılında davacının iş yerinde çalışmaya başladığını, 01.04.2015 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, bu süre içerisinde SGDP 'yi yatırdıklarını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davacının davalı ... çocuk bakım evinde 17.03.2004 tarihinde çalışmaya başladığını, 03.04.2015 tarihinde 3 kod numarası ile davacının istifa suretiyle çalışmasının sonlandırıldığının Kuruma bildirildiği, bu sürede davacının 4/c emeklisi olarak çalışmalarının Sosyal Güvenlik Destek Primine tabii olarak Kuruma bildirildiğini, talep edilen sürelerin Kurumda kaydının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile yapılan yargılamada tüm dosya kapsamından davacının iddialarını ve birbirini teyit eden bordro tanıklarının beyanları, dosyaya sunulan sosyal medya fotoğrafları (tarihleri ile birlikte tanık beyanları ile de teyit edilen) dikkate alındığında her ne kadar davalı taraf, davacının istifa etmesinden sonra aradaki ilişki ve samimiyetten dolayı kreşe geldiğini ancak çalışmasının söz konusu olmadığını savunmuş ise de istifa dilekçesinden sonra yaklaşık bir yıllık süreçte (yaz tatili olan dönem hariç diğer zamanlarda) hafta içi her gün kreşe gelmesinin aradaki samimiyete veya iş öğretilmesine dayandırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kreşin sahibi olan davalının sorumlu müdür vasfını elde etmesi ile davacının verdiği istifa dilekçesinin sorumlu müdürlük görevinden istifayı kapsadığı, ancak iş yerinde çalışmasına devam ettiği, davacının iş yerinde ilk başlaması ile sosyal güvenlik destek primine bağlı olarak sigortalılığının başlatıldığı, iş yerinde kesintisiz çalışmasına rağmen sigortadan çıkışının verildiği tarihten sonra ve tespitini talep edilen ihtilaflı dönem için tekrar sosyal güvenlik destek primine bağlı olarak çalışma için başvuru yapmasını aramasının hakkaniyete aykırı olacağı, 2015 yılı yaz tatilinin uygulandığı 12.06.2015 - 14.09.2015 tarihleri arasında davacının beyanlarında da anlaşıldığı üzere çalışmasının ve ücret almasının söz konusu olmadığından hizmet ilişkisinin askıda kaldığı bu dönemin hizmet süresinde dışlanması gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne davacının 03.04.2015 - 12.06.2015 tarihleri arası (belirtilen tarihler dahil olmak üzere) ve 14.09.2015 - 31.05.2016 tarihleri arası (bu tarihler de dahil olmak üzere) davalı iş yerinde Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili davacının davalıya ait iş yerinde Mayıs 2004 tarihinde çalışmaya başladığını, Haziran 2016 tarihine kadar kesintisiz olarak çalışmaya devam ettiğini, görev değişikliğine ilişkin 03.04.2015 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile işten ayrılmış gibi gösterildiğini, 2004 yılından 2015 yılına kadar olan SGK kayıtlarında yaz dönemleri için bu şekilde bir kesinti uygulanmadığını, davacının Mayıs 2004 tarihi ile haksız çıkış gösterilen 03.04.2015 tarihleri arasında her yıl 12 ay, ayda 30 gün hizmet kaydının bulunduğunu, müvekkilinin bu süredeki çalışmasının hizmet süresinden dışlanmasının kabul edilemeyeceğini, 03.04.2015 tarihli dilekçenin kötü niyetli kullanıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Emekli Sandığından emekli olarak müvekkili işyerinde çalışmaya başlamış olan davacının, 2004 yılından 2015 yılına dek 11 yıl, 4/1-c kapsamında 02 nolu kod ile sosyal güvenlik destek primine tabi olarak SGK'ya bildirimi yapılmak sureti ile istihdam edildiğini, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma sürelerinin yasal mevzuata göre sigortalılık süresinden sayılmayacağını, davacının bu çalışmasının 01.04.2015 tarihli olarak verdiği istifa dilekçesi ile işten ayrılarak sonlandırdığını, 11 yıl SGDP primi yatırılmak sureti ile çalıştırıldıktan sonra, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği şekilde kısa bir süre daha sigortaya bildirilmemesinin müvekkiline hiçbir faydası olmadığını, davacı istifasının öncesinde de sürekli olarak kamuya atamasının yapılmasını beklediğini, artık çok yorulduğunu ve mümkün olan ilk fırsatta işten ayrılacağını beyan ettiğini, davacının çalıştığı müvekkiline ait olan kreşin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı olduğunu, bakanlığa sunulmak üzere yazıp imza ettiği resmi istifa dilekçesinin aksinin facebook fotoğrafı ile ispat edilemeyeceğini, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

3.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davasının kamu düzenine ilişkin olduğunu, hizmet tespiti davasının her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispat gerektiğini, sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığının Yargıtayın sigortalılığın tespiti davaları yönünde kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini, davacının uyuşmazlık konusu tarihlerde çalıştığı iddiası, işyeri kayıtları, ücret tediye bordroları gibi çalışmaya dair işveren nezdindeki kayıtlar, işyerinin söz konusu tarihte faal olup olmadığının sigorta, vergi kayıtları nezdinde belirlenmesi gerektiğini, aynı işyerinde çalışan tanıkların gerekirse komşu işyeri tanıklarının dinlenmesi yani davacının söz konusu iş yerinde çalışmasının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatı gerektiğini, davacının işyerindeki çalışmasının ispatlanamadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı incelendiğinde; davacının davalı işyerinden bildirilen hizmet süresi, bordro ve davacı tanıklarının çalışmayı doğrulayan beyanları, davacının emekli olduğu tarih sonrası için bildirimlerinin SGDP'ye tabi olarak yapılmasını talep etmesi, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile davacının tespit edilen çalışmalarının kesintisiz olduğu dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
2.Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.