10. Hukuk Dairesi 2024/3333 E. , 2024/4156 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2228 E., 2024/67 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/326 E., 2022/379 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekilli, müvekkilinin 01.12.2010- 16.12.2011 ve 17.08.2012-19.08.2013 tarihleri arasında davalı işverenler bünyesinde ütücü ve makineci olarak çalışmasına rağmen bu tarihler arasındaki sigorta primlerinin ödenmediğini, maliyeciler tarafından işverenin işçileri sigortasız çalıştırdığının tespit edilmesi üzerine 16.11.2011 tarihinde ...'un sahibi olduğu ... Tekstil Deri Gıda İnşaat ve ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. üzerinden müvekkilin sigortasının ödenmeye başlandığını iddia ederek davacının 01.12.2010- 16.12.2011 ve 17.08.2012-19.08.2013 tarihleri arasında davalılar bünyesindeki hizmetlerinin tespiti ile bu çalışmalarına ait yatırılmayan primlerin işverenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının bir süre davalı şirkette çalıştığını ancak işyerinde çalışma arkadaşları ile tartışma yaşadığını, davalı şirket sahibini " ya onlar ya ben gidecek" diyerek tehdit ettiğini, akabinde işyerine üç gün gelmeyerek işten ayrıldığını, davacının sigortasız çalıştığı iddialarının asılsız olduğunu, davalının 2011 yılından önce Balıkesir ilinde bir işyeri bulunmadığını, Balıkesir'de ilk şubesinin 01.04.2011 tarihinde açıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamından toplanan delillerden davalı işyerlerinden ...'a ait işyerinin 19.08.2013 tarihinde kanun kapsamına alındığı, diğer işveren ...'nin 15.06.2011 tarihinde tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, davacının 16.12.2011-17.08.2012 tarihleri arasında 1114825 sicil numaralı davalı ... Tekstil Ltd. Şti, 19.08.2013-07.08.2020 tarihleri arasında 1134765 sicil numaralı davalı ... ünvanlı işyerinde çalışmalarının kayıt altına alınarak Kuruma bildirildiği anlaşılmıştır.
Yasa koyucu tarafından hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de davanın niteliği gereği sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özveriyle yürütülmesi gerekmektedir. Bu husus Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile de kabul görmüş olup ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların getirdiği delillerle yetinilmeyip re'sen araştırma yapılması gerekmektedir.
Mahkememizce resen yapılan araştırma neticesinde dava konusu edilen dönem için bilgi sahibi olabilecek bordro tanıkları tespit edilerek beyanları alınmış; komşu işyeri araştırılması yapılmış; kolluk kuvvetinden gelen cevabi yazıda dava konusu dönemlerde davalı işyerlerine komşu işyeri tespiti yapılamadığı ve SGK tarafından düzenlenen 29.03.2021 tarih ve 2021/420445/024 sayılı müfettiş raporunda da komşu işyeri tespiti yapılamadığı bildirilmiştir.
Davalı vekili tarafından davalı şirketin şubesinin 01.04.2011 tarihinde açıldığına ilişkin belge ve davacıya ait 16.12.2011 tarihli işe giriş bildirgesi aslı dosyamıza sunulmuştur.
Davalı vekili tarafından mahkememiz dosyasına sunulmuş olan davacı tarafından 25.07.2012 tarihinde imzalanan Çalışanlara Ait Kimlik Bildirim Belgesi Form(2) de (evrak aslı) işe başlama tarihinin 16.12.2011 tarihi olarak yazılı olduğu anlaşılmış, davacı vekili 31.05.2022 tarihli celsede işe giriş bildirgesindeki imzaya itirazlarının olmadığını ve imza incelemesi taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
Davacının davaya konu edilen 01.12.2010- 16.12.2011 ve 17.08.2012-19.08.2013 tarihleri arasında 4/a, 4/b ve 4/c kapsamında Kuruma bildirilmiş başka bir hizmetinin bulunmadığı da dosya kapsamı ile sabittir.
Davaya konu edilen 01.12.2010- 16.12.2011 ve 17.08.2012-19.08.2013 tarihleri arası dönemde davalılara ait işyerinde çalıştığını gösteren herhangi bir kayıt, belge bulunmadığı gibi yapılan araştırma neticesinde komşu işyeri ve komşu iş yeri çalışanlarının tespit edilemediği; dinlenen tanıkların davacının sürekli ve kesintisiz çalışması olduğuna dair itibar edilebilir beyanda bulunmadıkları, dosyaya sunulan ve davacının imzasını taşıyan işe başlama tarihi 16.12.2011 olan işe giriş bildirgesindeki imzaya davacı tarafça itiraz edilmediği, dolayısıyla işbu işe giriş bildirgesini kabul ettikleri anlaşılmakla davacının, davalıya ait iş yerinde 01.12.2010- 16.12.2011 ve 17.08.2012-19.08.2013 tarihleri arasında fiili olarak çalıştığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ispat edilemediğinden davacının davasının reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; tüm tanıkların davacının çalışma iddiasını doğrulamalarına ve tanık beyanları arasında çelişki dahi bulunmamasına rağmen tanık beyanlarına hangi gerekçe ile itibar edilmediğinin belirtilmediğini, 11.01.2022 tarihli celsede dosyaya sunmuş oldukları dilekçe ile ekindeki fotoğraflı facebook paylaşımlarının değerlendirilmediğini, elektrik tüketim miktar ve bedellerine göre iş yerinin bu tarihler arasında da faaliyetine devam ettiğinin anlaşıldığını, "Çalışanlara Ait Kimlik Bildirim Belgesi"nde işe başlama tarihi 16.12.2011 olarak yazılmasına rağmen belgenin düzenlenme tarihinin 25.07.2012 olduğunu ve bu formda davacının el yazısının bulunmadığını, iş yerinde Kurumca yapılan denetim sonucu işçilerin SGK primlerinin yatırılmadığı ortaya çıkınca primleri yatırılmayan işçiler adına 8 ay geriye dönük matbu formlar düzenlendiğini, iş yerinin bulunduğu apartmandaki sakinlerin dinlenmesinin mümkün olduğunu, davanın reddinin hatalı olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya içeriğinden; davalı ... Tekstil ... Ltd. Şti.'ye ait 1114825.010 sicil sayılı iş yerinden 16.12.2011-17.08.2012 tarihleri arasında, davalı ...'a ait 1134765.010 sicil sayılı iş yerinden ise 19.08.2013-07.08.2020 tarihleri arasında davacı adına hizmet bildirimi yapıldığı, 1114825.010 sicil sayılı iş yerinin 15.06.2011-31.08.2012 arasında, 1134765.010 sicil sayılı iş yerinin ise 19.08.2013 tarihinden itibaren kanun kapsamında bulundukları, 01/04/2011 tarih ve 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararı ile ... Tekstil … Ltd. Şti. Balıkesir Şubesinin açılmasına ve şirket müdürü olan ...'un şube müdürlüğü görevini de yürütmesine karar verildiği, Çalışanlara Ait Kimlik Bildirim Belgesi başlıklı belgede; davacının işe başlama tarihinin 16.12.2011 olarak yazılı bulunduğu, davalı ...’a ait 1134765.010 sicil sayılı iş yeri hakkında düzenlenen 31.01.2014 tarih ve 2014/ÖSY-12 sayılı Durum Tespit Raporu kapsamında bulunan İş yeri Durum Tespit Raporu belgesinde; davacının imzasını da içerir şekilde davacının işe başlama tarihinin 19.08.2013 olduğunun yazılı olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacı vekilinin; davacının işe başlama tarihinin 16.12.2011 olarak yazılı bulunduğu Çalışanlara Ait Kimlik Bildirim Belgesi başlıklı belgedeki imzaya itirazları olmadığını açıkça beyan etmesi ve Kuruma yapılan hizmet bildirim başlangıç tarihinin de bu tarih ile uyumlu bulunması, davalı ...’a ait 1134765.010 sicil sayılı iş yeri hakkında düzenlenen 31.01.2014 tarih ve 2014/ÖSY-12 sayılı Durum Tespit Raporu kapsamında bulunan ve davacının karşı koymadığı imzasını içeren İş yeri Durum Tespit Raporunda da; davacının işe başlama tarihinin 19/08/2013 tarihi olarak gösterilmesi, davacının imzasını içerir yazılı belgelerin aksinin eşdeğer nitelikteki belgeler ile kanıtlanamaması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Değerlendirme
Eldeki dava, davacının, davalı işyeri nezdinde 01.12.2010- 16.12.2011 ve 17.08.2012-19.08.2013 tarihleri arası çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkemece verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
1)Somut olayda, davacının davalı şirkete ait 1114825 sicil numaralı işyerinden 16.12.2011- 17.08.2012 ve davalı ...'a ait 1134765.010 sicil sayılı iş yerinden ise 19.08.2013-07.08.2020 tarihleri arasında davacı adına hizmet bildirimi yapıldığı, davalı ...'a ait 1134765.010 sicil sayılı işyeri hakkında düzenlenen 31.01.2014 tarih ve 2014/ÖSY-12 sayılı Durum Tespit Raporu kapsamında bulunan iş yeri durum tespit raporu belgesindeki davacının imzalı beyanında işyerinde 19.08.2013 tarihinde başladığını belirtmiş olması karşısında tutanağın geçerli olduğunun kabulü halinde imzanın kendisini bağlayacağı hususu gözetilmeksizin karar verilmesi hatalıdır. Bu husus davacıdan sorulmalı, imza davacıya aitse ve hata/hile/ikrah iddia edilirse bu durum araştırılmalı; imza davacıya ait değilse veya hata/hile/ikrah altında imzalanmış ise bu durum araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
2) Mahkemece dinlenen tanık beyanlarında işyerinin ara verdiği belirtilmişse de dosyada bulunan ve elektrik tüketim miktarını gösteren listede tüketimin sürekli devam ettiği görülmekle; işyerine ait vergi kaydı, elektrik tüketim bedelleri, sosyal medya fotoğrafları ve bordro tanıkları kapsamında yeniden araştırma yapılarak uyuşmazlık konusu tüm dönemi kapsayacak şekilde bordro tanıkları dinlenilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!