10. Hukuk Dairesi 2024/3312 E. , 2024/4164 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2439 E., 2023/3193 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/311 E., 2021/211 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 12.06.2017 havale tarihli dilekçesinde özetle; davacının, davalılara ait Turgutreis-Bodrum, Muğla adresinde bulunan müstakil villada 01.09.2005 tarihinden 01.01.2015 tarihine kadar işçi olarak çalıştığını, davacıya bu villanın müştemilatında kalacak yer tahsis edildiğini, davacının, davalılara ait işyerinde hasta ve yaşlı bakımı işi, villa bahçesinin bakımı ve kapıcılık işlerini yaptığını, davalı ...in annesi ...’ın hastalığı nedeniyle yatalak duruma gelmesi nedeniyle vefat edinceye kadar bakımını yaptığını, kişisel temizliği, giydirilmesi, ilaçlarının takibi, beslenmesi işlerini yaptığını, davalıların başlangıçta davacının sigortalı bildirimini yapacaklarını söyleyip bir müddet oyaladıklarını, annelerinin bakımı ve özenli ilgisinden dolayı kendisinden çok memnun olduklarından kendisine ev satın alacakları vaadinde bulunduklarını, davacının işe o dönemde boşanma davasının sürmesi, eski eşi nedeniyle can güvenliğinin olmaması nedeniyle davalılara karşı çıkamadığını ve bu dönemde zaman zaman hastanede tedavi olmak ve ilaçlarını alabilmek için çiftçi Bağ-Kur primini yatırmak zorunda kaldığını, davacının 2008 yılında 650,00 TL ücretle işe başladığını, daha sonra ücretine zam yapıldığını, son olarak davalı ... tarafından 22.12.2014 tarihinde davacının Yapı Kredi Bankası .... Şubesi .....numaralı hesabına 1.300,00 TL ücret ödemesi yapıldığını, 01.01.2014 - 22.12.2014 tarihleri arasında ücretlerinin bu hesaba yatırıldığını ancak, yine de davacının tüm ücretlerinin ödenmediğini, 27.07.2009 tarihinde sürücü belgesi müracaati için verilen sağlık raporunda işyerini ikamet adresi olarak gösterdiğini, davacının iş sözleşmesine tabi olarak çalışmış olmasına rağmen işverenleri tarafından işe giriş bildirgesinin verilmediğini ve sigorta primlerinin yatırılmadığını iddia ederek, davacının 01.09.2008-01.01.2015 tarihleri arasındaki hizmet süresinin tespiti ve primlerinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili 13.07.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının, 2008 yılı Eylül ayından itibaren davalılara ait konutta ev içi hizmet görmek için çalışmaya başladığını, 2014 yılı sonunda da işten ayrıldığını, ev hizmetlerinde çalışanların 01.04.2015 tarihinden itibaren sigorta kapsamına alındıklarını, bu nedenle davacının çalıştığı dönemde istense de SGK nezdinde sigorta yaptırılmasının mümkün olmadığını, davacının çalıştığı süre içinde ücretinin elden ödendiğini, son yıl banka hesabına yatırılmak suretiyle ödendiğini, davacının işe başladığı günden ayrıldığı gün kadar kendi evinde oturduğunu, sabah işe geldiğini mesaisi bitince evine gittiğini, kocası ile sorun yaşadığı dönemde kısa bir süre davalıların konutunda barındığını, davacının ev içi hizmetinde bulunduğunu, temizlik yaptığını, yemek pişirdiğini, davalıların aynı evin içinde yaşayan annelerinin bakımını da herkesle birlikte yardım ettiğini, fakat münhasıran bu iş için tutulmadığını, böyle bir işte uzmanlığı ve yeterliliği olan bir kişi olmadığını, yaptığı işin İş Kanunu kapsamında olmadığını, bahçe işlerinin davacıya ait olmadığını, çalıştığı süre içinde tüm ücretlerinin ödendiğini, ücretlerinin eksik ödendiği iddiasının doğru olmadığını, davacının 01.01.2015 tarihinde işe gelmeyerek hukuki ilişkiyi kendisinin sona erdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
SGK vekili, 13.07.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalılık dosyasının incelenmesinde, davalılara ait işyeri kaydının bulunmadığının görüldüğünü, davacının davalı iş yeri çalıştırmaya başlamadan düşünülemeyeceği için iddiasının hukuken dayanaksız olduğunu, bu nedenle böyle bir işyerinin bulunup bulunmadığı ve işyerinin hangi tarihlerde 5510 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu gibi hususlarının araştırılması gerektiği, diğer yandan, Kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının davalı olarak gösterilen iş yeri kayıtlı olmadığından işe girişinin ve çalışmasının bulunmadığının tespit edildiğini, ayrıca davacının ..... sicil numarasıyla 2929 sayılı Kanun kapsamında uzun süreli zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalılığının bulunduğunu, bu durumun, davacının iddiasının aksini ispat niteliğinde olduğunu, bu tür tespit davalarının sigortalının işten ayrıldığı tarihi takip eden beş yıl içerisinde açılması gerekliliğinin Kanunun amir hükmü olduğunu, davacının çalışmalarının kesintili olması durumunda her yeni başlangıcın yeni bir hizmet akdi olduğunu, bu nedenle önceki çalışmalar için hak düşürücü süreci başlattığını, bu bakımdan 5 yıllık hak düşümü süresi itirazında bulunulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ... Davacının iddia ettiği üzere 01.09.2008 tarihi ile 01.01.2015 tarihi arasında kesintisiz olarak 2008 yılında 650,00 TL ücretle başlayıp son olarak 1.300,00 TL ücretle çalıştığı iddiası kapsamında değerlendirme yapılmıştır. Yapılan değerlendirmede öncelikle yukarıda özetlendiği üzere çalışılan süre boyunca alınan ücretin tespiti noktasında iddia edilen ücretin senetle ispat sınırının altında olup olmadığına bakılmalıdır. İddia edilen yıllarda belirlenen senetle ispat sınırı 2008 yılı için 490,00 YTL'dir. Bu nedenle davacı tarafından iddia edilen miktar olan 650,00 TL'nin bu miktarın üzerinde olması nedeniyle bu iddianın yazılı delille ispat edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında davacının iddia ettiği miktar olan 650,00 TL için ispata elverişli bir yazılı delile rastlanılmamıştır. Bu nedenle davacının 2008 yılı için 650,00 TL ücretle çalıştığına dair iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. İddia edilen yıllarda belirlenen senetle ispat sınırı 2015 yılı için 2.500,00 TL'dir. Bu nedenle davacı tarafından iddia edilen miktar olan 1.300,00 TL'nin bu miktarın altında olduğu anlaşılarak her türlü delil ile ispat edilebileceği değerlendirilmiştir. Dosya kapsamına davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan belgede banka aracılığı ile davalı ... tarafından davacıya 22.12.204 tarihinde 1.300,00 TL gönderildiği tespit edilmiştir. Ancak ödeme kaydında herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Başkaca bir ödeme kaydıda bulunmamaktadır. Tanık beyanları incelendiğinde ise tanıkların davacının ücretine dair bir bilgisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Yalnızca davacı tanığı olarak beyanına başvurulan Svitlana davacıdan duyduğu kadarıyla ücretinin 1.300,00 TL olduğunu beyan etmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında diğer tanıkların ücrete dair beyanda bulunmamaları beyanda bulunan tanığın ise açıkça davacıdan duyduğu kadarıyla beyanda bulunduğunu beyan etmesi ve davacı tarafından sunulan kayıttaki miktarın neye ilişkin yapıldığının açıklanmamış olması ve süreklilik arz etmemesi yalnızca bir kez yapılmış olması ve bir an için maaş ödemesi olduğu kabul edilse de kaç aya ve güne ilişkin ödeme olduğunun tespit edilememesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının iddia ettiği miktar olan son döneme dair 1.300,00 TL için her türlü şüpheden uzak ispata elverişli bir delile rastlanılmamış ve bu nedenle davacının son dönem için 1.300,00 TL ücretle çalıştığına dair iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının çalışma süresine dair iddiası kapsamında yapılan değerlendirmede ise dinlenen davacı ve davalı tanık beyanları, komşu işyeri tanıklarının davacının evlerine yakın bir evde çalıştığına dair beyanları ile davacı tarafın iddiası ve davalı tarafın savunmaları kapsamında davacının davalılar yanında sürekli olarak ev hizmetlerinde çalıştığı hususunu ispatladığı kanaatine varılmıştır. Çalışma döneminin başlangıç ve bitiş tarihlerinin tespiti açsından ise her ne kadar davacı ve davalı tanık beyanlarında tam olarak işe başlama tarihi açısından beyanda bulunulmamış olsa da davalı tanığı ... ve davacı tanığı ...'ın yaklaşık olarak 7-8 yıl öncesine dair beyanda bulundukları tespit edilmiştir. Dinlenen tanıkların tam olarak tarih vermelerinin beklenmesi çalışma iddiasının başladığı döneme dair tarih göz önüne alındığında hayatın olağan akışına uygun değildir. Ayrıca her ne kadar iş ilişkisi bulunmadığı ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde savunma yapılmış olsa da davalılar tarafından da cevap dilekçesinde davacının 2008 yılı Eylül ayında çalışmaya başladığı beyan edilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında davacının davalılar yanında 01.09.2008 tarihinde çalışmaya başladığı hususunu ispatladığı kanaatine varılmış ancak çalışma döneminin sonlandığı tarih itibariyle dosya kapsamında bu zamanın davacının iddia ettiği gibi 01.01.2015 tarihi olduğu hususun tüm dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği kanaatine varılmış ve davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulan ve davalı tarafından davacıya para gönderiminin yapıldığı tarih olan 22.12.2014 tarihine kadar çalışıldığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında davacının davalılara ait evde 01.09.2008-22.12.2014 tarihleri arasında 1911 gün ve asgari ücretle çalıştığının tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava konusu hizmet süresinin tespiti ile birlikte çalıştığı süre içindeki ücretinin tespiti istemine ilişkin olduğundan kurumun Feri müdahil olduğu tespit edilmiş ve lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiştir." gerekçesiyle;
"Davanın kısmen kabulü ile
1- Davacının davalı işverene ait iş yerinde 01.09.2008-22.12.2014 tarihleri arasında 1911 gün süreyle ve asgari ücretle çalıştığının ve bu çalışmalarının bildirimlerinin fer'i müdahil Kuruma yapılmadığının ve primlerinin ödenmediğinin tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davacının 01.09.2008 tarihinden 01.01.2015 tarihine kadar davalıya ait villada çalıştığını, davalılara ait iş yerinde ... isimli şahsa ölene kadar baktığını, aynı zamanda villanın bahçe bakım ve temizlik bakım işlemleri yaptığını, fakat sigorta primlerinin ödenmediğini, davalı ... tarafından her ay düzenli olarak 1.300,00 TL ödemenin maaş ödemesi olmadığı kanaatine varılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından somut deliller dikkate alınmadan eksik ve hatalı değerlendirme ile kendi içerisinde çelişkili olarak karar verildiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, yetersiz tanık anlatımlarına dayanan bilirkişi raporunun Mahkemenin kararına esas alındığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının talebinin 01.09.2008-01.01.2015 tarihleri arasında davalılara ait ev ve bakıcı işlerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitine yönelik olduğu, davalılara ait iş yerinin Kurumda tescilli bir iş yeri olmadığı, davacıya ait hizmet döküm cetveline göre 10.04.2010 - 05.07.2014 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b.4 maddesi gereğince sigortalılığının bulunduğu, dava konusu dönemde başkaca bir sigortalılığının bulunmadığı, Bodrum Ticaret Odası'ndan davacının alabileceği aylık ücrete ilişkin alt ve üst sınırlarının sırasıyla 2008 yılı için 503,26 TL - 1.250,00 TL, 2009 yılı için 546,48 TL - 1.350,00 TL, 2010 yılı için 599,12 TL - 1.500,00 TL, 2011 yılı için 658,95 TL - 1.650,00 TL, 2012 yılı için 739,79 TL - 1.850,00 TL, 2013 yılı için 803,68 TL - 2.000,00 TL, 2014 yılı için 891,03 TL - 2.200,00 TL, 2015 yılı için 1.000,54 TL - 2.500,00 TL olduğunun bildirildiği, kolluk tarafından yapılan araştırmada; davalılara ait evin çevresinde herhangi bir iş yerinin bulunmaması nedeniyle çalışanın tespit edilemediği, Mahkemece Blue Otel ve Lidya Apart isimli iş yerleri ile ilgili kolluk eliyle araştırma yapıldığı, Mahkemece bir kısım tanıkların beyanlarının tespit edildiği, davacı tarafından sunulan hesap ekstresine göre davalı ... tarafından 22.12.2014 tarihinde 1.300,00 TL ödeme yapıldığı, ödemeye ilişkin herhangi bir açıklama bulunmadığı görülmektedir.
... (tanık beyanları)
Yukarıda dosyada mevcut delilere yer verilmiş olup bu delillerin yine yukarıda yapılan açıklamalar ve ilkeler doğrultusunda yapılan değerlendirilmesi neticesinde, davacının, davalılara ait tescilsiz iş yerinde, Mahkemece hüküm altına alınan dönemde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Her ne kadar dava konusu dönemde davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b.4 maddesi kapsamında sigortalılığı bulunmakta ise de 5510 sayılı Kanun'un ''Sigortalılık hallerinin birleşmesi'' başlıklı 53 üncü maddesinin 6111 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi ile değiştirilmeden önceki halinde; '' Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tâbi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır. '' düzenlemesine yer verilmiş iken 13.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik ile ''(Değişik birinci fıkra: 13.02.2011-6111/33 md.) Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır. Ancak, sigortalılık hallerinin çakışması nedeniyle Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılığı esas alınanlar, yazılı talepte bulunmak ve Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ve üst sınırına ilişkin hükümler saklı olmak kaydıyla, esas alınmayan sigortalılık statüsü kapsamında talep tarihinden itibaren prim ödeyebilirler. Bu şekilde ödenen primler; iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar yönünden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde, kısa vadeli sigorta kollarından sağlanan diğer yardımlar ile uzun vadeli sigorta kollarından sağlanan yardımlar yönünden ise Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılık statüsünde değerlendirilir. Bu fıkra hükümlerine göre ödeme talebinde bulunulduğu halde ait olduğu ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenmeyen primlerin ödenme hakkı düşer. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi ile aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki diğer sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak şekilde çalışılması durumunda, (b) bendinin (4) numaralı alt bendi dışındaki diğer sigortalılık durumu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında muhtar sigortalılığı ile aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki diğer sigortalılık statülerine aynı anda tabi olacak şekilde çalışılması durumunda muhtar sigortalılığı dikkate alınır. '' düzenlemesine yer verilmesi karşısında 13.02.2011 tarihinden önceki dönem açısından önce başlayan sigortalılık 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılık olduğundan, 13.02.2011 tarihinden sonraki dönem yönünden de 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılığa 4/1-b maddesi kapsamındaki sigortalılığa karşı üstünlük tanınacağından, mevcut sigortalılığın 4/1-a madde kapsamındaki sigortalılığa engel görülmemiştir.
Diğer yandan, davacının hesabına bir kereye mahsus 1.300,00 TL ödeme yapıldığı, ancak söz konusu ödeme hakkında açıklama bulunmadığı görülmektedir. Bu itibarla, söz konusu ödeme ücrete ilişkin olduğu kabul edilse dahi kaç günlük ücret olduğunun belirlenememesi nedeniyle dikkate alınmamıştır. Davacının yaptığı işin asgari ücretten fazla ücret almasını gerektirir nitelikte bir iş olmadığı, ücret iddiasına ilişkin tanık anlatımlarının görgüye dayalı olmadığı dikkate alındığında davacının ücret iddiasının ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerden ötürü İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve kanuna uygun bulunmuş, aksi yöndeki davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf nedenleri ise yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Değerlendirme
Eldeki dava, davacının, davalı işyeri nezdinde 01.09.2008-01.01.2015 tarihleri arası çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Mahkemece verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, öncelikle 01.09.2008-01.01.2015 tarihleri arasında ev hizmetlerinde çalışıldığı iddiasında başlangıç tarihi 01.09.2008 olarak alınmış ise de bu tarihin başlangıç olarak alınmasına yönelik olarak yapılan araştırma yeterli değildir. Davacı boşandıktan sonra Bodrum'a gelip çalıştığını beyan etmiş olup davacının ne zaman boşandığı, ne zaman Bodrum'a geldiği, davalıların Bodrum'a ne zaman geldikleri hususu araştırılmamıştır. İlk defa adrese dayalı nüfus kayıt sistemine geçildiği 2007 yılında davacının hangi adreste olduğu Mernis kayıtlarından araştırılmalı, aynı şekilde davalıların da adres araştırması yapılmalı, tarafların hangi tarihten itibaren Bodrum'da yaşamaya başladıkları net olarak tespit edilmeli, davacının seçimlerde hangi tarihlerde nerede oy kullandığı seçmen geri izleme kayıtlarından tespit edilerek tanık beyanları bu hususlara göre denetlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!